🏈 Titanic Gemi Batarken Keman Çalan Adam

HD0:57 Keman Müzisyen Müzik. HD 0:20 Titanic Gemi Gemi Ay. HD 0:18 Adam Yün Eller Yüz. HD 0:27 Hokkabazlık Juggler. HD 0:10 Gitar Müzik Müzisyen. 28 Ekim 2016. Tarih. 1. The White Star Liner RMS Titanic, built by Harland & Wolff in Belfast, 4th February 1912, aided by four tugs preparing to leave for Southampton for her maiden voyage to New York on April 10th 1912. The steamship sank on April 15th 1912 off the coast of New Foundland after striking an iceberg with the loss of 1,635 10: Numara: Jack ve Rose için ilk düşünülen oyuncular. Filmde Jack ve Rose isminde 2 aşığı canlandıran Leo ve Kate Winslet, bu film sayesinde birer stara dönüştüler. Ama 8 milyarda bir gelecek bu fırsat için düşünülen ilk isimler değillerdi. Yapım şirketi Jack Rolü için Mathew Macgonney oynamasını istese de yönetmen Keman, gerçekten nişanlısı olan Maria'ya gönderilmiş ancak kadın, kemanı bağışlamayı tercih etmiş. Yıllar sonra bir depoda tekrar keşfedilen keman, 2013'te 1,7 milyon dolara satılmış. 7. Wallace Hartley'nin Titanic gemisinde ailesine yazdığı mektup da bulunmuş ve 2013'te 154 bin dolara satılmış. Mektupta şöyle yazıyor: Rüyada âşık olmak güzel anlamlar içerir. Kişinin hedeflerine ulaşmak uğruna çektiği meşakkat sonrasında amacına ulaşacağına ve rüya sahibinin huzur bulacağına ve rahata kavuşacağına delalet eder. Rüyada birine âşık olduğunu gören kişinin iyi ve güzel işler yapmak isteyen iyi niyetli, dürüst ve alçakgönüllü Şule Yayınları etiketiyle Mayıs 2017'de neşrolunan kitap, iki bölümden oluşuyor: Hüseyni Şiirler ve Türkçe Sözlü Hafif Şiir. Toplam 38 şiir var Yan Tesir'de. Kitabın ismi, bölüm isimleri ve şiirlerine verilen isimler, tıpkı deneme kitaplarında olduğu gibi Hüseyin Akın'ın bir "isim seçme erbabı" olduğunu gösteriyor. A-Tekne vefası B-Gemi cefası C-Sandal sefası D-Transatlantik şifası. C-Sandal sefası . 3-Hangisini gizlice ve iyice çalkalayarak açmadan arkadaşına ikram eden kişi, ona nahoş bir “şaka” yapmak üzeredir? A-Pet şişe su B-Cam şişe portakal suyu C-Karton kutu vişne suyu D-Teneke kutu kola. D-Teneke kutu kola BosphorusLara. Doğrulanmadı. Yorum. Kaydet. Paylaş. 6 yorum Antalya bölgesindeki 1.134 Restoran arasında #1.038. sırada. Fener Mah. Eski Lara Cad. No: 333-B Lara, Antalya Türkiye +90 242 323 70 07 İnternet sitesi + Saatleri ekleyin. Netakvim tutuyorum ne saatle işim var. Ne çıkmaz sokaktayım ne ay, ne güneşim var. Ne özleyecek dostum, ne de bir geçmişim var. Bana benden uzakta olduğunuz yerdeyim. Velhasıl, ismim gurbet; aşk gibi, huzur gibi. Baktığım yer karanlık, ışıksız bir nur gibi. Aslını sorarsanız, sessiz bir yağmur gibi. Co99tTu. 14 Nisan 1912'de Atlas Okyanus'nda bir buz dağına çarpan ve saatler içerisinde yüzlerce insanın ölümüyle sonuçlanan Titanik kazası, geçtiğimiz yüzyılın en trajik olaylarından birisiydi. Ancak bu kazanın duyulmasını sağlayan yaşananlar değil, daha çok 1999'da vizyona giren Titanik filmi olmuştu. Ancak bugün filmden değil, gerçeklerden konuşacağız. Titanik, hikayesi ve müzikleri ile milyonların kalbinde yer kazanan bir film. Ancak tarih, filmler kadar etkileyici değil ve yaşananların acısı her zaman daha hissedilir oluyor. Filmde Jack ve Rose'un hikayesine odaklanılsa da Titanik kazasında, her biri ayrı hikayeye sahip yaklaşık kişi yaşamını yitirmişti. Yaşanan trajedinin üzerinden 100 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen Titanik kazasına ilişkin hâlâ cevabı verilemeyen çok soru, sorgulanması gereken çok fazla gerçek var. Bugün hem filmde gördgüğümüz hem de sonradan ortaya çıkan gerçeklerle, Titanik kazasına yakından bakıyoruz. 1. Filmde de gösterildiği gibi müzisyenler, gerçekten de gemi batarken enstrumanlarına sarılmıştı Titanik buz dağına çarpınca, kaptan yolcuların can kurtaran botlarına hücum etmesini engellemek için gemideki müzisyenlere güvertede konser vermelerini emretti. Geminin batacağı iyice anlaşılınca, grup konserlerinin bittiğini söyleyecek ve kalabalığa veda edeceklerdi. Ancak fikirlerini değiştirdiler. Gemiyle birlikte sular altında kalana dek enstrümanlarını çalmaya devam ettiler. Bu olay, kazadan kurtulanların anlattıkları sayesinde Titanik filminde de işlendi. 2. Titanik’in batması 2 saat 40 dakika sürdü Filmde söylense bile elbette filmin süresini uzatacağı için batış sahnelerini daha kısa sürede izledik. Elbette gerçekte yaşananlar filmdeki gibi hızlıca gerçekleşmedi. Yavaş yavaş başlayan su alma süreci ardından geminin tamamen gömülmesi, 2 saat 40 dakika sürdü. 3. Film icabı değildi Gerçeten de yeteri kadar cankurtaran botu yoktu Gemi, 64 adet cankurtaran botu alabilecek kadar büyüktü. Eğer bu kadar bot olsaydı, zaten yolcuların tamamı kurtulacaktı. Ancak geminin batmayacak bir gemi olduğu düşünüldüğü için, gemi tasarımcısı yalnızca 20 filikalık yer ayırmıştı. Ayrıca her bir filika 50-60 kişi kapasitesindeydi. Ancak geminin boşaltılması sırasında her filikaya 20 kişi yerleştirildi. Bu nedenle birçok kişi ya donarak ya da boğularak, korkunç bir biçimde hayatını kaybetti. 4. Batmayacağı düşünülen Titanik aslında batmaya çok uygun tasarlanmıştı Titanik için “batmaz gemi” denmesi, aslında geminin alt kısımlarının tasarımından kaynaklanıyordu. Alt kısım göz göz ve birbirinden yalıtılmış odalar şeklinde tasarlanmıştı. Ancak bir kusur vardı; su bu odalardan birbirine sızmıştı. Ayrıca ilk önce bir odanın tamamen suyla dolması, geminin bir yanını aşırı ağır yapıyor ve aşağı çekilmesine neden oluyordu. Bu nedenle Titanik'in önce bir tarafı battı, devamını biliyorsunuz. 5. Gemide daha önce de başka bir gemi kazasından kurtulan bir yolcu vardı. Marcel R. A. Cornaire, 24 Kasım 1871’de birbiriyle Montevidio Limanı’na dek yarışacak iki gemiden birine binmişti. Cornaire'in bindiği gemi, bu hararete dayanamadı ve kazan dairesi patladı. 164 yolcudan 65’i kazadan kurtuldu, diğerleri yanarak öldü. Bu olaydan sonra Raymond gemiye binmeye tövbe etmişti ama Titanik’i görünce dayanamadı. Hemen bir bilet aldı. Kaza gerçekleştiğinde ise bu sefer şansı yaver gitmedi. 6. Titanik kendi adını taşıyan bir bakteri tarafından 20 yıl içinde tamamen yok edilecek Titanik 100 yıldan fazladır sular altında ve paslanıyor. Enkazda keşfedilen bir bakteri ise bu pasları yiyerek hayatta kalıyor, bakteriye de bilim dünyasında "Halomonas Titanicae" adı veriliyor. Eğer bu gidişat devam ederse, 20 yıl içinde ufacık bakteriler devasa gemi enkazını yiyip bitirecekler. Haberler > Daha Önce Muhtemelen Duymadığınız 27 Titanik Gerçeği - 1454 - 1919 Titanik, 15 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarparak Kuzey Atlantik'in buzlu sularına gömülen ve beraberinde kişinin ölmesine sebep olan zamanının en büyük gemisi hakkında bilinmeyen gerçekler. Kaynak 1. Filmde gemi batarken çalmaya devam eden müzisyenler senaryo güzelleşsin diye yaratılan bir sahne değil. Gerçekte de insanları sakinleştirmek için gemi batana kadar çalmışlardır. 2. Titanik gemisi o kadar büyüktü ki sadece kazan dairesinde fırını kömürle besleyen 176 adam bulunuyordu. 3. Gemideki aşçılardan biri o kadar çok alkol almıştı ki 2 saat boyunca dondurucu suda hayatta kalmayı başarabilmişti. 4. Titanik gemisinin yolculuğundan bir gün önce filikaların nasıl kullanılması gerektiğine dair bir tatbikat planlanmıştı fakat bilinmeyen bir sebepten dolayı iptal edildi. 5. Gemideki filikaların çoğu alabileceği kapasitenin altında doldurulup denize indirildi. 6. Bundan dolayı geminin toplam yolcu sayısının yüzde 53'ü yerine yüzde 31'i kurtulabildi. 7. Gemiyi batıran buz dağı sadece 30 saniye erken farkedilseydi bugün bu içeriği yapmış olmayacaktık. 8. Buzdağına çarptıktan sonra geminin batması 2 saat 40 dakika sürmüştü. 9. Bunun sebebi de 30'un üzerinde Titanik mühendisi insanların gemiden kaçabilmesi için gemiyi çalışır halde tutmuş ve kendi hayatlarını feda etmişlerdir. 10. Uzmanlara göre 6 yerine sadece 4 kompartıman sular altında kalsaydı gemi kesinlikle batmayacaktı. 11. Geminin 4. bacası tamamen sahteydi. Bu baca eklenmişti çünkü geminin çok heybetli ve simetrik gözükmesini istemişlerdi. 12. Titanik faciasından kurtulan bir Japon sırf diğer yolcularla birlikte ölmediği için ülkesinde korkak ilan edilmişti. 13. Gemideki en pahalı birinci sınıf odalar günümüz fiyatı ile 300 bin TL. 14. Bir düzineye yakın yeni evli çift balayılarını kutlamak için Titanik gemisini tercih etmişlerdi. 15. Geminin batmasına sebep olan buzdağı milattan önce 1000'li yıllarda bir yerlerden kopup kendi yolculuğuna başlamış. 16. Bugünün gemilerinin buzdağı ile karşılaşma olasılığı Titanik gemisinden daha fazla olsa da... 17. ...Titanik gemisi buzdağına çarpıp batan tek okyanus gemisidir. 18. Titanik filmindeki Rose'u canlandıran Kate Winslet, filmin kendisiyle özdeşleşen "My Heart Will Go On" şarkısından nefret ediyormuş. 19. ''Titanik'' filmine harcanan bütçe geminin gerçek maliyetinden fazladır. 20. Titanik gemisinin enkazını bulma çalışmaları tam tamına 73 yıl sürmüştür. 21. Titanik gemisinde sahipleri ile birlikte seyahat eden 12 köpekten 3'ü kurtulabilmiş. 22. Titanik battıktan 29 gün sonra bu konuyu ele alan bir film vizyona girdi. Başrolünde ise Titanik batarken son anda kurtulmuş Dorothy Gibson yer almaktaydı. 23. Titanik gemisinin sahibi olan şirket, müzisyenlerin giydiği üniformaları geri getirmedikleri gerekçesiyle ailelerine fatura edip tahsil etmiş. 24. Ramon Artagaveytia isimli bir adam 1871 yılında batan bir gemiden kurtulduğunda gemiye binmeye tövbe etmiş. 1912 yılında bu korkusunu yenmek amacıyla tekrardan denize açılmaya karar veren adam, "Batmaz" diye lanse edilen Titanik gemisini tercih ederek son yolcuğuna çıkmış. 25. İki kez filikalara binmeyi reddeden Thomas Byles adındaki bir rahip, yolcuları sakinleştirmek ve günah çıkarmalarına yardımcı olmak için gemide kalmayı tercih etmiştir. 26. 1912 yılındaki kazadan 14 yıl önce Morgan Robertson adındaki bir yazar "Batırılamaz" diye lanse ettiği Titan isimli bir geminin buzdağına çarparak batmasını konu alan bir kitap yazmıştır. 27. Yakın zamana kadar bilinmeyen ve "Halomonas Titanicae" ismi verilen pas yiyen yeni bir bakteri türü 20 yıl içerisinde Titanik enkazını tamamıyla yok edecek. Wallace Hartley tarafından kullanılan ahÅŸap enstrüman, gemi batarken 1912 felaketinde Atlantik'te kaybolduÄŸu öğretmeni tarafından rastgele verilen bir amatör müzisyenin oÄŸlunun evinin tavan arasında onu ortaya çıkardığı 2006 yılına kadar neredeyse gerçek olamayacak kadar iyiydi ve uzmanları, İngiltere'deki en saygın bilimsel kurumların bazıları tarafından kalıntıları adli olarak incelemeye sevk on binlerce sterlinlik bir maliyetle yedi yıl süren testlerden sonra, suyla lekeli keman, Hartley tarafından trajedi gecesi çalındı.Vücudunda nem hasarı nedeniyle açıldığı söylenen iki uzun çatlak ayrıca, bilim adamlarına özgünlüğünün anahtar kanıtı saÄŸlayan keman tabanına vidalanmış, oyulmuÅŸ gümüş plakayı da gö rakam deÄŸerinde olduÄŸu söylenen tarihi keman, bu ayın sonunda Titanic'in inÅŸa edildiÄŸi Belfast Belediye Binası'nda halka açık dahil dünyanın dört bir yanındaki müzelerde sergilenmesi için görüşmeler de sürüyor. İleride muhtemelen açık artırmaya çıkarı uzmanları bunu, kötü şöhretli gemi ile iliÅŸkili gün ışığına çıkmış en önemli eser olarak tanımladı 14 Nisan 1912'de bir buzdağına çarpmasından birkaç dakika sonra, Hartley'e grubu bir araya getirmesi ve sakinliÄŸini korumak için müzik çalması talimatı cankurtaran botları için sıraya girerken, sekiz müzisyen Titanic'in soÄŸuk tekne güvertesinde cesurca performans acı sona kadar devam etti ve meÅŸhur bir ÅŸekilde 'Nearer, My God, To Thee'nin son bir ilahisini çaldı.Hartley ve diÄŸer yedi grup üyesi, lüks gemi 15 Nisan'da saat 02 20'de battığında yolcu ve mürettebatla birlikte can 10 gün sonra Mackay Bennett gemisi tarafından kurtarıldıktan sonra, keman, elinde bulunan eÅŸyaların envanterinde yetkililer tarafından sonra bir gazete haberi, Hartley'in tamamen giyinmiÅŸ ve aletin vücuduna baÄŸlanmış halde bulunduÄŸunu hesaplar, kemanın Atlantik'te havada süzüldüğü ya da cesetlerle ilgilenen biri tarafından çalındığı teorisine yol açtı.Bilim adamları kemanı incelemek için yedi yıl geçirirken, uzman Titanic müzayedecileri Henry Aldridge and Son ve Wallace Hartley'de bir biyografi yazarı, gerçeÄŸi keÅŸfetmek için arkasındaki hikayeyi titizlikle araÅŸtırdı.AraÅŸtırmaları, Hartley'nin, batmadan önce kemanını yerleÅŸtirdiÄŸi büyük deri valizini - valiz çantası - etrafına baÄŸladığını gösteriyor gibi gö teoriye göre, çanta ve tahta eÅŸyanın sudaki canlılığına yardımcı olacağı Hartley'in kederli niÅŸanlısı Maria Robinson'ın Nova Scotia İl Sekreteri'ne gönderdiÄŸi günlüğünde 19 Temmuz 1912 tarihli bir telgrafın kopyasını yazıyor "Merhum niÅŸanlımın kemanının geri dönüşünü mümkün kılan herkese içten teÅŸekkürlerimi iletirseniz çok minnettar olurum."Bayan Robinson, niÅŸanlarını iÅŸaretlemek için 1910'da Hartley'e vermiÅŸ ve buna göre kazınmıştı.Onunla olan duygusal bağından dolayı geri dönüşünü talep gümüş sigara kutusu ve altın mühür yüzüğü gibi kiÅŸisel eÅŸyaları babası Albion Hartley'e iade Hartley Snr daha sonra bu eÅŸyaları hiç evlenmemiÅŸ Bayan Robinson'a niÅŸanlısına tapınak olarak mücevher ve kemanı deri kılıf içinde sakladı. DoÄŸu Yorks Bridlington'daki evinde 1939'da 59 yaşında mide kanserinden ö uÄŸraşırken, kız kardeÅŸi Margaret, Hartley'in baÅŸ harfleri üzerinde 'WHH' ve içinde keman bulunan deri valizini Bridlington KurtuluÅŸ Ordusu'na verdi ve lideri Binbaşı Renwick'e enstrümanın Titanic ile olan iliÅŸkisini anlattı.AraÅŸtırma, Maj Renwick'in valizi üyelerinden birine, yerel bir müzik ve keman öğretmenine verdiÄŸini gö baÅŸlarında, ÅŸu anki sahibinin annesi Bridlington'da görev yapan Kadın Yardımcı Hava Kuvvetleri'nin bir sonra valizi ve kemanı kendisine gönderen müzik öğretmeniyle tanıştı.Bulunan bir kapak mektubunda şöyle deniyor "Binbaşı Renwick kemandan en iyi ÅŸekilde yararlanabileceÄŸimi düşündü ama ben onu, olaylarla dolu yaÅŸamından dolayı neredeyse oynanamaz buldum."İsimsiz sahibi, valizi ve keman ve mücevherler de dahil olmak üzere içeriÄŸini yıllar sonra miras aldı ve Henry Aldridge ve Son of Devizes, Wilts ile temasa geç Chepstow'daki Hükümetin Adli Bilim Servisi'ne götürdüler ve buradaki 'korozyon birikintilerinin' 'deniz suyuna daldırmaya uygun olduÄŸu' sonucuna vardı Britanya Gemoloji DerneÄŸi konseyinde tanınmış bir gümüş uzmanı keman kaidesi üzerindeki plakayı keman üzerindeki orijinal bir armatür olduÄŸunu ve gravürün 1910'da yapılan paneldeki ayırt edici özelliklerle çaÄŸdaÅŸ olduÄŸunu doÄŸruladı.Henry Aldridge and Son'dan Andrew Aldridge ÅŸunları söyledi "Kemanı ilk gördüğümüzde heyecanımızı örtmek zorunda kaldık çünkü neredeyse gerçek olamayacak kadar iyiydi."Keman üzerindeki gümüş balık tabağı, Hartley'in baÅŸ harflerinin üzerinde olduÄŸu deri çanta, mücevheri ve sahibinin rahmetli annesine yazdığı mektup gibi diÄŸer eÅŸyalarla birlikte, oradaki ya orijinal ya da son derece ayrıntılı bir aldatmaca olduÄŸunu gösteriyor. Hitler Günlükleri ile."AraÅŸtırmamız gerektiÄŸini ve aceleye getirilemeyeceÄŸini biliyorduk. Her ÅŸeyin doÄŸru bir ÅŸekilde araÅŸtırılması ve doÄŸru uzmanların görevlendirilmesi gerekiyordu."Son yedi yılı kanıtları bir araya getirerek geçirdik ve ÅŸimdi makul şüphenin ötesinde bunun Wallace Hartley'in Titanic'teki kemanı olduÄŸunu söyleyebileceÄŸimiz bir aÅŸamaya geldik."En ikna edici kanıtlardan biri, 'Maria ile niÅŸanımız vesilesiyle Wallace için' yazan oyulmuÅŸ levhadır."Bu bize sadece anında kaynak saÄŸlamakla kalmıyor, aynı zamanda üzerindeki gravürün 1910 damgası ile çaÄŸdaÅŸ olduÄŸu da görüldü."Ayrıca Maria Robinson'ın neden kemanı geri istediÄŸini ve Hartley'in neden onu suya götürdüğünü açıklamanın bir yolu var."Titanik ile ilgili ortaya çıkan en önemli eser ve muhtemelen en deÄŸerlisi."Titanik hakkında yapılan tüm kitap ve filmlerde Wallace Hartley, sonuna kadar bu kemanı çalarken gösteriliyor."Sonundan dakikalar önce sevgili kemanını bu dayanıklı seyahat çantasına yerleÅŸtirdiÄŸini artık biliyoruz."Çanta can yeleÄŸinin üzerinde duruyordu ve büyük ölçüde sudan uzak tutulmuÅŸ olacaktı. Göğüs cebinde annesinden bir mektup bulundu ve su zararı neredeyse hiç görülmedi."Philidelphia'dan bir avukat olan 55 yaşındaki Craig Sopin, dünyanın en büyük Titanic hatıra koleksiyonlarından birine ki "AraÅŸtırma gösterdi ki bu benim koleksiyonumda olmasını istediÄŸim bir ÅŸey, bu da onun yüzde 100 gerçek olduÄŸuna inanıyorum."Titanik'in güvertesindeki keman olduÄŸuna memnunum."Popüler inanış, kemanın kaybolduÄŸu veya kaybolduÄŸu, ancak bazen mucizeler meydana geldiÄŸi ve burada olduÄŸu yönündedir."Titanik hatıraları söz konusu olduÄŸunda, ÅŸimdiye kadar ortaya çıkan ve karga yuvası çanı gibi deniz tabanından çıkarılan eserleri içeren en önemli parça." 34 yaşında ölen Hartley, Lancs, Colne'dandı, ancak daha sonra Huddersfield ve Dewsbury'de yaÅŸadı. 1912'de Southampton'da Titanic'e katılmadan önce RMS Mauretania ve RMS Lusitania'da bir müzisyendi. Yazar ve Wallace Hartley uzmanı Christian Tennyson-Ekeburg, araÅŸtırma üzerinde Henry Aldridge ve Son ile birlikte çalıştı ve grup ÅŸefi için 'Nearer, My God, To Thee' adlı yeni bir biyografi yazdı.Hartley'in kemanını taşıdığını ve yayını normal bir durumda taşıdığını, ancak batmadan önce aleti valizine yerleÅŸtirmeyi seçtiÄŸini söyledi. Yay, dava için çok uzundu, bu yüzden cesedi kurtarıldığında içinde bulunamadı. Sigara kutusu da dahil olmak üzere Hartley'nin bazı takıları, keman sergilenirken önümüzdeki ay Devizes'de açık artırmada satılacak. TİTANİK’İN SIRRI NEYDİ? Tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik, herkes tarafından bir deniz faciası nedeniyle tanınır oysa dev yolcu gemisinin ardında inanılmaz bir gizem saklı. Titanik’in akıl almaz öyküsünü sunarken uyarıyoruz. Bir düşünün, Titanik’i batıran gerçekten bir buz dağı mıydı? 1/40 Hiç kimse onun dünyanın en büyük kehanetlerinden birisini yaptığını bilmiyordu. Hatta kendisinin dahi haberi yoktu. Adı; Morgan Robertson´du, Amerikalıydı, 1861´de doğdu, gençken denizcilik yaptı, sonra ise bir elmas eksperi oldu ve New York´da kuyumculuk yaptı. Sonra Kipling´in bir öyküsünü okudu ve yazar olmaya karar verdi. İlk öyküsü 25 $´a satıldı, daha sonra yazdığı 10 öyküden ise 1000 $ kazandı. Yazmak ona artık kolay ve kazançlı geliyordu. 1897 yılının bir kış gecesinde dairesinde yeni bir deniz öyküsü yazmayı planladı. Bu bir uzun öykü olacaktı. 2/40 Hayali “Titan Kazası” Hayalinde dev bir yolcu gemisi vardı, asla batmayan bir gemi. Bir aşk teması üzerine kurulu olan öykünün kahramanları bu dev gemiye binip, İngiltere´den ABD´ye gidiyorlardı ve aşk hikayesi dünyanın en lüks gemisinde sürecekti. Ama öykünün hayali kahramanları beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaklar ve bir deniz kazası batmaz denen gemiyi okyanusun dibine yollanacaktı. Robertson´un teması buydu, oturup yazmaya başladı ve öyküye iki isim verdi; "Futility"yani "Nafile" ve "Titan Kazası"... Evet, yanlış okumadınız; Titan... Şimdi beraberce Robertson´un romanından bİr bölümü; "Titan"ın batış sahnesini okuyalım. 3/40 "Gözcü haykırdı; ´buzdağı! Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine tornistan yani geri git emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu, hızını kesmesi için zaman lazımdı ve sisler arasında görünen buzdağı yaklaşıyordu. Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Sonra buzdağı gemiye ulaştı, bu arada gemi ters çalışan pervanelerin gayretiyle yan dönmüştü ama yetersizdi ve kaptanla yardımcılarının çaresiz bakışları arasında buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı. Darbe hafifti hatta pek hissedilmedi, kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu. Ama birkaç dakika sonra gemi birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara öldürücüydü çünkü uğursuz buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı." 4/40 Daha sonra Robertson öyküye; gemi hızla su aldığını. Alarm verildiğini, filikaların indirilerek, önce kadınlar ve çocuklar bindirildiğini, yardım çağrıları yapılırken, Avrupa´nın en ünlü ve zengin ailelerinin mensuplarnın birbirlerine ebediyen veda ederken, dev yolcu gemisi Titan’ın buzlu kutup sularına hızla gömüldüğünü anlatarak devam ediyordu. 5/40 İnanılmaz kehanet gerçekleşiyor... Ve Robertson 1898 yılında öyküsünü küçük bir kitap olarak yayınladı. Kitap onu çok daha sonra ölümsüz yapacaktı, dünyanın en çarpıcı ve en dehşet verici kehanetini yazmıştı ama sonuç yayınladığı dönem için aynen kitabın adı gibiydi yani "Boşyere" Aradan 14 yıl geçti ve başka bir zamanda, başka bir gemi, asla batmaz denen dünyanın en lüks ve en büyük yolcu gemisi Titanik, İngiltere’nin Southampton limanından yeni dünyaya doğru denize açıldı. Sonra, 1912 yılında 14 Nisan´ı, 15 Nisan´a bağlayan gecede sisler arasından birden ortaya çıkan bir buzdağı batmaz denen Titanik’in katili olacaktı. Yukarda okuduğunuz Robertson´un romanındaki batış sahnesi aynen gerçekleşti. Sadece o kadar mı? Bakın Morgan Robertson Titanik´den 14 yıl önce yazdığı romanında daha neleri bilmiş 6/40 Robertson´un romanındaki Titan adlı gemi Southampton limanından yola çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı. 7/40 Romandaki gemi ile, Titanik arasında sadece 4 metre fark vardı. Titan 248 metre, Titanik 252 metreydi. 8/40 İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı ton ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise tondu. 9/40 Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000’er yolcu taşıyorlardı. Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´ nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi. 10/40 Robertson´un romanındaki dev Titan, New Foundland yakınında; Kuzey Atlantik´ de bir buzdağına çarparak battı ve işte inanılmaz ama gerçek; Talihsiz Titanik de 14 yıl sonra aynı koordinatta, aynen romandaki benzeri gibi bir buzdağına çarparak okyanusa gömüldü. 11/40 Ve her iki gemide de; yeterince cankurtan filikası yoktu; Robertson romanındaki gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve bu yüzden can kaybı büyük oldu. 12/40 Sonra...Gerçek kazanın sonucunda 1513 yolcu boğularak öldü ve kayboldu. Aynen 14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi... Robertson´un romanındaki Titan´da ise 1500 kişi ölüyordu. Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi binmişti. 13/40 Aynı asla batmaz denen gemi, Aynı yerden aynı yere yolculuk, Aynı tarihte, aynı yerde kaza, Aynı buzdağı ve aynı tür batış, Aynı yolcu ve ölü sayısı, Hatta iki gemi de batarken orkestranın ilahi çalmasına kadar... Bir kez daha okuyun ve düşünün... 14/40 Büyük kehanet farkedilmiyor... Morgan Robertson başarılı olamadı, kitabı satmadı, daha sonra yazdıkları da ilgi görmedi. Bunalıma girerek, bir hastanede psikolojik tedavi gördü. Sonra yeni biröykü yazdı, bir Fransız dergisinde yayınlanan bu öyküde de, denizaltılardan söz ediyor ve periskopu tarif ediyordu. Ama yine ilgi görmedi. Başarısız bir yazar olarak, Mart 1915´de bir otel odasında ayakta geçirdiği bir kalp kriziyle yaşama veda etti. Asıl inanılmaz olay burada çünkü Robertson mart 1915´de öldü. Yani gerçek Titanik´ in batışından üç yıl sonra...Ve hiç kimse Robertson´la ilgilenmedi, yine kimse farketmedi ve hiç kimse onun 14 yıl önce Titanik´i aynen nasıl anlatabildiğini merak etmedi. 15/40 Kimse onu anımsamadı, ta ki 1980´lerde inanılmaz olaylarla ilgili araştırmalar yapılıncaya kadar... Morgan Robertson;Titanik batmadan 14 yıl önce, gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı ? Raslantımıydı? O, başarısız bir yazar olarak tarihin karanlıkları arasında kayboldu, şimdi ise ruhu hatırlanmanın sevinci içinde olmalı... Kehanet sıradan bir iş değil, ve asıl gizem kendi yapısında, ne zaman ve nerede ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor; oysa gelecekte nelerin olacağı konusunda çevremiz sayısız ipucu dolu; yeter ki görmek için çaba gösterelim. Titanik´ in gizemi burada da bitmiyor. 16/40 Biri daha var; "Denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz..." Kanada, Winnipeg´de Rosedale Metodist Kilisesi´ndeyiz, Rahip Charles Morgan bir pazar sabahı erkenden kalkmış, o günkü ayin için hazırlık yapıyordu. Okunacak ilahinin numarasını karatahtaya yazdı. Tüm hazırlıklarını bitirdikten sonra, ayine kadar biraz uyumak amacıyla odasına çekildi ve derin bir uykuya daldı. Birden kendini çok canlı ve etkin bir rüyanın içinde buldu. Karanlıkların içinde, dev bir kütle vardı, dalgaların sesleri duyuluyordu, çanlar çalıyor ve Rahip Morgan´ın çok uzun yıllardır işitmediği bir ilahi duyuluyordu. Rüya o kadar etkili ve rahatsız ediciydi ki, Morgan uyandı, ilahi ve çan sesleri kulağından gitmiyordu. 17/40 Saatine baktığında, fazla zaman geçmemiş olduğunu gördü, rüyanın kötü etkisinden kurtulmaya çalışarak yeniden uyumaya çalıştı ve yeniden uykuya daldı. Rüya tekrar başladı, ilahi, çan sesleri, karanlık, dalga sesleri ve devrilen dev kara kütle. Morgan bu kez, panikle uyandı ve kendini boş kiliseye attı, karatahtaya giderek o bir türlü kulaklarından gitmeyen ilahinin numarasını yazdı. Ayin saati gelmişti, cemaat toplanıyordu, Rahip Morgan ilahiyi başlattı, notalar kilisede çınlarken, aynı anda binlerce mil ötede okyanusun ortasında aynı ilahi buzlu denizi çınlatmaktaydı; "Duy, Kutsal Baba, Sana denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz." İlahi biterken, Rahip Morgan´ın gözlerinden yaşlar akıyordu. Aynı günün sonraki saatlerinde, Rahip ilahiyi okudukları sırada Atlas Okyanusu´nun derinliklerinde büyük dramın yaşandığını öğrendi. O gün, 14 Nisan 1912´idi ve Atlantik´in kuzeyindeki buzlu sularda Titanik suların içinde yokolmuştu. 18/40 Titanik’de bir gariplik var... Titanik battığında, ünlü İngiliz gazeteci William T. Stead gemide yılında Stead hikayeler yazarak yaşamını kazanıyordu. Gazeteciliğinin yanısıra Stead, ölüm ötesi ve Spiritüaliizm ile yani Ruhçuluk’la da ilgileniyor, araştırmalar da bulunuyordu. O yıl yazdığı kısa hikayelerden birinin adı neydi biliyormusunuz? "Titanik" ve yine Titanik´den 20 yıl önce... 19/40 YineTitanik´de olduğu gibi, Stead´ın hikayesindeki Titanik´de bir buzdağına çarparak batıyordu. Ve Stead´ın yazdığı hikayede, Stead kendisini kazadan kurtulan biri olarak anlatıyordu. Ve; 20 yıl sonra gerçek Titanik batarken, o buzlu ve soğuk denize gömülenlerden birisi Stead´ ın gerçekten kendisiydi. Ama; sonu romandaki gibi olmadı çünkü kurtulamayacaktı. Zira bu roman gerçekti ve başka bir romancı tarafından yazılmıştı. O anda Stead ne düşünmüştü? 20 yıl önce yazdığı hikayeyi düşünüp, kurtulacağına inanıyormuydu? Bunu asla bilemiyeceğiz... 20/40 Biri daha var. Ama çok daha sonra; 1935´ de... William Reeves adlı bir denizci bu; İngiltere´den Kanada´ya giden "Titanian" adlı kömür yüklü buharlı gemi; soğuk bir Nisan gecesinde Kuzey Atlantik´de seyrediyordu. Bütün denizcilerin ezbere bildikleri o uğursuz yere; Titanik´in battığı noktaya varmışlardı. Reeves, güverteden denize bakarak yıllar öncesindeki olayları düşlüyordu. Ve o gün Reeves ´in doğum günüydü, olabilir ama Reeves´ in doğduğu tarih çok önemliydi, çünkü Reeves 14 Nisan 1912´ de doğmuştu 21/40 Yani Titanik´in battığı günde. İşte tam o günde; Titanik´in battığı günde Reeves doğum gününü; Titanik´ in battığı yerde kutluyordu. Ve birşey oldu... Reeves birden, suların kaynaştığını ve dev bir buzdağının geminin yolu üzerinde belirdiğini gördü. Tam o anda da, köprüden alarm verildi. Uzaklık yeterliydi. Mürettebat gemiyi zamanında durdurdu, buzdağının yanından geçeceklerdi ama olmadı... Çünkü bir saat içinde çevreleri; yüzlerce buz kütlesi tarafından sarıldı. Artık hareket etmelerine imkan yoktu. Reeves ve arkadaşlarının içinde bulundukları Titania adlı gemiyi, ancak 9 gün sonra yetişen buz kırma gemileri kurtardılar. Neden? Buzdağları o korkunç gecenin yıldönümünde, bir grup denizcinin orada bulunmasını mı istemişlerdi ? 22/40 Evet... İnanılmaz ama gerçek zira Titanik´ in gizemi şaşırtıcı. Titanik şimdi okyanusun derinliklerinde uyuyor sadece bir kez ziyaret edildi. 1 Eylül 1985´de Amerikalı ve Fransız uzmanlardan kurulu bir sualtı ekibi onu buldu ve görüntüledi. Morgan Robertson; Titanik batmadan 14 yıl önce, gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı, raslantımıydı? William T. Stead 20 yıl sonra içinde öleceği geminin adını ve kendisinin de içinde bulunduğu öyküsünü, hangi raslantı sonucunda yazmıştı? Titania adlı gemiyle, Titanik´in battığı günde doğan ve doğum gününde Titanik´in battığı yerde bulunan Reeves´ in buzdağları tarafından 9 gün hapsedilmesi de raslantımıydı? Düşünür Voltaİre diyor ki; "Belki de raslantı dediğimiz şey; belirli bir şeyin bilinmeyen nedenidir..." Robertson, Stead ve Reeves bizim gibi birer insandılar. Bizler gibi normal ama bilinmeyen yönleri olan insanlar. Her insan gibi... Ve siz de; bilinmeyen raslantılarla her an karşılaşabilirsiniz... 23/40 Titanik´den sesler Kazadan kurtulanların anıları; "Kazadan bir gece önceydi, karım başıma Titanik´in sahibi olan White Star Şirketi´nin ambleminin bulunduğu kepi giydirdi, güvertedeydik ve tam o anda gökde bir yıldız parçalara ayrılarak dağıldı. Karım bundan hiç hoşlanmadığını söyledi. " 24/40 Kamarot Arthur Lewis "Babam heyecanlı, annem moralsizdi ve hayatımda ilk kez onun ağladığını gördüm. Umutsuzdu ve birşeylerin yolunda gitmediğini söylüyordu. Yedi yaşındaydım ve daha önce hiç hiç gemi görmemiştim. Çok büyüktü, herkes çok heyevanlıydı, kamaraya indik, babam anneme yatmasını ve sakinleşmesini söyledi ama annem bütün gece oturdu, ta ki kazaya kadar ve sadece ben kurtuldum. " 25/40 Eva Hart "Woolston´da yaşıyorduk, okul öğleyin tatil edildi ve Titanik´in limandan ayrılışını görmeye götürüldük. Öğretmenimiz başımızdaydı, sonra Titanik yavaş yavaş iskeleden ayrılmaya başladı; bu onu son görüşümüzdü, Southampton sularında gittikçe uzaklaşıyordu. Yanımda yaşlı bir adam vardı, eliyle iyi şans işaretleri yaptıktan sonra başını salladı, sonra yüksek sesle hiç umut olmadığını söyledi." 26/40 Lois Brown Jacobs Nasıl battı? Titanik nasıl battı? O kadar çok kuram var ki; bunların en yenilerinden bir tanesi kasıtlı batırıldığı yolunda; tabii ki sigorta parası için. Ama buzdağının nasıl gemiye çarptırıldığının cevabı yok, yanlız ilginç iddialar ortaya atılıyor. Titanik´in Kuzey Atlantik´in derinliklerinde yattığını hepimiz biliyoruz. 27/40 Buzdağı, gemiye sancak tarafından çarpmış ve çelik levhaları yarmıştı. Ünlü tiyatrocu Thomas Andrews gemi batarken ön tarafta bulunan beş su geçirmez kamaranın birisindeydi. Çarpmanın hemen ardından kamaralara buzlu deniz suyu dolmaya başladı. Aslında kamaraların sadece birisi delinmişti ama su kolayca diğerlerine de geçti, Andrews olayın tanığıydı yani su geçirmez denilen kamaralar su geçiriyordu. 28/40 Aynı şey su geçirmez denilen alt bölümlerde de oldu ve Titanik bu yüzden kolayca battı. Jack Thayer, Titanik´in batmadan evvel su yüzeyindeyken iki bölündüğüne inanıyor ve anlatıyondu ama çok kişiye göre kaza böyle olmamıştı fakat 1985´de Dr. Robert D. Ballard, Titanik´i okyanusun dibinde iki parça olarak buldu. 29/40 Ballard ve ekibi Titanik´in pruvasından kırıldığını belirledi çünkü yara alınca gerilime dayanamamış ve denizden evvel içeri dolan sert havanın basıncıyla ikiye bölünmüştü. Bugün iki parça birbirlerinden yarım kilometre uzaklıkta ayrı yönlerde duruyor. 30/40 Titanik´in batış nedeni söylenceleri az değildir; * Titanik, kardeşi Olympic´le beraber sigortalanıp, ikisi de kasıtlı mı batırıldı? * Mürettebat ve Kaptan Smith sarhoş muydular? * Gemi subayı Murdoch, neden kendini öldürdü? * Kaptan Smith´in de intihar ettiği, telsizle gerçekten bildirilmiş miydi? * Niçin görevliler dürbünle çevreyi gözlemediler? Oysa bu yapılsaydı, buzdağı çok önceden görülebilirdi. * Titanik buzdağını son anda görüp dönmeye çalışırken, önce kıçından sonra da önünden iki defa mı yara aldı. * Su geçirmez bölmeler neden açıktı? * Söylendiği gibi Californian adlı gemi veya bilinmeyen bir diğer gemi, Titanik´i batarken görmesine rağmen yardıma gelmedi mi? Kurtulanlardan birçok kişi, bir geminin ışıklarını gördüklerine dair yeminler ediyorlardı. 31/40 Bunları biliyor musunuz? * Biliyor muydunuz... Bazı yolcuların köpekleri güvertede bulunan köpek kulübelerindeydi. Bunlardan birisinin değeri 750 £´du ve 1912 yılında bu miktar çok büyük bir paraydı. Bugünkü değeri £ olarak hesaplanıyor. * Biliyor muydunuz... İkinci Dünya Savaşı sırasında, adı "Titanic" olan bir propaganda filmi yapıldı. Gemide gizli olarak bulunan bir Alman subayının hikayesiydi. * Biliyor muydunuz... Yolcuların bazıları, gemi batmadan biraz evvel, jimnastikhanede bisiklete biniyorlardı. * Biliyor muydunuz... Titanik´in birinci sınıf kamaralarının ve dinlenme salonunun bazı pencereleri ve kepenkleri, İngiltere Alnwick´de bulunan White Swan Oteli´nden alınmıştı. 32/40 * Biliyor muydunuz... Titanik´den kurtulan gemi subaylarının ve mürettebatın hiçbirisi yaşamlarının kalanında mesleklerini sürdürmelerine rağmen asla kaptan olamadılar. * Biliyor muydunuz... Titanik, Southampton´dan ayrıldıktan hemen sonra kömür depolarında yangın çıkmış ve söndürülmüştü. * Biliyor muydunuz... Kurtulanlardan birisi olan gemi subayı Murdoch, gemi batmadan evvel intihar etti, aslında elindeki tabancayla kalabalığın filikalara hücüm etmelerini engellemekle görevliydi. * Biliyor muydunuz... Gemi batmaya başladıktan sonra uzaklaşan ilk cankurtaran filikasında sadece 28 kişi vardı, oysa filika 64 kişilikti. * Biliyor muydunuz... Titanik limandan ayrılmadan evvel demirlerini alırken, çıpaların birisi yakınındaki bir geminin iplerine takıldı ve neredeyse onu batırıyordu ve geminin adı Titanik´in asla göremeyeceği limanın adıydı; "New York" 33/40 Biliyor muydunuz... Faciadan hemen sonra, New York´da bir söylenti yayıldı; Titanik´in batış nedeni bulunmuştu çünkü kargonun konulduğu yerin gizli bir bölmesinde demir kafesli bir sandığın içinde bir lahit vardı. Lahit ve içindeki Mısır kralının mumyası, ABD´de gizlice satılmak üzere eski eser kaçakçıları tarafından gemiye yüklenmişti. Mısır inançlarına göre bu hırsızlık, tanrılara karşı bir hakaretti ve Anubis´in kudreti buna izin vermezdi. Tanrılar Titanik´i batırdı ve mumya denizin dibini boyladı. 34/40 Belki... İki yıl sonra, söylenti yine başladı ama bu kez farklıydı; mumya batmadan evvel kaçırılmıştı yani gemide bulunan kaçakçılar veya kaçakçı gemicilere rüşvet vererek, mumyayı ambardan çıkarttırmış ve bir filikaya yükletmişti. Ve şirketin subaylarından birisi bu öyküyü onaylıyordu. Sonra kaçakçı rüşvet vermeye devam ederek, mumyayı Carpathia gemisine yüklemeyi de başararak, New York´a getirdi. Ama şansı orada sona erdi, satış yapılamadı, kimse mumyayı almıyordu. Kaçakçılar mumyayı geri götürmeye karar vererek, bu kez Empress Of Ireland adlı gemiye yüklediler ve Empress Of Ireland´da battı ama mumya yine kurtarıldı ve Ameriya´ya geri döndü. Sonuncu kez yine bir gemiye yüklenerek, yola çıkarıldı ama kader kararından dönmüyordu. Üçüncü gemi de torpillenerek batırıldı. Geminin adı Lusitania´idi. Kimliği bilinmeyen gizemli firavun sonunda huzura kavuşmuştu. 35/40 Biliyor muydunuz... Titanik mitleri neredeyse sonsuzdur. Örneğin Kaptan Smith´in bir bebeği kurtararak, bir filikaya kadar yüzerek götürdüğü ve sonra yine yüzerek geriye döndüğü ve gemiyle beraber battığı anlatılır. Weekly World News gazetesine göre olay gerçektir. Titanik´de bulunan altınların ve mücevherlerin miktarı bilinmiyor zaten kargo kesin olarak belgelenmemişti; ama gemide kesin olarak bulunan Ömer Hayyam´ın el yazması mücevher işli "Rubaiyat"ı büyük kayıptı. Kargo listesinde, bir de yeni Renault otomobil vardı 36/40 Kim uğursuzdu? İki gazeteci olan John Eaton ve Charles Haas´a göre, mumyanın kaderini paylaşan gerçek birisinden söz ediyorlar; adı Frank "Lucky-şanslı" Tower. Tower, belki de gezegenin en uğursuz denizcisiydi. İlk önce Titanik´de ateşçiydi, kazadan yüzerek kurtulmuş ve ölümü atlatmıştı sonra o da Empress of Ireland´ın mürettebatına katıldı ve o da battı, Tower bu kez çok zor kurtulmuştu. 37/40 En son işini bulduğunda mutluydu ama bu uzun sürmedi, Lusitania´da iş bulmuştu, gemi ayaklarının altında sulara gömülürken Tower haykırıyordu; "Şimdi zamanı geldi mi?" Bu öykü iki gazeteci tarafından anlatılmasına ve Ripley´in ünlü "İster inan, ister inanma" külliyatında yer almasına rağmen, tarihçiler tarafından onaylanmadı; tarihçiler üç geminin mürettebat listesinde bu isimde birisinin bulunmadığını söylüyorlardı. 38/40 Ripley ise, gemicinin adının farklı olduğunu söylerek, işin içinden sıyrıldı; peki üç gemide de aynı isimli biri var mıydı? Evet, bir değil, birkaç kişi vardı ama bunların aynı kişiler olup olmadığı asla anlaşılamadı. Fakat bunlardan birisinin öyküsü kesin gerçekti; Aslında Titanik´in kamarotlardan Violet Jessup, White Star Gemi Şirketi´nin gerçekten de lanetli kişisidir. 39/40 Genç kadın, önce şirketin Olympic gemisindeydi, geminin Hawke şilebiyle çarpışıp batmasından kurtuldu, sonra Titanik´de de hemşire asistanı olarak görevlendirildi ve yine kurtuldu. Violet, Şirketin üçüncü gemisi olan Britannic´de görevini yaparken son yolculuğuna çıkmıştı. Violet´in kaderi White Star Şirketi´nin gemileriyle aynıydı. 40/40 bu arkadaslar esas oglanimizla esas kizimiz gemide got derdindeyken giy giy giy keman calmaktadirlar. hic paniklemez, muhtesem bir sogukkanlilikla sanatlarini icra eder, 'tamam guzel caliyoruz da bize noolcak? gemi dibi buluyo once bi kaseyi saglama alsak?' demezler. - abi sen yoruldun istersen kontrbası ben alayım biraz sen de kemanla devam et...+ bana bak sen tam gemi batarken aletin üstüne çıkıp kurtulmayı planlıyor olmayasın?- aşkolsun abi... müzisyen olarak çalışan görevlilerin en önemli şovudur. bkz 10125783 en son "tanrıya yaklaşırken" isimli parça çalmışlardır. tam kemancının yaptığı eylemdir. bunlardan sadece 4 tanesi o esnada titanik'in üzerinde bulunmaktadır. icaracı kemancıların şiarı battı titanik yan gider olsa gerek istanbul fethedilirken meleklerin kanatlarının olup olmadığını tartışmaktan farksızdır. asil sanatçı ruhudur. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.

titanic gemi batarken keman çalan adam