🎳 Enine Boyuna Her Yönü Ile Bulmaca

73.7.1 – Kolonlarda enine donatı hesabına esas alınacak kesme kuvveti Ve , Denk. (7.5) ile hesaplanır. Ve = ( Ma + M ü ) / L n (7.5) Düğüm noktasında kolonların taşıma gücü momentlerinin toplamı kirişlerin taşıma gücü momentlerinden depremin her iki yönü içinde %20 daha fazla olup olmadığı M a ve M ü hesabı için Bulmacadaeski dilde enine, Bulmacada enine, Enine olan bulmaca, Bulmacada enine boyuna her yönü ile, Bulmacada enine boyuna her yönüyle, Bulmacada Yanlamasına Enine, Soru: Enine boyuna gerektiği gibi Bulmacada Enine boyuna gerektiği gibi nedir, Enine boyuna gerektiği gibi bulmaca cevabı, Enine boyuna gerektiği gibi bulmaca anlamı açıklaması nedir, Bulmacada Enine boyuna Enine Boyuna-HABERTÜRK. Enine Boyuna. Türkiye’nin sıcak gündemi Hülya Hökenek ile Enine Boyuna’da tartışılmaya devam ediyor. Hülya Hökenek ile Enine Boyuna ’da faturalar ve hükümetin attığı adımlardan Cumhurbaşkanı’nın süpermarketlere yönelik çağrısına, eski ve yeni Türkiye tartışmasından altı muhalefet Dokumayüzeylerde, kullanılan bağlantı çeşitlerinden bağımsız olarak farklı renkte atkı ve çözgü ipliklerinin kullanılması ile kumaş yüzeyinde şekiller oluşturulur. Dokuma kumaşların üretiminde kullanılan renkli çözgü iplikleri boyuna çizgiler, renkli atkı ipliklerini ise enine çizgiler oluşturur. enineboyuna düşünülürse: 33: İfadeler: all things considered expr. her şey göz önüne alınırsa: 34: Bu sitenin tüm içeriği telif hakkı ile Hülya Hökenek. Enine Boyuna - 18 Haziran 2021 (Türkiye'de "Kaos" kimin işine yarar?) Hülya Hökenek ile Enine Boyuna’da HDP İzmir il başkanlığına yönelik saldırı, ardından gelen tepkiler ve kafalardaki soru işaretleri, HDP’ye kapatma davası, mafyadan 10 bin dolar alan siyasetçi tartışması ile Saadet Partisi'nde dün gece israil'i masaya yatıran programdır. nasıl da israil'in saçmalamaya başladığı, nasıl da ortadoğu'da dengelerin değiştiği, nasıl da türkiye'nin ön plana çıktığı, nasıl da ahmet davutoğlu'nun tüm bunları sihirli değneği ile başardığı üzerine çocuksu sevinç gösterilerine sahne olmuştur. oysa israil kurulduğu günden itibaren saçmalayagelmiş, tüm I Mekanik dalgalar hem enine hem de boyuna dalga-lardır. II. Hareket yönü, titreşim doğrultusuna dik olan dalgala-ra enine dalgalar denir. III. Hareket yönü, titreşim doğrultusuna paralel olan dal-galara boyuna dalgalar denir. yargılarından hangileri doğrudur? A) Yalnız I. B) Yalnız III. C) I ve II. D) II ve III. E) I, II ve III. BilmeceBulmaca Fıkra Kitapları. Enine Boyuna Eğitim Bilmece Bulmaca Fıkra Kitapları. Sıralama. Seçili filtreler (1) Yayınevi. Enine Boyuna Eğitim. Temizle. Fiyat Aralığı. 50 - 100 TL. TünayAkdeniz - Salak (Taksim Sheraton Otel Kazan Dairesi Mart 1979) 747 izlenme - 3 yıl önce Betamax video kasetten dijital platforma aktarılmış olan bu güzel içeriği sizlerle paylaşmak istedim. 70'li yılların sonunda ilk Türkçe Punk Rock şarkısını Tünay Akdeniz ve arkadaşları yapmıştır. Bulmaca sözlüğü, bulmacada, çengel bulmacada, kare bulmacada, bulmaca soruları, bilmece soruları, posta gazetesi bulmacaları, posta gazetesi bulmaca çöz sözcük avı, zeki bulmacalarda sorulan enine boyuna her yönüyle bulmaca sorusunun cevabı aşağıdadır. KAREBULMACA. İstediğiniz boyutta kare bulmaca hazırlanır. Bulmaca boyutunu enine ve boyuna kare olmak üzere ya da cm olarak verebiliriniz. Sayfa tasarımınıza göre bulmacanın tanımıyla birlikte toplam kaplayacağı alanı (eni ve boyu cm olarak) verebilirsiniz. Kare bulmaca, çizim ve tanımıyla (sorular kısmı) verilen boyuta R1MeHX. Bulmacalarda sorulan Enine boyuna, her yönü ile bulmaca cevabı sayfamızda yer almaktadır. Sayfamızı ziyaret ederek sorunun cevabına ulaşabilirsiniz. Enine boyuna, her yönü ile bulmacada nedir? Ne demektir? Bulmaca meraklıları ve bulmaca çözmekten zevk ve keyif alanlar için bulmaca cevaplarını bir araya getirdik. Bulmaca sözlüğü bölümünde, çengel bulmaca ve kare bulmaca sorularının tüm cevaplarını bulabilirsiniz. Bulmacadaki sorunun cevabı, eş anlamlısı, zıt anlamlısı, simgesi, argo kullanımı, halk ve sokak dilinde ne anlama gelir? gibi farklı başlıklar yer almaktadır. Posta gazetesi, Habertürk, Hürriyet ve diğer platformlarda sorulan günlük bulmacalar, resimli çengel, kare ve kelime bulmaca gibi soruların çözümleri için sitemizi takip edebilirsiniz. Enine boyuna, her yönü ile Bulmacada Nedir? Bulmaca cevapları, halk dilinde bulmaca sözlüğü, eski dilde ne anlama geliyor, bulmacada simgesi, çengel bulmacada, kare bulmacada tersi, bulmaca soruları tersi, bilmece soruları, posta gazetesi bulmacaları, posta gazetesi bulmaca çöz sözcük avı, zeki bulmacalarda artist, yazar, oyuncu, sanatçı, makyaj, sağlık, oyun, kozmetik, katalog bulmacada sorulan Enine boyuna, her yönü ile sorusunun cevabı aşağıdadır. Enine boyuna, her yönü ile nedir?Çengel veya kare bulmacalarında sorulan Enine boyuna, her yönü ile nedir, ne anlama gelmektedir, Bulmacadaki cevabı nedir, bulmaca sözlüğü sorusunun cevabı, bulmaca sözlüğü çözümü, bulmaca çözümü, bulmaca sorularının çözümü için ARİZAMİK Arama kelimeleri Enine boyuna, her yönü ile nedir? Bulmacada Enine boyuna, her yönü ile Bulmaca sözlüğü Enine boyuna, her yönü ile Sözlük Enine boyuna, her yönü ile Bulmaca çözümü Enine boyuna, her yönü ile Enine boyuna, her yönü ile tanımı Bulmaca soruları Enine boyuna, her yönü ile Enine boyuna, her yönü ile anlamı nedir? Enine boyuna, her yönü ile ne anlama gelmektedir? Kare bulmacada Enine boyuna, her yönü ile Çengel bulmacada Enine boyuna, her yönü ile Enine boyuna düşünmek nedir * Bir şeyi en ince detayına kadar tamamen düşünmek. * Her yönü ile, eksiksiz, bütün ihtimalleri göz önünde tutarak. * İri yarı, gösterişli adam. * Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu Örnek Bu öneriyi enine boyuna düşündükten sonra karar vermelisin. ÖSS-1991 Örnek 2 Şu meseleyi enine boyuna bir kez daha düşünelim. Örnek 3 Örnek Hulusi Bey elli yaşlarında, enine boyuna bir adamdı. H. Taner Örnek 4 Benimle enine boyuna serbest konuşmaktan zevk alırdı. Y. K. Beyatlı DEYİM NEDİR? Deyim, dil biliminde, kavramları, durumları hoşa giden bir anlatımla ya da özel bir yapı ya da söz dizimi içinde belirten ve çoğunlukla gerçek anlamlarından ayrı anlamlara gelen sözcüklerden oluşan kalıplaşmış sözcük topluluğu ya da cümledir. İki veya daha çok sözcükten kurulu bir çeşit dil ifadesi olan deyimler, duygu ve düşünceleri dikkati çekecek biçimde anlatan ad, önad, belirteç, yalın ve birleşik eylem görünüşlü dilsel yapılardır. Ya tam bir tümcedirler ya da bir söz öbeğidirler. Diğer bir deyişle Deyim; Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış birden çok sözcükten oluşan, bir kavramı ya da durumu karşılayan kalıplaşmış sözcük gruplarına “deyim” denir. Enine boyuna, her yönü ile bulmacada nedir?“Enine boyuna, her yönü ile“ bulmacalarda sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bulmaca sorusudur. Kayıtlarımızda cevap olarak kullanabilecek 1 kayıt bulunmuştur. Yeni oluşturmaya başladığımız bulmaca arşivine göre “Enine boyuna, her yönü ile” terimi 0 defa bulmacalarda cevap olarak kullanılmıştır. Bu rakamlar sadece belli bir tarihten geçerli olarak tutulmaya da karşılaşabileceğiniz “Enine boyuna, her yönü ile“ sorusuna cevap olarak “ARİZAMİK” yanıtları verilebilir. Eğer aradığınız cevabı hala bulamadıysanız, yandaki alakalı soruları Sorusu İstatikleriCevap Sayısı1Bulmacada Çıkma SıklığıBilinmiyorKelime Sayısı5Harf Sayısı26Anahtar Kelimelerenine boyuna her yönü ile tanımı, sözlükte enine boyuna her yönü ile ne, enine boyuna her yönü ile ne demek, enine boyuna her yönü ile nedir, enine boyuna her yönü ile, bulmaca çözümü enine boyuna her yönü ile, bulmaca sözlüğü 'enine boyuna her yönü ile', sözlükte enine boyuna her yönü ile, bulmacada enine boyuna her yönü ile, enine boyuna her yönü ile açıklaması, sözlük enine boyuna her yönü ile, bulmaca soruları enine boyuna her yönü ile, bulmaca enine boyuna her yönü ile Hangi Sözcük Nasıl Yazılır? Bitişik mi yazılır ayrı mı? Ne Nasıl Yazılır? TDK yazım bilgisi dahilinde hangi sözcük nasıl yazılır? Anlamı nedir? Enine boyuna nasıl yazılır tdk, Enine boyuna anlamı tdk, Enine boyuna nedir, Sizlere bu yazımızda –Enine boyuna– kelimesinin nasıl yazıldığı ve örnek cümle içindeki kullanımı hakkında bilgi vereceğiz. “Enine boyuna mı?” yoksa “Enineboyuna mı?” Nasıl Yazılır? işte sorunun cevabı aşağıdadır. Bu kelime genellikle Enineboyuna şeklinde yanlış yazılıyor. Doğru kullanımı Enine boyuna şeklinde olmalıdır. Enineboyuna Yanlış kullanım Enine boyuna ✓ Doğru kullanım Türk Dil Kurumu’na göre Enine boyuna kelimesinin anlamı 1. sıfat Gösterişli, iri yarı “Hulûsi Bey elli yaşlarında, enine boyuna bir adamdı.” – Haldun Taner 2. zarf Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu “Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz.” – Etem İzzet Benice Cümle içinde örnek doğru kullanımı “Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz.” – E. İ. Benice Diğer Nasıl Yazılır Kelimeleri İçin Tıklayınız Zıt Anlamlı Kelimeler İçin Tıklayınız Terimler Sözlüğü İçin Tıklayınız Atasözleri ve Anlamları İçin Tıklayınız Deyimlerin Anlamı ve Cümle İçinde Kullanımları İçin Tıklayınız Ebabil kuşu.EBREHE Ebcet hesabında otuz sayısının adı.LAM Ebedi,sonsuz.HALİT Ebegümecigillerden bir bitki.BAMYA Ebru sanatında,kırmızı boya elde etmekte kullanılan iyi cins bir toprak.GÜLBAHAR Eceabat’ın eski adı.MAYDOS Eczacılık. İSPENÇİYARİ Eczacılıkta kullanılan bir bitki,eşek kulağı.KARAKAFES Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki.KARAYA Eczacılıkta, parfümeride kullanılan ve çiçeklerden çıkarılan sarımtırak yağ. LANOLİN Edat. İLGEÇ Edebiyat yapıtlarını sinema,televizyon ve radyonun teknik olanaklarına uygun duruma getirmek.UYARLAMAK Edebiyat,müzik ve plastik sanatlarda geleneklere bağlı kalma eğilimi.AKADEMİZM Edebiyat-ı Cedide’ye tepki olarak 1910’da kurulan edebi topluluk. FECRİ ATİ Edebiyatta anlatımın konuyla bağdaşması,tutarlık.İNSİCAM Edebiyatta anlatışta düzgünlük ve açıklıkla birlikte amaca uygunluk.FESAHAT Edebiyatta bir şiiri yada şiir parçasını şakacı bir anlatıma çevirme.HEZEL Edebiyatta birden çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek,kötüsünü kastetmek.CİNAS Edebiyatta ve müzikte,kır hayatını ve törelerini anlatan eser.PASTORAL Edebiyatta,iki yada ikiden daha çok anlamı olan bir sözcüğü yaygın olmayan anlamlarını düşündürecek yolda kullanma sanatı.İHAM Edebiyatta,kişileştirilen varlıklara,hayali yaratıklara söz söyletme sanatı,dillendirme.İNTAK Edebiyatta,sözün düzgün ve tutarlı,birbirine bağlanarak söylenmesi.İNSİCAM Edepsiz,şamatacı.ŞEREMET Edepsiz,şirret.ZİLLİMAŞA Edipler. UDEBA Edirne ilinde bir dere.PRAVADİ Edirne yöresinde yaşayan Çingenelerin geleneksel bahar eğlencelerine verilen ad. KAKAVA Edirne yöresine özgü bir peynir tatlısı. BELMUS Edirne’de Meriç ırmağı deltasında bir göl.BÜCÜRMENE Edirne’nin Enez ilçesinde bir göl.LAMPARO Edirne’nin Enez ilçesinin antik adı. AİNOS Edmond Rostad’ın ünlü oyunu.CYRANO DE BERGERAC Sirano dö Berjerak Efe.ZEYBEK Efelek de denilen çok yıllık otsu bir bitki.. LABADA Efendisinin hizmetinden ayrılan ve serüvenler ardında ülkeyi baştan başa dolaşmaya koyulan samuray.RONİN Efes kentinin kurucusu. ANDROCLE Efes’te bir tapınak. SERAPİS Eflatun,beyaz, kokulu çiçekler açan bir ağaç.LEYLAK Efsane köpek.KITMİR Efsanelere göre içene ölümsüzlük sağlayan bir su.ABIHAYAT Efsanevi Argos kralı.AGAMEMNON Efsanevi bir kuş. SİMURG Eftalitler de denilen ve 5. yüzyılda güçlü bir devlet kuran eski Türk ulusu.AKHUNLAR Ege bölgesi kıyılarında,Edremit Körfezinin kuzeybatı ucunda,Ali bey Adası olarak da bilinen ada.CUNDA Ege bölgesinde bir dağ.YUNT Ege bölgesinde de yetişen ve antik çağlarda meşale olarak kullanılan,sarı çiçekli bir bitki.ATKASNAĞI Ege bölgesinde Güllük körfezi kıyısında antik bir kent. İASOS Ege bölgesinde körpe sapları sebze olarak kullanılan bir ot.ARAPSAÇI Ege bölgesinde taze sarı incire verilen ad. LAP Ege bölgesinde yetişen,özellikle iplere dizilip satılan bir çiçek.SELLUKA Ege bölgesindeki Yunt dağlarında yaşayan Yörük erkeklerinin giydiği bir çeşit ceket.ÇETİKE Ege bölgesine özgü zeybek türü bir halk oyunu.GERALİ FERAYİ Ege bölgesine özgü, küçük ama lezzetli bir karides cinsi. ÇİMÇİM Ege denizinde,Gökçeada İmroz batısında,Türkiye’nin batı ucunu oluşturan burnun adı.AVLAKA Ege denizinin eski adı. ADALAR DENİZİ Ege denizinin ilk çağlarda “eski deniz” anlamındaki adı. ARŞİPEL Ege kıyılarında,özellikle İzmir kentinde etkili yerel deniz meltemi. İMBAT Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişen,tohumları çok zehirli küçük bir ağaççık.ZİVİRCİK Ege ve Akdeniz de yaşayan eti lezzetli bir balık.BAKALYARO Ege ve Akdeniz kıyılarımızdaki küçük koylara verilen ad.BÜK Ege ve Akdeniz’de bulunan iri ve büyük bir karides cinsi.NİKA Ege ve Akdeniz’de de yaşayan yırtıcı bir balık.ÇATALKUYRUK Ege yöresinde körpe sürgünleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.TİLKİŞEN Ege yöresinde salatası yapılan lahana filizine verilen ad.CİBEZ Ege yöresine özgü, patlıcanla yapılan bir yemek. PABUCAKİ Ege yöresine özgü,et suyu ve unla yapılan bir çorba.LADURİ Egemenliğini tanıma.BİAT Eğerin altındaki belleme. YUNA Eğik olarak kesilmiş kenar. PAH ŞATAF Eğilim,yönelim.TANDANS.TREND Eğim ölçer. KLİNOMETRE EKLİMETRE Eğirmen,kirmen.İĞ Eğitim bilimi. PEDAGOJİ Eğlence,neşe,zevk.SAFA Eğlencelerde kullanılmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan,savrulduğunda çözülen,renkli kağıttan yapılmış ince ve uzun şerit. SERPANTİN Eğlenceli,hafif konulu,içinde bestesiz konuşmalar da bulunan sahne yapıtı.OPERET Eğrelti otu,aşk merdiveni. FUJER Eğreti dikiş. TEYEL Eğretileme,istiare.METAFOR Eğri kunduracı bıçağı.FALÇATA Eğri,yamuk.YILIK Eğrikoca, çamurcun” gibi adlar da verilen yabanıl bir ördek. ÇAKIRKANAT Eğrilmek için temizlenmiş ve taranmış yumak biçiminde yün.SÜMEK Eğrilmekte olan yün,keten gibi şeylerin tutturulduğu,bir ucu çatal değnek. ÖREKE Ehli. EVCİL Ejderha.DRAGON Ek çizgisi, bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm. YİV Ek olarak,altta.ZEYLEN Ek süre. MEHİL Ek vagon.FURGON Ek. LAHİKA Eker. MİBZER Ekilen biçilen tarlada işçileri idare eden kimseye halk dilinde verilen ad. EYNERCİ Ekim ayı.İLKTEŞRİN Ekin biçerken sıralanan işçi takımı. HON Ekin biçildikten sonra toprakta kalan köklü sap. ANIZ Ekin biçilirken saptan dökülerek ertesi yıl kendiliğinden çıkan seyrek ekin.ALAVAZDA Ekin ekme aygıtı.EKEK Ekin tarlalarında biten ve morumsu renkte çiçekler açan zararlı bir bitki.KARAMUK Ekinler için zararlı kır bitkisi.DEVEDİKENİ Ekinlerde başak.KELLE Ekinlere zararlı bir böcek.BAMBUL Ekip gereçleri. EKİPAJ Eklembacaklılardan taşlar altında yaşayan zehirli bir böcek.ÇİYAN Eklembacaklıların ve kabukluların örneğini oluşturan , dayanıklı ve esnek organik madde.KİTİN Eklemlerdeki ağrılı hastalık. ARTRİT Eklemleri inceleyen anatomi dalı.ARTROLOJİ Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark yada zincirle donatılmış kazı makinesi.EKSKAVATÖR KAZARATAR Eklentiler.MÜŞTEMİLAT Ekler’ e benzer bir tür pasta. PROFİTEROL Ekmek içi, ceviz, zeytinyağı, sarımsak ve sirke ile yapılan bir tür meze TARATOR Ekmek parçası, lokma. BANAK Ekmek yapmak için çeşitli tahılların yasaca gerekli karışım oranı. PAÇAL Ekmek,peynir doğranıp,üzer,ne et suyu dökülerek yapılan bir yemek türü.PAPARA Ekmek,yağ,tahin ve pekmezle yapılan yiyecek.YAĞIMCUR Ekmek.NAN Ekoizm.ALİTERASYON Ekolojide,bir canlının varlığını sürdürebildiği yaşama ortamının en küçük birimi. NİŞ Ekonomide değiş-tokuş,takas anlamında kullanılan sözcük.TROK Ekonomik alanda kendi kendine yeterli olmaya yönelen bir ülkenin rejimi.OTARSİ Ekonomik olayların açıklanmasında çok sayıda değişkeni göz önüne alarak ve karşılıklı bağıntılar kurarak, teorik çalışmaların deneylerle doğrulanmasını sağlayan matematiksel yöntem.EKONOMETRİ Eksen. MİHVER Eksik yanı olan,tamamlanmamış,kısa.GÜDÜK Eksik,noksan. NAKIS Eksiklik, kusur. NAKISA AĞMAN DEFEKT Eksiksiz olarak, bütünüyle. KAMİLEN Eksiksiz,kusursuz. HAZA Ekşimik.KESİK Ekvator Afrika’sında ve Güney Afrika’da yaşayan küçük antilop.GİB Ekvator bölgelerinde yetişen bir meyve ağacı. ANONA Ekvator bölgesindeki büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş,balta girmemiş ormanlara verilen ad.SELVA Ekvator Ginesi’nin başkenti.MANABO Ekvator kuşağındaki otsu bitkilerle kaplı çayırlara verilen ad. SAVANA Ekvator. EŞLEK Ekvator’un para birimi.SÜKRE Ekvator’un plaka işareti.EC Ekzama. MAYASIL Ekzotermik.ISIVEREN El alıştırma.MEŞK El ayası.RAHE El çırpmak.KARŞMAK El dokuması halılarda kullanılan tek atmalı düğüm biçimi.SİNE El dokuması yünden yapılan üst giyeceği. ABAYİ El ilanı.BROŞÜR El ile bir çeşit dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. KOPANAKİ El ile dokuma. PEMAS El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi.KANAVİÇEKANAVA El kürkü.MANŞON El tezgahında bez dokuyan kimse.ÇULHA El veya otomatik dokuma tezgahlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri,uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç.MEKİK El ya da baş ile yapılan işaret. İŞMAR El yazısı çok güzel olan sanatçı.HATTAT El yazması kitapların sonuna güveden koruyacağına inanılarak yazılan ve tılsımlı sayılan sözcük.KEBİKEÇ El yazması kuranlarda ayetlerin arasına konan kırmızı noktalar.SECAVENT El,göz,kaş ve yüzle yapılan hareket.İŞMAR El.DEST.YED Elazığ ilinde bir baraj.CİP Elazığ ve Diyarbakır yörelerine özgü,çökelekle yapılan bir tür gözleme.PATİLE Elazığ yöresinde yetiştirilen ve kaliteli bir kırmızı şarap veren üzüm cinsi.ÖKÜZGÖZÜ Elazığ yöresine özgü bir halk oyunu. AVREŞ Elazığ’ın Baskil ilçesinde,ilk tunç çağına tarihlenen bir höyük.İMİKUŞAĞI Elazığ’ın eski adı.ELAZİZ Elazığ’ın Sivrice ilçesinde,kayak merkezi olan dağ.HAZARBABA Elbise plesi.BÜZGÜ Elbise, çamaşır” anlamında eski sözcük. CAME Elbise,çamaşır ve örtü gibi şeylere süs olarak dikilen seyrek örgü,tentene.DANTEL Elbise,giyecek.GEYGİ Elbise.CAME Elbisede bir tür kol kesimi.JAPONE Elbiselerde kumaşların altına konulan ve beslemeye yarayan astar.FODRA Elçi atama onay yazısı AGREMAN Elçiliğe bağlı uzman. ATAŞE Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili olan görevli. KANÇILARYA Elçilik veya konsolosluklarda çalışan koruma memuru. KAVAS Elde edilen başarı,verim gücü.PERFORMANS Elde yada makinede işlenmiş süslü şerit. FİSTO Elde yün eğirmeye ve bükmeye yarayan ve ipliğin yumak halinde elde edilmesini sağlayan ağaçtan yapılmış bir tür iğ. KİRMAN KİRMEN Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.APLİKASYON Eldiven ve giysi yapımında kullanılan bir tür yumuşak deri. NAPA Ele başı. SERGERDE Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler. İRİNTİ Elek,kalbur.GIRBAL Elek. KALBUR Elektrik akım şiddeti temel birimi. yeğinlikAMPER Elektrik akımının şiddetini azaltıp çoğaltmaya yarayan araç. REOSTA Elektrik direnç birimi. OHM Elektrik geriliminde evre.FAZ Elektrik kutusu. BUAT Elektrik sıgası birimi. FARAD Elektrik ve ısı enerjisinin birlikte üretildiği teknoloji. KOJENERASYON Elektrikli bir mıknatısın manyetik alanıyla indüklenen elektrik üreteci. MANYETO Elektriksel kapasite.SIĞA Elektroensefalografi’nin kısaltması.EEG Elektrokardiyografiyi simgeleyen harfler.EKG Elektron,proton,nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri.PARTİKÜL Elektrondan ağır,protondan hafif bir atom cisimciği MEZON Elektroniğin egemen olduğu bir müzik türü.NEWAGE Elektronik fon transferinin kısaltması.EFT Eleman,unsur. ÖGE Elemanları belirli bir sıraya göre dizili bir kümedeki konum yada yer.RANK Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim,madde.MOLEKÜL Elemler. ALAM Eleştirel basım.EDİSYONKRİTİK Eli açık, cömert, yiğit. AKI KERİM KOÇAK Eli ya da ayağı sakat olan kimse. ÇOT ŞOT Elin ve özellikle tırnakların bakımı.MANİKÜR Elinden iş gelmeyen, beceriksiz ve ağır davranışlı kimseye halk arasında verilen ad. LONGUR Eline,ayağına çabuk,çevik,atik.ÇALAK Elle örülerek yapılan yassı halat.KALÇETE Elle sürülen, küçük çocuk arabası. PUSET Elle yapılan kalın,seyrek,gelişigüzel dikiş. OYULGAMAOYULGA Elleri soğuktan korumak için kullanılan astarlanmış kürk,el kürkü.MANŞON Ellerinde,parmaklarında hiçbir sakatlık olmamasına karşın ruhsal sebeplerle yazma melekesini yitirmek AGRAFİ. Elli iki kağıtlık iki deste ile ve iki kişi arasında oynanan bir iskambil oyunu.KRAPET Elli kağıtla oynanan bir iskambil oyunu.FİTİL Elli şiniklik tahıl ölçeği. MUT Elma armut gibi meyvelerin yenmeyen iç bölümü. EŞELEK Elmas,yakut gibi değerli taşlar,mücevher. CEVAHİR Elmas,zümrüt vs değerli taşların tartısında kullanılan 2 desigramlık ölçü birimi.KIRATKARAT Elmasın tıraş edilmiş yüzlerinden her biri. FAÇETA Elverişsiz durum,engel.HANDİKAP Elyafından ip ve çuval yapımında yararlanılan bir bitki türü.JÜT VEDİA Embriyon,rüşeym.OĞULCUK Emekçi topluluğu. PROLETARYA Emevilerin 8. yüzyılda Bizans’a karşı giriştikleri savaşlarda öne çıkmış Arap komutanı.BATTAL GAZİ Emiliano Zapata’nın devrim planı. AYALA Emir subayı.YAVER Emirler. EVAMİR Emirlik, beylik. EMARET Emme,soğurma. MAS Emmeç. ASPİRATÖR Emniyet yayı. SUSTA Emzikli şişe.BİBERON En az EKAL En azından, hiç olmazsa. LAAKAL En basit konularda bile karar verip harekete geçmeyi engelleyen, hastalık derecesinde ilerlemiş irade zayıflığı. ABULİ En beyaz.BEYZA En büyüğü yarım kiloyu aşmayan kılçıklı küçük balıklara verilen ad. ÇİTARİ En büyük temsilcisi Handel olan dinsel müzik formu.ORATORYO En büyük ustası Montaigne olan yazı türü. DENEME En büyük. EKBER AZAM.KÜBRAULU En cömert,en şerefli.EKREM En çok bağlarda görülen, asalak bir mantarın oluşturduğu bitki hastalığı. MİLDİYU En çok vadilerde,yamaçlarda bulunan kil ve kum karışımı,sarı renkli verimli balçık.LÖS En elverişli durum. OPTİMUM En eski jeolojik sistem.AZOİK En gelişmiş konuşma yeteneğine sahip papağan cinsi. JAKO En ince bulgur.DÜĞÜ En iri geyik. MUS En iyi,en üstün.ALİYYÜLALA En iyi,en yüce yer.SADR En iyi.DANİSKA En iyisi,en güzeli,en üstünü.FERİŞTAH En kalın sesli,yaylı bir çalgı türü.KONTRBAS En kısa zaman. AN En küçük boylu yarış yelkenlisi. KADET En küçük izci kuruluşu. OBA En küçük topçu birliği. BATARYA En parlak. ENVER En sinsi bir eza gibidir geçmeyen zaman.Yahya Kemal En son. HATEM En tiz erkek sesi. TENOR En uç,en son,aşırı. EKSTREM En uzun yol koşusu 42,195 m’lik. MARATON En ünlü iki Alman destanından biri.NİBELUNGEN En yüksek değer. KEMAL En,genişlik.ERB Encümen. YARKURULKOMİSYONALT KURUL Endonezya plakası. RI Endonezya, Malezya gibi ülkelerde hem erkek, hem kadın tarafından giyilen ve etek biçiminde sarınılan uzun kumaş parçası. SARONG Endonezya’da dolmuş olarak kullanılan üç tekerlekli araba.BEMO Endonezya’da düzenlenen geleneksel öküz yarışlarına verilen ad.KARAPAN Endonezya’da etkin bir yanardağ.MERAPİ Endonezya’da takımadalar. ARU Endonezya’da yakılarak açılmış tarlalarda yapılan göçebe tarımı.LADANG Endonezya’da yapılan ve karanfille kokulandırılan bir sigara türü.KRETEK Endonezya’da yaşayan ve mavi peri kuşu da denilen ötücü kuş. İRENA Endonezya’da yetişen bir karabiber türünün meyvelerine verilen ad. KEBABİYE Endonezya’nın Cava ve Bali adalarına özgü,vurmalı çalgılardan oluşan orkestra.GAMELAN Endonezya’nın para birimi. RUPİ.RUPİAH Endonezya’nın plakası.RI Endonezya’nın Sumatra adasında bir bölge. ACEH Endonezya’nın Sumatra adasında yaşayan Müslüman bir halk.AÇELER Endonezya’ya özgü bir gölge oyunu.VAYANG Endonezya’ya özgü,daha çok vurmalı çalgılarından oluşan orkestra.GAMELAN Endonezya’yı oluşturan adalardan biri. BALİ Endülüs Emevilerinde çeşitli saray ve harem hizmetlerinde görev yapan hadım edilmiş Slav kölelerine verilen ad. SEKALİBE Enerji. ERKE Engebeler,tümsekler,yüzey biçimleri.AVARIZ Engel,uymazlık, Engel. KET Engerek yılanı. EFİ Enine boyuna, her yönü ile. ARİZAMİK Enine,enlemesine. ARZANİ Enis Batur’un bir romanı. ELMA Enli çember.KASNAK Ensiz olarak dokunmuş parçaların yan yana eklenmesiyle oluşan nakışlı ince kilim. CİCİM Ensiz tahta.TİRİZ Epikurosçulara ve Stoacılara göre mutluluğun temeli olan mutlak ruh dinginliği.ATARAKSİYA Er bezi,testis.HUSYE Erbainden sonra gelen,31 Ocakta başlayan elli günlük kış dönemi. HAMSİN Erbezlerinin yangılanıp şişmesi. ORKİT Erdem ve meziyette birbiriyle yarışma.TEFAZÜL Erden çavuşa kadar olan askerlere verilen ad. ERAT Erendiz Atasü’nün bir öykü kitabı. UÇU Erganun.ORG Ergenlik çağına ulaşmamış erkek çocuk.SABİ Erginlik.RÜŞT Erik,kayısı gibi ağaçlardan sızan bir tür zamk. KEDİBALI Erik.ALU Erim. MENZİL Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde.DIŞIKCÜRUF Erime. ZEVEBAN Erimekte bulunan buzun sıcaklığı ile kaynar suyun buhar sıcaklığı arası seksene bölünerek derecelenmiş olan sıcak ölçer.REOMÜR Erimekte plan buzun sıcaklığını 32 santigrat derece,kaynar suyun buhar sıcaklığını 212 santigrat derece gösterebilecek biçimde derecelenmiş bulunan bir tür termometre.FAHRENHAYT Eristik.DİDİŞİM Erişim. MUVASALA Erişkin.KAHİL KAHYA Erişmiş. NAİL Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme.KARAMELA Eritre’nin başkenti.ASMARA Eritre’nin para birimi.NAKFA Eriyen elektrotla, karbondioksit koruması altında uygulanan ark kaynağı. MAG Eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan akasya,kitre,sütleğen gibi bazı ağaçların kabuklarından sızarak donan,renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte amorf madde. ZAMK Eriyik. MAHLUL Erkeğin eşi,zevce. REFİKA. AYALZEVCE Erkeğin toplumsal bakımdan kadına egemen olduğu ve bu nedenle efendilik ayrıcalıklarını hak ettiği düşüncesine dayanan ideoloji.MAŞİZM Erkek balığın tohumu.SÜT Erkek boyun atkısı. FULAR Erkek boz deveye yedi yaşından sonra verilen ad.LÖK Erkek cinsel organlarının işlevlerini,hastalıklarını inceleyen bilim dalı.ANDROLOJİ Erkek çocuk. KIZAN Erkek dans eşi. KAVALYE Erkek deve,iki hörgüçlü deve.BUĞRA Erkek doğum hekimi.LAVTA Erkek evlat,oğul.MAHDUM Erkek geyik. HONA Erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi.AŞIM Erkek hemşire,korkunç güzel örneklerinde olduğu gibi,birleşemeyecek ters kavramların bir araya getirilmesine verilen ad.OKSİMORON Erkek hindi. GURK Erkek için yürekli,yiğit anlamında.KOÇAK Erkek kardeş.DADAŞ Erkek keçi.ERKEÇ Erkek kümes hayvanlarının en iri ve yaşlı olanı. BABAÇ Erkek masajcı.MASÖR Erkek ördek. SUNA Erkek saçı biçiminde kesilmiş kadın saçı.ALAGARSON Erkek torun.HAFİT Erkek üreme organlarından ersuyu kanalının, kısırlaştırma ya da enfeksiyonu önleme amacıyla kesilmesi. VAZEKTOMİ Erkek ve dişinin birbirlerine karşı duydukları istek,şehvet.KÖSNÜ Erkek ya da dişi üreme hücresi. GAMET Erkek yardımcı.YAMAK Erkeklerde resmi,ciddi;kadınlarda öğleden sonra giyilen,özenli,süslü,aksesuarı tamam giyime verilen ad.ABİYE Erkeklerde yaş dönemi. ANDROPOZ Erkeklere ait özel konut. GARSONİYER Erkeklerin gece ziyafetlerinde,galalarda ve gece eğlencelerinde giydikleri önü açık,ceketi daha çok atlas yakalı bir giysi türü.SMOKİN Erkeklerin giydiği,genellikle keçeden,ucu sivri veya yüksek başlık.KÜLAH Erkekliği güçlü,çok eski bir Mısır tanrısı.MİN Erkekliğin ya da dişiliğin belirlenmesinde rol oynayan kromozom.ALOZOM Erkeklik organı. ZEKER Erkekte cinsel güçsüzlük.,puluçluk. ANANET Erken bunama. ŞİZOFRENİ Erken doğmuş bebek. PREMATÜRE Erken olgunlaşan ince kabuklu bir çeşit siyah üzüm.DİMNİT Ermeni asıllı Osmanlı tiyatro oyuncusu Aznif Hanım diye de bilinirdi.HRAÇYA Ermeni müziğine özgü, kavala benzer bir çalgı. DUDUK Ermeni saz şairlerine verilen ad. AŞUĞ Ermenistan’ın başkenti.ERİVAN Ermenistan’ın kendi dilindeki adı. HAYASTAN Ermenistan’ın para birimi.DRAM Ermiş,Kum ve Köpük,İnsanoğlu İsa,Sözler gibi yapıtları dilimize de çevrilmiş Lübnan asıllı ABD’li yazar ve şair.HALİL CİBRAN Erotik, şehevi KÖSNÜL Erozyon etkisiyle oluşmuş,yumuşak engebeli yeryüzü parçası,yontukdüz.PENEPLEN Erteleme. TECİL Erzak odası. KİLER Erzincan ve Tunceli yöresine özgü,sarımsaklı yoğurtla yapılan ve zerefet de denilen bir tür hamur yemeği.BABUKKO Erzincan yöresine özgü siyah üzüm cinsi.CİMİN Erzincan,Tunceli,Elazığ,Bingöl illerinde üretilen tanınmış bir tulum peyniri.ŞAVAK Erzincan’da bir kaplıca ve buradan çıkarılan tanınmış maden suyu. BÖGERT Erzincan’da ünlü bir şelale.GİRLEVİK Erzincan’ın bir ilçesi. İLİÇ Erzincan’ın Tercan ilçesinde kendi adını taşıyan kümbetiyle de tanınmış Saltuklu emiresi.MAMAHATUN Erzincan-Refahiye karayolunda bir dağ geçidi. SAKALTUTAN Erzurum ilinde bir göl ve çağlayan. TORTUM Erzurum ilinde,Türkiye’nin en yüksekten dökülen şelalesi.TORTUM Erzurum yöresinde “saya” törenine verilen ad. KALİK Erzurum yöresine özgü,yoğurt ve yarmayla yapılan çorba.DEN Erzurum’da Oltu ilçesine özgü, “yatık döner” de denilen bir tür kebap. CAĞ Erzurum’da ünlü bir medrese.YAKUTİYE Erzurum’daki çifte minareli medresenin bir başka adı.HATUNİYE Erzurum’un Pasinler ilçesinde bir kaplıca.ALİ PAŞA Erzurum’un Uzundere ilçesinde, ünlü bir Gürcü kilisesi. ÖŞKVANK Esas maddesi gümüş sülfür olan siyah bir minenin,gümüş bir levhanın önceden hazırlanmış bölümlerine kakılmasıyla gerçekleştirilen süsleme tekniği.SAVAT Esenlik dilemek. SELAM Eserin sonuç bölümü. EPİLOG Eshabı Kehf’de yedi uyuyanların köpeğinin adı. KITMİR Esinti,rüzgarın bir kere esmesi.NEFHA Esir çocuk. BEÇE Esirgeyici,merhametli.RAUF Esirler.ÜSERA Eski toplarda kullanılan mermi ve demir parçalarını taşıyan silindir biçiminde kap.ŞARAPNEL Eski dilde bir yazıya eklenen parça. ZEYİL Eski adı Seylan olan ülke. SRİLANKA Eski ağırlık ölçüsü okkanın dört yüzde biri. DİRHEM Eski Ahit’in altı değişik metnini bütünleştiren “Heksapla” adlı yapıtıyla ünlü, erken dönem Yunan kilisesinin en önemli ilahiyatçısı. ORİGENES Eski Asur kenti. NİNOVA Eski ayakkabı. KELİK Eski Babil başkentlerinden biri.LARSA Eski bez parçası,paçavra. ÇAPUT Eski biçimine çevirme. İRCA Eski bir ağırlık ölçüsü birimi. FARAK Eski bir ağırlık ölçüsü birimi.1283 gramlık. OKKA Eski bir ağırlık ölçüsü birimi.BATMAN Eski bir Avrupa kavmi.KELT Eski bir çalgı. MAR Eski bir fitilli tüfek. ALAYBOZAN Eski bir hacim ölçüsü. KA Eski bir Hindu tapınağı tipi.ASANA Eski bir Mısır tanrısı.PTAH Eski bir salon dansı. KADRİL Eski bir tahıl ağırlık ölçüsü. KİLE, SA Eski bir tüfek. KARABİNA Eski bir Türk çalgısı.IKLIĞ Eski bir Türkistan parası.KİPEK Eski bir uzunluk ölçüsü birimi 68 santimetreye eşit. ARŞIN Eski bir uzunluk ölçüsü.65 cm boyunda. ENDAZE Eski çağ Roma yapıtlarında bulunan tuhaf,gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu.GROTESK Eski çağlardan kalma eserleri tarih ve sanat bakımından inceleyen bilim dalı.ARKEOLOJİ Eski çağlardan kalma yapıt. ANTİKA Eski çağların en büyük hekimlerinden biri olan ve deneysel fizyolojinin kurucusu sayılan eski Yunanlı hekim. GALENOS Eski Çin felsefesinde,evrenin birliğini sağlayan düzen ilkesi.TAO Eski Çin kaynaklarında güreşe verilen ad.JİAO ÇU Eski dide dullar.ERAMİL Eski dilde surat,yüz. RU Eski dilde acıyan. RAİF Eski dilde adalet,doğruluk.ADL Eski dilde adet, tören. DEB Eski dilde ağırbaşlılık, vakar. VAK Eski dilde ağız. FEM Eski dilde ağız.DEHEN Eski dilde ağlatma. IBKA Eski dilde akıllı. LEBİBE Eski dilde aktar anlamında sözcük.ATTAR Eski dilde alametler, işaretler. ALAİM Eski dilde alın. NASİYE Eski dilde altın. ZER Eski dilde ameller, istekler. AMAL Eski dilde anahtar.MİFTAH Eski dilde anlama,kavrama,kavrayış.FEHİM Eski dilde anne. EM. ÜM.MADER Eski dilde Aralık ayı. BİRİNCİ KANUN İLK KANUN Eski dilde arka,sırt.ZAHR Eski dilde arkası sıra. DERADAP Eski dilde arkeoloji.ATİKİYAT Eski dilde asla,hiçbir zaman. EBEDA Eski dilde aslan. ŞİR ESED Eski dilde aslan.ESED Eski dilde asma,bağ kütüğü.REZ Eski dilde astrolog.NÜCUMİ Eski dilde aşçı.AŞPEZ Eski dilde aşiretler,oymaklar.AŞAİR Eski dilde at, beygir. ESB Eski dilde atasözü.DARBIMESEL Eski dilde ateşler. NİRAN Eski dilde atik,çevik.ÇALAK Eski dilde atlı haberci,postacı.ÇAPAR Eski dilde ayırıcı özellik. ŞİAR Eski dilde ayna. MİRAT Eski dilde ayrı sıkarak bağlama. ŞET Eski dilde aysberg. CUMUDİYE Eski dilde azı dişi. NAB Eski dilde baba Cet. EB Eski dilde bağırsaklar. EMA Eski dilde bağlı kılma,kısıtlama. TAKYİT Eski dilde balık. MAHİ Eski dilde balta. TEBER Eski dilde başhekim.SERTABİP Eski dilde bayağı insanlar. EDANİ Eski dilde bayrak,sancak.RAYET Eski dilde belediye . URAY Eski dilde belirti. NİŞANE Eski dilde bencillik.ENANİYET Eski dilde benzer,eş,aynı anlamında sözcük.NİD Eski dilde berber. PERUKAR Eski dilde berrak,duru.NAB Eski dilde beşte bir.PENÇİK Eski dilde beyaz şaraba verilen ad.ZERAB Eski dilde beyazlanma,ağarma anlamında sözcük.İBYİZAZ Eski dilde bırakma,salıverme.ITLAK Eski dilde biçimsel anlamında bir sözcük.SURİ Eski dilde bilgiçlik taslayan.MALUMATFURUŞ Eski dilde bilmeceler.ELGAZ Eski dilde bin sayısı.ELF Eski dilde bir şeyin geçmişi.SİBAK Eski dilde bir yazıya eklenen parça. ZEYİL Eski dilde bisiklete verilen ad.DERRACE Eski dilde bitiştirme,birleştirme,iki şeyi birbirine ekleme. İLSAK Eski dilde boy,endam. KAD Eski dilde boylam. TUL Eski dilde boynuzdan yapılan bir tür boru.NEFİR Eski dilde bozma,.feshetme. FEK Eski dilde böğürtlen.BÜK Eski dilde burun ucu. / Hayvanların burun ucu. KALAK Eski dilde burun.ENF Eski dilde bülbül. ANDELİB Eski dilde cam,kristal. MİNA Eski dilde cehennem. TAMU Eski dilde cehennem.NİRAN Eski dilde cıva. ABEK Eski dilde cömertlik,iyilikseverlik.SEMAHAT Eski dilde çekinme, razı olmama. İBA Eski dilde çekirge. MİK Eski dilde çeyrek. RUBU Eski dilde çizme. MUSE Eski dilde çocuklar.EFTAL Eski dilde çok bağışta bulunan. MİNAM Eski dilde çok konuşan,geveze anlamındaki sözcük.RAAD Eski dilde çok olma durumu, çokluk, bolluk. Kalabalık. KESRET Eski dilde çok sık kadın boşayan erkek. MITLAK Eski dilde çöl. TİH Eski dilde çukur.ÜKRE Eski dilde dağ eteği, çayırlık, çimenlik. RAG Eski dilde dağ kırlangıcına verilen ad.UVVAR Eski dilde dağ.CEBEL Eski dilde dağ.KUH Eski dilde daha doğru, en sağlam. ASAH Eski dilde damar. REG Eski dilde damla hastalığı.NIKRİS Eski dilde davul.TABL Eski dilde değme,dokunma. MES Eski dilde delip geçen,içe işleyen.NAFİZ Eski dilde demir. AHEN Eski dilde deri kalkan.DARAKA Eski dilde derin hale getirme. İKAR Eski dilde derinlik.UMK Eski dilde derinlikler. AMAK Eski dilde deve.ŞÜTÜR Eski dilde devirler,çağlar,zamanlar.EDVAR Eski dilde dışarı çıkarma,dışarı atma. ITRAH Eski dilde dilek.KAM Eski dilde dilenci. SAİL.GEDA Eski dilde dilsiz.EBKEM Eski dilde dinç, güçlü, kuvvetli. TÜVANA Eski dilde dinlenme,istirahat.AJ Eski dilde diyalektik.CEDEL Eski dilde doğuştan kör. NABİNA Eski dilde doku. NESİÇ Eski dilde dokumacılıkta,tüle benzer ince ve saydam bir kumaş.SAKANGUR Eski dilde dolum, dolma, doluluk. MELA Eski dilde dostlar, arkadaşlar. İHVAN Eski dilde doyurma.İŞBA Eski dilde dökme,akıtma.İRAKA Eski dilde dölleme,döllenme. İLKAH Eski dilde dönek.ALLAK Eski dilde dönence. MEDAR Eski dilde dördüncü.RABİA Eski dilde dörtte bir,çeyrek.RUBU Eski dilde dudak. LEB Eski dilde duruşma.MURAFAA Eski dilde duvar. DAR Eski dilde düğün yemeği./Saadet, mutluluk. URS URAS Eski dilde düşman . ADU Eski dilde düşmanlar, hasımlar. HUSUM Eski dilde eczacı.İSPENÇİYAR Eski dilde Ekim ayı. BİRİNCİ TEŞRİN Eski dilde ekmek. NAN Eski dilde el ustalığı.ZANAAT Eski dilde el.DEST Eski dilde elbise,çamaşır.CAME Eski dilde elma . SİB Eski dilde en azından., asgari. LAAKAL Eski dilde en sefiller,pek aşağı.ESFEL Eski dilde en sonra bulunan, sonuncu. HATEM Eski dilde en tatlı. AZEB Eski dilde engel,uymazlık.BEİS.HAİL Eski dilde enine, enlemesine. ARZANİ Eski dilde er, erkek. NER Eski dilde erik. ALU Eski dilde erkeğin kadını boşaması.TALAK Eski dilde erkek evlatlar.PÜSERAN Eski dilde erkekler. RİCAL Eski dilde eskiler anlamında sözcük.ATAİK Eski dilde estetik. BEDİA Eski dilde eş,zevce.REFİKA Eski dilde eşek . HAR Eski dilde eşik.ASİTANE Eski dilde et. LAHM Eski dilde etek. DAMEN Eski dilde eziyet,sıkıntı,azap.RENC Eski dilde faiz.RİBA Eski dilde fakat,ama,ancak anlamında sözcük.LİK Eski dilde feryat anlamında sözcük.AVL Eski dilde fiiller,eylemler anlamında sözcük. EFAL Eski dilde frengi hastalığına verilen ad.ATEŞEK Eski dilde gayri, başka. SİVA Eski dilde gazete. CERİDE Eski dilde gece. ŞEB LEYL Eski dilde geceler LEYAL Eski dilde geçip gitme, sona erme. MÜRUR Eski dilde gelin. Gelin,yeni evlenmiş kadın. ARUS Eski dilde gelin.ARUS Eski dilde gemi demiri.MİRSAT Eski dilde gemi. SEFİNE SABİHA KEŞTİ Eski dilde geometri.HENDESE Eski dilde gerdek. ARİS Eski dilde geri çeviren,reddeden. RAD Eski dilde geri döndürme,geri çevirme.REKS Eski dilde gidiş, gelip gitme. REFTİ REFT Eski dilde giyen,giyinmiş.LABİS Eski dilde giysi,giyecek.RUBA.LİBAS Eski dilde gizem.RAZ Eski dilde gökbilim,astronomi.FELEKİYAT Eski dilde gökkuşağı.TİRAJE Eski dilde gömlek. KOMİS Eski dilde görme.RÜYET Eski dilde gösterme.İRAE Eski dilde göz. AYN DİDE Eski dilde gözyaşı.EŞK Eski dilde güç, iktidar elde etme anlamında sözcük. NAMİYE Eski dilde güçsüz bırakma. İHAN Eski dilde gün.RUZ Eski dilde gün.YEVM Eski dilde günaha sokma,günah işletme.İSAM Eski dilde güneş yada ay tutulması. KESF Eski dilde güneş.ŞEMS Eski dilde günlük olayların yazıldığı defter. RUZNAME Eski dilde güreş. AFTAB Eski dilde gürültü. Savaş. VEGA Eski dilde güzel kokulu şey. ŞEMİME Eski dilde haberci,ulak. SAİ Eski dilde halkın İstanbul’daki yabancılara,özellikle Fransızlara verdiği ad.DİDON Eski dilde hasta.BİMAR Eski dilde hastalık , dert. DA Eski dilde hastalık.MARAZ Eski dilde hastalıklar.EMRAZ Eski dilde hazırlama,yerleştirme.TABİYE Eski dilde herhangi bir şeyin küçük parçası.ŞİRZİME Eski dilde hesap defteri.. ABAR Eski dilde hesap, tahmin, istatistik. Araştırma, inceleme. AMAR Eski dilde hevesler, istekler. EHVA Eski dilde hiddet, öfke, kızgınlık. KAKINÇ Eski dilde hokkabazlık, el çabukluğu. ŞABEZE Eski dilde hor görülen,aşağılanmış olan.AHKAR Eski dilde horoz.DİK Eski dilde hükümetin,hazinenin malı olan,beylik.MİRİ Eski dilde ılgın ağacı. AC Eski dilde ibadet etme.TAAT Eski dilde ibadet.KUNUT Eski dilde iç,öz,asıl,merkez.SAMİM Eski dilde içi taşla örülü kuyuya verilen ad.RES Eski dilde idare etmek., temize çıkarmak. ABRAMAK Eski dilde ihtiyarlık. ŞEYB Eski dilde ikiz anlamında sözcük.TEVEM Eski dilde İkizler burcu.CEVZA Eski dilde iklimler.EKALİM Eski dilde ilkbahar.NEVBAHAR Eski dilde inciler.ENACİL Eski dilde insanlar, kimseler. KESAN Eski dilde integral. TAMAMİ Eski dilde intikam. SAR Eski dilde it üzümü.BAREC Eski dilde iyi cins at. SAFİN Eski dilde kadın. ZEN Eski dilde kadınca,kadın gibi.ZENANE Eski dilde kadınlar, kızlar. İNAS Eski dilde kahramanlar, yiğitler. ASÜD Eski dilde kale hendeği. UR Eski dilde kalıba dökme.İSAGA Eski dilde kalın kafalı.GABİ Eski dilde kalın sopa,değnek.MATRAK Eski dilde kamış. NAY Eski dilde kan pıhtısı. ALAK Eski dilde kan. DEM.HUN Eski dilde kanat.BAL Eski dilde kansere verilen ad.AKİLE Eski dilde kapı önü,eşik.ASİTAN Eski dilde kaplan.BEBİR Eski dilde karanlık.ZULMET Eski dilde karınca. MUR Eski dilde karında su biriktirme hastalığı. AMAR Eski dilde kartal takım yıldızının adı.UKAB Eski dilde Kasım ayı. İKİNCİ TEŞRİNSONTEŞRİN Eski dilde kaş. EBRU Eski dilde katıksız,saf.RAİK Eski dilde kaz. BAT Eski dilde kazalar,belalar.AVARIZ Eski dilde kemik. AZM Eski dilde kent,şehir. ŞAR Eski dilde kesin bilgi,sağlam kanıt.İKANİ Eski dilde kılıç. TİG .SEYF Eski dilde kırmızı renkli olan. LALİN Eski dilde kilise çanı.NAKUS Eski dilde kimse. KİMESNE Eski dilde kimseler, insanlar. KESAN Eski dilde kip.SIYGA Eski dilde kirpikler.MÜJGAN Eski dilde koku. BU Eski dilde kolay. ASAN Eski dilde konsolos.ŞEHBENDER Eski dilde korkan, ürkek. REMENDE Eski dilde korku,heyecan.REV BİM Eski dilde kovma. İBAD Eski dilde kök tutmuş,köklenmiş.RİŞEGİR Eski dilde köle,kul anlamında bir sözcük.RAKABE Eski dilde köpek. SEG SEK Eski dilde körpelik,tazelik. TARAVET Eski dilde kötü iş yapma,kötülük etme.İRTİKAP Eski dilde kötülükçü,fesat kimse. ŞERİR Eski dilde köyle ilgili,köylü. RUSTAİ Eski dilde kucak.AGUŞ Eski dilde kumaş. KALA Eski dilde kural dışı,uyumsuz.ŞAZ Eski dilde kurban bayramı. ADHA Eski dilde kuş gagası. NUL Eski dilde kuşluk vakti. ÇAŞT Eski dilde kuvvetler,güçler.KUVA Eski dilde küçük mızrak. NİZEK Eski dilde lanet sözü. LAN Eski dilde mektup, mesaj ulaştırma. BELAĞ Eski dilde mermer.RUHAM Eski dilde mezarlar,kabirler.MEDAFİN Eski dilde mimaride yapıları örten süslü çatı ve saçaklar.ARASTAK Eski dilde mizah sanatı.MÜZAHE Eski dilde mum, balmumu. ŞEM Eski dilde mutlu etme, mutluluk verme. İSAD Eski dilde mühür. Yüzük gibi parmağa takılan mühür. HATEM Eski dilde müjde, müjdeli haber. SAVA Eski dilde Müneccimlerce insanın doğduğu andan başlayarak,yaşamındaki uğursuz anların hesaplanması. ASİTAN Eski dilde mürettebat.TAİFE Eski dilde narin, ince, dokunaklı, hassas. Merhametli, çok acıyan. Yufka yürekli, açıyan. İslam hukukunda Köle. RAKİK Eski dilde nevale,azık. TUŞE Eski dilde Ocak ayı. İKİNCİ KANUNKANUNUSANİ Eski dilde odun,ağaç. UÇARI Eski dilde oğul,evlat.İBN Eski dilde ok atıcı,okçu.KEMANKEŞ Eski dilde ok.. TİR Eski dilde Oklar. NİBAL Eski dilde on sayısı.AŞR Eski dilde onarma.REM Eski dilde ondalık.AŞARİ Eski dilde onluklar.AŞERAT Eski dilde orak.DAS Eski dilde otlar. ERA Eski dilde oturan, oturmuş anlamında birleşik sözcükler oluşturan sözcük. NİŞİN Eski dilde öç,intikam.SAR Eski dilde öd kesesi.MERARE Eski dilde öfke.RİS Eski dilde öğrenci.ŞAKİRT.TİLMİZ Eski dilde öğüt,nasihat. MEVİZE NUSH Eski dilde ömürler, hayatlar, yaşlar. AMAR Eski dilde önce davranma.TAKADDÜM Eski dilde öncü.TALİA Eski dilde örtme, gizleme. SETR Eski dilde örtüler,zarlar anlamında sözcük.AGŞİYE Eski dilde örümcek. ANKEBUT Eski dilde özdeyiş.KELAMIKİBAR Eski dilde özgürlük yanlısı olanlar. AHRAR Eski dilde papağan. TUTİ Eski dilde parlaklık,göz alıcılık.REVNAK Eski dilde parlama.LEM Eski dilde parlayan,parlak.ŞARIK Eski dilde peçe,yaşmak. LİSAM Eski dilde pek az., çok aşağı. EDNA Eski dilde pirinç. ERZ Eski dilde rüzgar, esinti. RİH Eski dilde saf,arı,katıksız anlamında sözcük.NAB Eski dilde sağır. ASAM Eski dilde salya.RİK Eski dilde sanık. MAZNUN Eski dilde satın alma.İŞTİRA Eski dilde satrançtaki vezir taşı. ASAF Eski dilde satrançtaki vezir. FERZ Eski dilde sefil, pek aşağı. EZFEL Eski dilde sermaye,kapital.RESULMAL Eski dilde sevinçli,neşeli.ŞADAN Eski dilde sıcak suda haşlama. NAK Eski dilde sıcaklık,hararet.TEB Eski dilde sığır çobanı. RAİ Eski dilde sıhhi. ZENİ Eski dilde sıkıntı verici.MUKASSİ Eski dilde siyah kan damarı,toplardamar.VERİT Eski dilde sol taraf.YESAR Eski dilde soluk,nefes.DEM Eski dilde sorgu yargıcı. MÜSTANTİK Eski dilde soylular,aristokrasi.ZADEGAN Eski dilde sövme,sövgü. ŞETİM Eski dilde su yosunları. ÜSNİYE Eski dilde su.. AB MA Eski dilde suda yüzme.SİBAHAT Eski dilde sultanlar.SELATİN Eski dilde sundurma.REVAK Eski dilde surat, yüz. RU Eski dilde sülük. ALAK Eski dilde sünnet etme.HİTAN Eski dilde süreç.VETİRE Eski dilde süs. ZİVER Eski dilde şairler.ŞUARA Eski dilde şarap.. HAMR.MÜLNUŞDARU Eski dilde şehir.ŞAR Eski dilde şehvet,cinsel birleşme anlamında sözcük.BAH Eski dilde şehvet.BAH Eski dilde şiddetli ceza,ibret.NEKAL Eski dilde şiirler.EŞAR Eski dilde şişme, kabarma. AMASA Eski dilde şöhret, ün. NENG Eski dilde şüpheci, kuruntulu kimse için kullanılan sözcük. MERAKİ Eski dilde şüphecilik felsefede. İNADİYE Eski dilde tabi olanlar.TEBE Eski dilde taç. İKLİL Eski dilde taçlar. TİC Eski dilde tahtlar. ERAİK Eski dilde takım,çeşit.MAKULE Eski dilde tanrılık vasfı,tanrısallık.ULUHİYET Eski dilde tarak. ŞANE Eski dilde tasarlama.TASMİM Eski dilde taş. SENG Eski dilde taşları parçalamakta kullanılan büyük çekiç.MİTİN Eski dilde terim.ISTILAH Eski dilde ticaret.TECİM Eski dilde titreyiş, titreme. RAŞE Eski dilde toplama. İCMA Eski dilde toz,toprak.GUBAR Eski dilde trigonometri.MÜSELLESAT Eski dilde tuğgeneral. MİRLİVA Eski dilde tuz. NEMEK Eski dilde Türkler anlamında sözcük. ETRAK Eski dilde uğursuzluk. HUSUM Eski dilde unutma.NİSYAN Eski dilde uyunacak yer,yatak odası.MENAM Eski dilde uyurgezer. SAİFFİLMENAM Eski dilde uzaklık, ara. KAB Eski dilde ülser.KARHA Eski dilde üzengi. RİKAB Eski dilde üzerine yazı yazılmış kağıda veya mektuba verilen ad.RAKİME Eski dilde üzüm. İNEB Eski dilde üzüntü, kaygı, HEM Eski dilde vergi toplama . CİBAYET Eski dilde vurmak.URMAK Eski dilde yabancı.BİGANE Eski dilde yağmur,sağanak.BARİS Eski dilde yağmur.MATAR Eski dilde yakın,az aralıklı olan.KARİN Eski dilde yalan.ENİSAN Eski dilde yanak.İZAR Eski dilde yara. KARHA Eski dilde yara.ZAHM Eski dilde yaradılış.FITR Eski dilde yardım. NASR Eski dilde yarım arşın veya 30,5 cm uzunluğundaki ölçü Eski dilde yasaklayan, engel olan. NAHİ Eski dilde yaş,nemli.RATİP Eski dilde yazı dizisi.TEFRİKA Eski dilde yedi sayısı. Eski dilde yemin etme. İLA Eski dilde Yengeç Burcu. SERETAN Eski dilde yeni anlamında bir sözcük. CEDİT Eski dilde yıl. AM Eski dilde yılan. MAR Eski dilde yıldırım. BARİKA Eski dilde yıldız.SİTARE Eski dilde yıldızların belli bir zamandaki yerlerini,durumlarını gösterir çizelge. ZAYİÇE Eski dilde yırtma. ÇAK Eski dilde yiğitler, kahramanlar. ASÜD Eski dilde yiyecek ve içecek şeyleri veren anlamında sözcük. RAZİK Eski dilde yumuşaklık,gevşeklik.NERMİ Eski dilde yumuşaklık. NERM Eski dilde yuva.LANE Eski dilde yuvar.KÜREVYE Eski dilde yüz örtüsü,peçe.NİKAB Eski dilde yüzyıl. ASR Eski dilde zalimler, zulmedenler. ZALEME Eski dilde zaman, vakit. ADAR Eski dilde zaman.EYN Eski dilde zarif giyinen kimse. TİRENDAZ Eski dilde zor.TENG Eski dilde zorluk, güçlük. Darlık, sıkıntı. Zor iş. Tıp. USRETUSR Eski dilde,yenirce denilen yaraya verilen ad.AKİLE Eski Doğu’da ve Bizans’ta hükümdarlık simgesi olan tören başlığı.TİARA Eski el yazılarını okuma bilgisi. PALEOGRAFİ Eski eşya pazarı.BİTPAZARI Eski eşya.PILIPIRTI Eski Fars’ların,Medlerin ve Asurluların kullandığı yazı.ÇİVİYAZISI Eski Filistin ülkesine verilen ad.KENAN Eski haline getirme.İRCA Eski Hindistan’ın en ünlü hükümdarlarından biri.AŞOKA Eski hukukta rüşvet verenle alan arasında aracılık edene verilen ad. RAİŞ Eski İran dininde aşk ve bereket tanrısı. ANAHİTA Eski İran inanışında karanlık ve kötülük tanrısı. EHRİMEN Eski İran’da hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren önü sütunlu saraylarına verilen ad.APADANA Eski İran’da kullanılan Zerdüşt takviminde yılın sekizinci ayı. ABAN Eski İskandinav mitolojisinde baş tanrı. ODİN Eski İskandinav mitolojisinde evrenin yaradılışında oluşan ilk canlı. YMİR Eski İskandinav mitolojisinde okyanus tanrısı.AEGİR Eski İstanbul evlerinde çatının döşemesi tahta üstü çinko çatılı bölümü.TAHTABOŞ Eski İzlanda edebiyatı örneklerinin yer aldığı yapıt. EDDA Eski Japon bozuk parası. RİN Eski Japon uzunluk ölçüsü.Rİ Eski Japonya’da soylular sınıfı İO Eski Japonya’da tüccar sınıfı . CHONİN Eski Kıbrıs’ın kuvvet tanrısı. BES Eski kitap alıp satan kimse.SAHAF Eski kitap alıp satan.SAHAF Eski kitap ciltlerinde bir yanından alt kapağın dış kenarındaki sertaba bağlı,öbür yanı üçgen biçiminde olan parça.MIKLEB Eski konaklarda harem ile selamlık arasındaki daire. MABEYİN Eski kültür ve sanat yapıtlarını yakıp yıkan, bunların değerini bilmeyen kimse ya da topluluk.VANDAL Eski Mezdeki dinine bağlı Perslerin ayinlerde kullandıkları,bazılarının yalancı altın mantarı gibi sanrı yaratıcı bir mantar sandığı bitki. HAOMA Eski Mezopotamya halklarının ay tanrısı.ENZU Eski Mezopotamya halklarının deniz tanrıçası. TİAMAT Eski Mezopotamya halklarının en önemli bayramı.AKİTU Eski Mezopotamya halklarının en tanınmış tanrıçası. İŞTAR Eski Mezopotamya halklarının gök tanrısı. ANU Eski Mezopotamya halklarının koruyucu tanrısı.MARDUK Eski Mezopotamya halklarının yazı ve bilgelik tanrısı. NABU Eski Mısır dininde KA ve AH ile birlikte ruhun başlıca görünümlerinden biri.BA Eski Mısır dininde bir tanrı. SERAPİS Eski Mısır dininde evreni ve her şeyi yaratan tanrı.PTAH Eski Mısır dininde güneşin ve yaratıcı tanrının görünümlerinden biri. ATUM Eski Mısır inanışında ana tanrıça. İSİS Eski mısır inanışında gök tanrıçası.NUT Eski Mısır tanrılarının asası. UAS Eski Mısır valilerine verilen ad.HİDİV Eski Mısır ve Yunan kültürlerinde önemli bir yeri olan insan başlı aslan gövdeli mitolojik yaratık.SFENKS Eski Mısır ve Yunan’da dikilmiş yekpare bir taştan oluşan anıt.STEL Eski Mısır’da bereket ve hasat,üreme ve doğurganlık tanrısı. MİN Eski Mısır’da doğan güneş tanrısı.İHİ Eski Mısır’da güneş kursu olarak betimlenen güneş tanrısı. ATON Eski Mısır’da güneş tanrısı. AMON Eski Mısır’da kişinin muska gibi kullandığı atalarından kalma küçük vücut parçası.AMULET Eski Mısır’da korkunç görünümlü bir cüce olarak betimlenen tanrı.BES Eski Mısır’da ölüler ülkesine verilen ad.İALU Eski Mısır’da ölülerin koruyucu tanrısı. OSİRİS Eski Mısır’da savaşçıların ve silahların tanrıçası.ANAT Eski Mısır’da su aygırı avcısı olarak betimlenen tanrı. ONURİS Eski Mısır’da şehir devletlerine verilen ad.NOM Eski Mısır’da taşımacılıkta kullanılan bir tür tekne. BARİ Eski Mısır’da üretici güç. KA Eski Mısır’da,18. hanedandan dört firavunun ismi AMENOFİS Eski Mısır’ın en büyük piramitlerinden biri. MİKERİNOS Eski Mısır’ın en parlak dönemindeki başkenti. TEB Eski Mısır’ın ölüler tanrısı.ANUBİS Eski Mısırlıların,Asya’nın Mısır’a yakın bölgelerinde yaşayan Sami kavimlerine verdikleri ad.AAMU Eski mimarlıkta yapıları örten süslü çatı ve saçaklar.ARASTAK Eski Ortadoğu halklarının bereket tanrısı. BAAL Eski Roma evlerinin ortasında,evin bütün bölümlerinin açıldığı avlu.ATRİUM Eski Roma’da artık emeklilik hakkını elde etmiş olan asker.VETERANUS Eski Roma’da ayrıcalıklı Particiler dışında kalan yurttaşlara verilen ad.PLEBLER Eski Roma’da kullanılan bronz bir para birimi.SEMİS Eski Roma’da soyluların oluşturduğu siyasal parti.NOBİLİTAS Eski Roma’da ticaretle uğraşan zanaatkar sınıf.PLEB Eski Roma’da vahşi hayvan ve av tanrıçası.DİANA Eski Roma’da,bir sirk içinde küçük çapta deniz savaşları yapılmak üzere kazılmış büyük havuz.NOMAHYA Eski Romalılar zamanında,Roma’da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan.FORUM Eski Romalıların ulusal giysisi olan geniş ve uzun harmani. TOGA Eski Rus kentlerinin tahkim edilmiş orta mahallesine verilen ad. KREMLİN Eski Rusya’da gönüllü emekçiler birliği.ARTEL Eski salon danslarından biri ve bu dansın müziği.KADRİL Eski Sparta’da halk meclisi.APELLA Eski Sümer su tanrısı. EA Eski şairlerin kasidelerinde övdükleri kişilerden aldıkları bahşiş.CAİZE Eski tekkelerde dervişlerin yalnızca ibadet etmek ve çile doldurmak için kapandıkları ,saraylarda ise girilmesi yasak olan oda.HALVETHANE Eski toplarda kullanılan mermi ve demir parçalarını taşıyan silindir biçiminde kap. ŞARAPNEL Eski Türk çalgılarından biri. MUGNİ Eski Türk devletlerinde , özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi yada bağımsız bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. ATABEK Eski Türk devletlerinde yolları koruyup gözeten görevlilere verilen ad.YASAVUL Eski Türk gelenek ,görenek,töre ve hayatına uygun,alafranga karşıtı. ALATURKA Eski Türk güreşlerinden biri. ABA Eski Türk sanatında kağıt oymacılığına verilen ad.KAAT Eski Türkçede rüşvet anlamında kullanılan sözcük. ORUNÇ Eski Türkçede rüşvete verilen ad.ORUNÇ Eski Türklerde at, köpek, keçi gibi evcil hayvanların mumyalarına verilen ad. KİP Eski Türklerde atasözü, tez. SAV Eski Türklerde bazı heykellere verilen ad. AĞALMATA Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğul. TEKİN Eski Türklerde büyük davula ve davul tokmağına verilen ad. BARABAN Eski Türklerde çocukları koruyan tanrıça. UMAY Eski Türklerde deniz tanrıçası. AKANA Eski Türklerde doğaüstü güçlerle doğrudan iletişim kurma yeteneği olduğuna inanılan din adamı.ŞAMAN Eski Türklerde doğum tanrıçası.AYZIT Eski Türklerde gök tanrısı. ÜLGEN Eski Türklerde hanlardan yada beylerden biri öldüğünde mezarı üzerine serilen ve daha sonra yoksullara dağıtılan kumaş.EŞKE Eski Türklerde hükümdarlara ve hükümdar ailesi mensuplarına verilen unvan.İLİG Eski Türklerde kullanılan bir unvan.TİGİN Eski Türklerde kutsal sayılan hekim. ATASAGUN Eski Türklerde mezarların üzerine anıt olarak dikilen taşlar.BALBAL Eski Türklerde ordu müfettişlerine verilen ad. YASAVUL Eski Türklerde ölen bir kişinin ardından yazılan şiir türü.SAĞU Eski Türklerde ölmüş ataların tapılan suret ve heykellerine,toteme verilen ad. ABAK Eski Türklerde ölüler için yapılan tören. YOĞ YUĞ Eski Türklerde soylular sınıfı.AKSÜYEK Eski Türklerde şamanın hastaları iyileştirmek için okuduğu dualara verilen ad.ARPAĞ Eski Türklerde Tanrı. OĞAN Eski Türklerde toplumsal bölüşümü düzenleyen sistem veya hukuk.ÜLÜŞ Eski Türklerde toteme verilen ad.ABAK Eski Türklerde tufan tanrısı. CAYIK Eski Türklerde ve Moğollarda hakanın seçme muhafızlarına verilen ad.NÖKER Eski Türklerde yağmur yağdırıp yel estirdiğine inanılan büyü taşı.YADA Eski Türklerde yer altı tanrısı. ERLİKHAN Eski Türklerde yeraltındaki büyük denizde yaşadığına inanılan efsanevi yaratık.APRA Eski Türklerin dini. ŞAMANİZM Eski Türklerin inanışında su perisi.İLAYDA Eski Türklerin savaşa giderken taşıdıkları ipek yada yaban sığırı kuyruğundan tuğ.BEÇKEM Eski ve usta gemici. ÇAÇA Eski vezir konaklarında bir kısım müstahdeme verilen ad.ZOBU Eski Yahudi.İBRANİ Eski Yahudilere verilen ad.İBRANİ Eski yazıları inceleyen bilim dalı.PALEOGRAFİ Eski Yunan mitolojisinde Medusa’nın kanından doğma kanatlı at. PEGASOS Eski Yunan müziğinde eşit olmayan iki ses arasında kulakla seçilebilecek en küçük aralık.KOMA Eski Yunan da Dionysos şerefine düzenlenen ve komedinin doğmasına neden olan şenliklere verilen ad.KOMOS Eski Yunan dininde toprak ve bereket tanrıçası.DEMETER Eski Yunan fabl’larını derlediğine inanılan,ama gerçekte yaşamadığı hemen hemen kesin olan yazara geleneksel olarak verilen ad.EZOP AİSOPOS Eski Yunan felsefesinde bölünmez birlik. MONAT Eski Yunan kentlerinde pazar yeri,antik kent ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. AGORA Eski Yunan mitolojisinde kötülük tanrıçası.ATE Eski Yunan mitolojisinde öbür dünyanın en karanlık bölümü. EREBOS Eski Yunan mitolojisinde,Apollon ve Artemis’in annesi olan,Titanların kızı . LETO Eski Yunan mitolojisinde,Artemis tarafından öldürülen ve takım yıldıza dönüştürülen,Poseidon’un oğlu olan dev avcı.ORİON Eski Yunan mitolojisinde,geçen yolculara bir takım bilmeceler sorarak bilmeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık.SFENKS Eski Yunan mitolojisinde,Oidipus’un hem annesi,hem karısı olan kadın. İOKASTE Eski Yunan sanatında,ayakta duran genç ve çıplak erkek heykeli.KUROS Eski Yunan tiyatrolarında sahneye verilen ad. SKENE Eski Yunan ve Roma sanatından,edebiyatından kaynaklanan 17. yüzyılda Fransa’da yayılan bir sanat ve edebiyat akımı.KLASİSİZM Eski Yunan ve Roma’da hekimlik tanrısı. ASKLEPİON. ASKLEPİOS Eski Yunan ve Roma’da parfüm ve benzeri değerli sıvıların içine konulduğu küresel dipli silindirik küçük şişe.ALABASTRON Eski Yunan’da büyük olasılıkla Anadolu’nun güneybatısındaki Konya’dan türeyen tanrıça.HEKATE Eski Yunan’da eşit olmayan iki ses arasında kulakla seçilen en küçük aralık. KOMA Eski Yunan’da koşu,uzun atlama,cirit atma,disk atma ve güreşi kapsayan atletizm yarışması.PENTATLON Eski Yunan’da müzisyenlerin konser verdiği basamaklı yer.ODEON Eski Yunan’da,kent devleti polis dışında kalan taşra bölgesi yada köy.DEMOS Eski Yunanda lir çalıp şiirlerini söyleyen şair.AED Eski Yunanistan’da tapınaklarda yer alan ve üzerine sungular konan masa. ABAK Eski Yunanistan’da,içinde genellikle çeşitli binalar ve bağışlarla çevrili bir tapınağın da yer aldığı kutsal alan.HİERON Eski Yunanlı,Grek.HELEN Eski Yunanlılarda,belli bir biçimi ve karakteri olan müzik yapıtı.NOMOS Eski Yunanlılarda,özellikle Makedonya piyadelerinin çekirdeğini oluşturan mızraklı alay.FALANJ Eski Yunanlıların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. DİTİRAMP Eski Yunan-Roma dininde,toprağın ve ürünün bereketini simgeleyen doğa tanrısı.DİONYSOS Eski zamandan kalan,arkaik.ESKİL Eski zamanla ilgili. ATİK Eski, ezeli. KADİM Eski, seki, eksi” örneğinde olduğu gibi, bir sözcük içindeki seslerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcüğe verilen ad. ANAGRAM Eskiden şairlerin kasidelerinde övgüsünü yaptıkları kişilerden aldıkları para yada armağan.CAİZE Eskiden “arkeoloji” anlamında kullanılan sözcük. ATİKİYAT Eskiden “Pastoral” anlamında kullanılan sözcük. RAİYE Eskiden 1283 gram ya da 400 dirhem ağırlığındaki ölçü birimi; okka. KIYYE Eskiden adet, tören. DEB Eskiden ağır cezalıların ayaklarına takılan kalın zincir.PRANGA Eskiden akıl hastalarına bakmakla yükümlü gardiyan,hademe.GÜLLABİCİGÜLLABİ Eskiden albay. MİRALAY Eskiden Alman ordusunda kullanılmış bir tür tabanca.PARABELLUM Eskiden Anadolu beyliklerinde donanma hizmetlerinde görevlendirilen asker. AZEB Eskiden Aralık ayına verilen ad. İLKKANUN Eskiden Arapların Recep ayında kestikleri kurban. ATİRE Eskiden askerlerin aldıkları üç aylık maaşın Şevval,Zilkade ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. LEZEZ Eskiden Avrupa’da kentler arasında yolcu taşımakta kullanılan kapalı ve dört tekerlekli at arabası.DİLİJANS Eskiden Avrupa’da yayılmış olan mobilya,giyim vs üslubu.AMPİR Eskiden Avrupa’ya verilen bir ad.FRENGİSTAN Eskiden avukata verilen ad. MUHAMİ MAHAMAT Eskiden aynı adı taşıyan ottan,bugün ise yapay yollarla elde edilen,mavi renkli,sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya.ÇİVİT Eskiden Bağdat, Isfahan ve Almeria’da dokunan ipekli kumaş. ATABİ Eskiden bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü.MAHRAMA Eskiden beli ince göstermek için kadınların kalça üzerine bağladıkları yastık.UHDUME Eskiden beyaz sandal,sümbül kökü,kırmızı gül,turunç ve iğde çiçekleri gibi kokulu maddelerin miskle karıştırılıp dövülmesinden yapılan güzel koku.ABİR Eskiden bezek işlerinde kullanılan bir tür sedef. ARUSEK Eskiden bir dairenin dışarıdaki ayak işlerine bakan kimse.ÇUHADAR Eskiden bir gazetenin geçici olarak kapatıldığını bildiren resmi yazı. TATİLNAME Eskiden birçok hastalığın tedavisinde kullanılan, macun kıvamında ilaç. TİRYAK Eskiden Bulgar krallarına verilen unvan. GAR Eskiden büyük cüzdan; Kağıt ve belgeleri saklamak için yapılmış dosya ya da mukavva kap; Evrak çantası. CİLBEND Eskiden büyük makamdaki kişileri hoş sözlerle, fıkra ve öykülerle eğlendiren kimse. NEDİM Eskiden cüzamlı hastaların konulduğu yere verilen ad. MİSKİNLER TEKKESİ Eskiden çarşılarda aynı alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.ARASTA Eskiden ders çalışma masası. RAHLE Eskiden dervişlerin giydikleri tiftikten yapılmış ince külah.ARAKIYE Eskiden dervişlerin oturduğu yer,tekke.DERGAH Eskiden Devlet dairelerine gelen mektupların üzerine konan kayıt işareti. AMED Eskiden Dicle ve Fırat nehirlerinde kullanılan yelkenli tekne.KAR Eskiden din işleriyle uğraşan hocalar sınıfına verilen ad.İLMİYE Eskiden dokunan bir tür kalın ve pamuklu bez.REVENDÜK Eskiden Ege Denizi’nde kullanılan narin yapılı bir tekne. PIRAÇİRE Eskiden el yazması kitaplara yapılan suluboya resim.MİNYATÜR Eskiden esnafların gelirlerini toplayıp satan kimse.KESEDAR Eskiden fıkıh ve şeriat işleriyle uğraşan hocalar sınıfı ve bu kişilerin mesleği.İLMİYE Eskiden Filistin topraklarına verilen ad.KENAN Eskiden Fransa’da kullanılan 52 ar değerinde olan yer ölçüsü.AKR Eskiden frengi hastalığına verilen ad.ATEŞEK Eskiden gemi demirlerini kaldırmada kullanılan zincir donanımı. KAVELETA Eskiden gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.FORSA Eskiden giyilen bir çeşit gömlek. GİRİBANİ Eskiden giyilen çapraz düğmeli ipek yada sırma işlemeli bir tür kısa yelek.CAMADAN Eskiden giyilen düz yakalı,önü ilikli bir tür ceket.SETRE Eskiden giyilen kolsuz,önden açık,uzun ve geniş kesimli giysi. KAFTAN Eskiden gümrük koruma memurlarının amirlerine verilen ad.DİDEBANBAŞI Eskiden harman ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi. AŞAR Eskiden hattatların aharlı kağıtların üzerine sürdükleri eriyik. TILA Eskiden hem yelken hem de kürekle yürütülen bir savaş gemisi türü.KADIRGA Eskiden hep bir ağızdan ve makamla edilen dua veya ant.GÜLBANG Eskiden imaret ve camilerde,güneşin her mevsim izlenebildiği, saat ayarı için ayrılmış küçük oda.MUVAKKİTHANE Eskiden ince softan yapılan hafif ve dar bir üst giysisi türü.KERRAKE Eskiden İran hükümdarlarına verilen bir ad.KİSRA Eskiden İran’da kullanılan bir soyluluk unvanı.MİRZA Eskiden İran’da kullanılan Zerdüşt takviminde yılın sekizinci ayı. ABAN Eskiden İran’ın kuzeydoğusunda yaşamış bir halk.ZARANGELER Eskiden İslam devletlerinde sınır boylarında gözcülük amacıyla kurulan karakol. RİBAT Eskiden İstanbul’da Galata Köprüsü ile Adalar arasında deniz taşımacılığını üstlenen işletme.AKAY Eskiden Japonların kullandığı m değerinde çizgisel ölçü.,Endonezya’nın plakası. Rİ Eskiden kadınların başlarına giydikleri bir çeşit başlık.BÖRKEVİÇ Eskiden kadınların sokakta giydikleri,mantoya benzeyen,arkası bol,yakasız,çoğu kez eteklere kadar uzanan bir üst giysisi türü.FERACE Eskiden kansere verilen ad. AKİLE Eskiden kara ordusuna verilen ad. NİZAMİYE Eskiden kara ve deniz savaşlarında kullanılan bir top.BALYEMEZ Eskiden Karagöz oynatılan kahvelere verilen ad. TATU Eskiden Karagöz oynatılan yerlere verilen ad.HAYALHANE Eskiden Kasım ayına verilen ad.TEŞRİNİSANİ Eskiden kervan yolları üzerinde açıkta namaz kılmak için yapılmış yer.NAMAZGAH Eskiden kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.KERVANSARAY Eskiden kimi dervişlerin silah olarak taşıdıkları sapı uzun,keskin ayça biçiminde küçük ve hafif balta.TEBER Eskiden kimi gezgin dervişlere verilen ad.ABDAL Eskiden koç burcuna verilen ad.HAMEL Eskiden koyun ve keçi başına alınan sayım vergisine verilen ad. AĞNAM Eskiden kökboya bitkisinden bugünse bireşim yoluyla elde edilen kırmızı boyar madde.ALİZARİN Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan,zambakgillerden bir bitki. SAPARNA Eskiden köy muhtarının yardımcısı.KİZİR Eskiden kullanılan 1,282 kg veya 400 dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi.OKKA Eskiden kullanılan akçeden küçük metal para.PUL Eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimi. OKKA Eskiden kullanılan bir çeşit devrik yakalı kürk. KAPANİÇE Eskiden kullanılan bir çeşit fitilli tüfek.ALAYBOZAN Eskiden kullanılan bir çeşit gezme arabası.KOÇU Eskiden kullanılan büyük,üç köşe,yelkenli yük gemisi.MAVNA Eskiden kullanılan çapraz düğmeli,ipek yada sırma işlemeli bir tür kısa yelek.CAMADAN Eskiden kullanılan düz yakalı,önü ilikli bir ceket türü.SETRE Eskiden kullanılan iki kuruşluk gümüş akçe.İKİLİK Eskiden kullanılan kukuletalı bir çeşit yağmurluk.AVNİYE Eskiden kullanılan tepesi yuvarlak, dilimli çuha başlık. ŞUBARA Eskiden kullanılan üç direkli,bir tür yelkenli savaş gemisi. FİRKATEYN Eskiden kullanılan ve 65 cm boyunda olan bir uzunluk ölçüsü.ENDAZE Eskiden kullanılan ve içinde afyon bulunan sulu bir ilaç.LAVDANOM Eskiden kullanılan ve iplik üzerine sırma sarmaya yarar dolap.KULLAP Eskiden kullanılan ve o zamanın 20 kuruşu değerinde olan gümüş sikke.MECİDİYE Eskiden kullanılan yedi gram ağırlığında altın sikke. LİRA Eskiden kullanılan, kolları ve etek uçları bazen bol ama genellikle bele oturan kadın korsajına verilen ad. KARAKO Eskiden kullanılan,çoğu ipekten yapılan,uzun süslü bir üst giysisi türü.KAFTAN Eskiden kullanılan,kıç tarafı yüksek,hızlı giden yelkenli. ÇEKELEVE Eskiden kullanılan,yelkenle ve kürekle yol alan en büyük savaş gemisi.KALYON Eskiden kullanılmış bir tür eğri hançer. ALENAS Eskiden kullanılmış ince,uzun ve zarif bir kayık.HANIM İĞNESİ Eskiden kullanılmış mermi yerine çakıl taşı atan bir tür top. ÇAKALOZ Eskiden kullanılmış,pamuk ve iplikle karışık dokunmuş hareli kumaş.GEZİ Eskiden kuyumculara taslak hazırlayan kimselere verilen ad. SADEKAR Eskiden Kuzey Afrika’daki dervişlere verilen ad.MARABUT Eskiden lise düzeyinde okul. İDADİ Eskiden lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavına verilen ad. BAKALORYA Eskiden medrese öğrencilerine verilen ad.MOLLA Eskiden Mısır halkından olan kimse. KIPTİ Eskiden Mısır köylülerine verilen ad. FELLAH Eskiden mimaride yapıları örten süslü çatı ve saçaklar.ARASTAK Eskiden Müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi.CİZYE Eskiden nesirde yapılan kafiye.SECİ Eskiden nikahsız olarak alınan cariyelere verilen ad. ODALIK Eskiden oğlak burcuna verilen ad. CEDİ Eskiden okçulukta “vurmak amacıyla, hedefe yönelik” anlamında kullanılan sözcük. URASIYA Eskiden okul öncesi yaştaki çocuklar mahalle mektebine başlarken yapılan tören.AMİNALAYI Eskiden okullarda çocukları çalıştırmakla görevli kimse. MUİT Eskiden on para değerindeki sikke. METELİK Eskiden özellikle sülüs yazı için kullanılan bir tür perdahlı kağıt.ALİGORNA Eskiden özellikle sülüs yazı yazmak için kullanılan perdahlı bir kağıt türü ALİKURNA Eskiden papaların kullandığı tören başlığı. TİARA Eskiden pastoral anlamında kullanılan sözcük.RAİYE Eskiden pek çok türün adıyken şimdi bir tek türe verilen cins adı. Hippeastrum cinsi bitkilerin bahçecilikteki adı. AMARİLLİS Eskiden portre yapan ressamlara verilen ad.NİGARİ Eskiden postayı taşımaya yarayan küçük tekne.AVİZO Eskiden Roma,Bizans ve Alman İmparatorlarına verilen bir unvan.KAYSER Eskiden Romanya’nın yerli halkına ve bu halkın soyundan olan kimselere Osmanlı Türklerinin verdiği ad. ULAH Eskiden Rum korsanlarına verilen ad. İZBANDUT Eskiden Rus Kazaklarının başbuğuna verilen unvan.ATAMAN Eskiden Ruslara verilen ad.MOSKOF Eskiden sakaların içinde su taşıdıkları deriden yapılmış dar ağızlı kap.KIRBA Eskiden sanatlı en ince yazıya verilen ad.GUBAR Eskiden saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse.ÇEŞNİCİ Eskiden savaşlarda işaret vermek için kullanılan büyük davul. KÖS Eskiden silah olarak kullanılan ağır topuz. GÜRZ Eskiden silah, kılıç vb. nin birbirine çarpmasından çıkan ses, şakırtı. KAKAA Eskiden sünger avcılığında kullanılan başı ve kıçı sivri gelen ahşap tekneler.TİRHANDİL Eskiden şairi bilinmeyen şiirlerin altına yazılan sözcük. LAEDRİ Eskiden şairlerin kasidelerinde övgüsünü yaptıkları kişilerden aldıkları para veya armağana verilen ad. CAİZE Eskiden şeker ve nişastayla yapılan bir tür tatlı.REŞİDİYE Eskiden şiirin en güzel beytine verilen ad. UKR Eskiden Tekel idaresine verilen ad.REJİ Eskiden tiyatroya verilen bir ad.TEMAŞAHANE Eskiden toz haline getirilip cinsel uyarıcı olarak kullanılan bir cins kertenkele. SAKANGUR Eskiden trajediye verilen ad. HAİLE Eskiden tuğgeneral.MİRLİVA Eskiden tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların dans ederek söyledikleri şarkı.KANTO Eskiden Türk garnizonlarında hizmet eden garsonlar.MARTOLOS Eskiden Türk’e yabancı olan kimse ve topluluklara verilen ad. TAT Eskiden Türkistan’da kullanılmış bir para.KİPEKİ Eskiden türlü eşya ve öteberinin satıldığı çarşı yada pazaryeri.SATAK Eskiden tütün içmeye yarayan ağızlık uçlarını yapan kimse.İMAMECİ Eskiden uğur getirmesi için mektup zarflarının üzerine yazılan sözcük.BEDUH Eskiden ücret karşılığı ölünün arkasından ağlayan kadın.NAYİHA Eskiden üç telli çalgılara verilen genel ad.MESALİS Eskiden üniversite ve yüksek okullara girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı.BAKALORYA Eskiden üste giyilen ipekten,hafif,uzun ve süslü bir giyecek türü.KAFTAN Eskiden üzerine yazı yazmak için hazırlanan deri,parşömen. TİRŞE Eskiden veba, basur ve mide hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir ravent türü. RİBAS Eskiden vezir konaklarındaki bir bölüm müstahdeme verilen ad.ZOBU Eskiden Yahudilerin ayırt edilmek için omuzlarına taktıkları sarı kumaş parçası.ASELİ Eskiden yaşmak yapımında kullanılan çok ince yarı saydam bez.CUNA Eskiden yazı kurutmak için kullanılan özel kumun konduğu üzeri delikli kap.RIHDAN Eskiden yazı levhalarına ya da yazma kitaplarına konulan hattat imzası. KETEME.KETEBE Eskiden yazıdaki mürekkebi kurutmak için kullanılan ince kum. RIH Eskiden yazma kitapların cildine,baş sayfalarının üst bölümüne çizilen güneş biçiminde süs.ŞEMSE Eskiden yelkenli ve kürekli en büyük savaş gemisi.KALYON Eskiden yıldızların belli bir zamandaki yerlerini,durumlarını gösteren çizelge.ZAYİÇE Eskiden,kadınların ferace ile birlikte kullandıkları,gözleri açıkta bırakan ince yüz örtüsü.YAŞMAK Eskiden,para ve madalya kalıbı yapan kimse.SİKKEKEN Eskiden,toprak ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi.ÖŞÜR Eskiden,tuluat tiyatrolarında genellikle kadın sanatçıların oyundan önce şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri.KANTO Eskil. ARKAİK Eskiler,eski insanlar.KUDEMA Eskilere göre dünya atmosferinin ötesindeki boşlukları dolduran çok uçucu akışkan. ESİR Eskimek,dağılmaya yüz tutmak.KAĞŞAMAK Eskimiş bez parçası.ÇAPUT Eskimiş giyecek. ALIK ALAK Eskimiş, üzerinden zaman geçmiş, kronik. MÜZMİN Eskimiş,değersiz kumaş parçası,paçavra.PALASPARE Eskimoların buzdan kulübeleri. İGLO İGLU Eskimoların kendilerine verdiği ad. İNUİT Eskişehir yöresinde hıdrellez manilerine verilen ad.KİLİTAÇMA Eskişehir yöresine özgü bir tür kıymalı börek.ÇENTİK Eskişehir yöresine özgü,çubuk biçiminde bir helva.MET Eskişehir yöresine özgü,kelek ve hıyarla yapılan bir tür salata.KÖLEŞ Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinde bir kaplıca.SAKARILICA Eskrimde kullanılan üç silahtan biri. EPE FLÖRE Eskrimde ve boksta rakibin hamlesini çelme.PARAD Esmer,açık kestane rengi rengi KARAŞIN KONUR.KANUR Esnaf kuruluşu. LONCA Esnaf,küçük dükkan sahibi.SUKA Esnafların kendilerine müşteri getiren kimselere ödedikleri komisyon.HANUT Esnek dokunmuş ipekli veya yünlü bir kumaş türü.JARSE Esnekliği fazla olan büyük moleküllü madde.ELASTOMER Esperanto dilini bulan Polonyalı doktor.ZAMENHOF Esprili kimse,şakacı.NÜKTEDAN Esrarkeşlerin kullandığı bir çeşit nargile. KABAK Eş anlamlı. SİNONİM Eş basınç. İZOBAR Eş zamanlı olmayan. ASENKRON Eş zamanlı. SENKRONİK Eş,zevce. REFİKA Eşbasınç.İZOBAR Eşcinsel kadın. LEZBİYEN Eşek binmeliği. SEMER Eşek eyeri,semeri. PALAN Eşek eyeri.PALAN Eşek yavrusu. SIPA Eşek yavrusu.KULUN Eşek. KARAKAÇAN MARSIVANMERKEP Eşey bezi. GONAT Eşeylik kazanmış böceğin son biçimi.İMAGO Eşeysiz bölünme. AMİTOZ Eşeysiz üreme yoluyla bir tek bireyden türeyen birey yada bireyler topluluğu.KLON Eşgüdüm.KOORDİNASYON Eşgüdümcü. KOORDİNATÖR Eşi benzeri olmayan,mükemmel bir şeyi icat eden.BEDİ Eşik. SÖVE Eşikleri köprü kaydırılabilen 13 telli Japon çalgısı.KOTO Eşit,denk. MÜSAVİ MUADİL Eşitlik,denklik.MUADELET Eşkanatlılardan,asmalara zarar veren,sarımsı renkte bir böcek,filoksera.ASMABİTİ Eşkenar dörtgen.MAİN Eşya üzerindeki mikrop veya ufak böcekleri basınçlı buharla öldürmeye yarayan büyük kazan.ETÜV Eşyanın sundurma veya antrepoya boşaltılmaksızın bulunduğu aracın üzerinde muayene edilerek sahibine teslim edilmesi işlemine verilen ad. SUPALAN Eşyanın üzerini işlemek için kullanılan sedef, plastik, metal vs malzemeden yapılmış parlak ve yassı plaka. PAYET Eşyaya vurulan damga.EN Et ve sebzeleri, kapak kenarı hamurla iyice kapatılmış tencere içinde pişirme yöntemi.USTUFATO Et haşlanırken su üzerinde biriken tortu.KEF Et kesimi yortusu. APUKURYA Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze,patates vb. yiyecekler.GARNİTÜR Et veya sebze ezmesi.PÜRE Et yemez. VEJETARYEN Et, balık ya da sebzeden oluşan ve hamura sarılarak fırında pişirilen yiyecek. PATE Etçillerden,tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde,karnı,bacakları kara,postu beğenilen bir hayvan.PANDA Etek ceketten oluşan iki parçalı kadın giysisi. DÖPİYES Etek ucuna doğru genişleyen. EVAZE Etene,son,plasenta,döleşi. MEŞİME Eter tiryakiliği.ETEROMANİ Eter. LOKMANRUHU Eti beyaz ve lezzetli bir balık.SUDAK Eti beyaz,üzeri pullu iri bir balık.LEVREK Eti için avlanan bir deniz kabuklusu. LANGUST Eti için avlanan bir kuş.ÜVEYİK Eti için avlanan,pavuryaya benzer küçük su hayvanı.ÇAĞANOZ Eti lezzetli bir balık.BARLAM Eti lezzetli bir balık.ORFOZ Eti lezzetli bir tavuk ırkı.ORPİNGTON Eti yenen bir çeşit mürekkep balığı. KALAMAR Etiket. PAFTA Etil alkol. ETANOL Etiyopya’da bir ırmak.AUAŞ Etiyopya’da insanoğlunun evrimini göstermesi bakımından büyük önem taşıyan buluntu yeri.OMO Etiyopya’da yetişen,ekşimsi ve hoş bir çeşit ekmeğin yapımında kullanılan tahıl.TEF Etiyopya’nın başkenti.ADDİSABABA Etiyopya’nın eski para birimi.TALARİ Etiyopya’nın para birimi. BİRR Etiyopyalı siyah Yahudilere verilen ad.FALAŞALAR Etken,yapan. AMİL Etkileyici bir güzellik karşısında kendinden geçme,çok beğenme.GAŞİY Etkime. TESİR Etkin olmayan dönemlerde,yanardağların ağzından yayılan gaz.FÜMEROL Etkinlik merkezi,dinleme salonu.ODİTORYUM Etkisiz, işe yaramaz. ATIL Etleri yenen hayvanların kesildiği yer,çöplük.MEZBAHA Etli ekmek.Antakya.KAYTAZ BÖREĞİ Etli lahana yemeği.KAPUSKA Etli,salçalı bir Macar yemeği.GULAŞ Etli,yuvarlakça ve şişkin olan sap kısmı yenen bir lahana cinsi.ALABAŞ Etnik. BUDUNSAL Etoburlardan,kendini korumak için düşmanına pis bir sıvı fışkırtan bir hayvan. KOKARCA Etoburların gelişmiş dönemlerinde kalın bağırsaklarında yaşayan tenya türü.EKİNOKOK Etrafla ilgisi kesilmiş,yalıtılmış.İZOLE Etyaran da denilen ve daha çok parmaklarda oluşan dolama.KURLAĞAN Ev giysileri ve sabahlık yapımında kullanılan bir tür kumaş.ZENANA Ev giysileri, sabahlık vb. yapımında kullanılan, ipekli ya da pamuklu, dökümlü kumaş. ZENANA Ev halkı, aile. HORANTA Ev halkı,aile.BEYT Ev halkı,çoluk çocuk.BARK Ev içi sahneleri canlandıran ve ev yaşamını konu alan resim tarzı. ENTİMİZM Ev makarnası.ERİŞTE Ev, arsa, bahçe gibi taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı. EMLAK Ev,bark,ocak.HANÜMAN Ev,işyeri vs yerleri döşemek için gerekli döşeme.MEFRUŞAT Ev.BEYT Evcil bir deve cinsi. HECİN Evcil hayvanları güden küçük yaştaki çoban.HODAK Evcil hayvanları üretme ve yetiştirme bilimi.ZOOTEKNİ Evcil. EHLİ Evde kalmış kız. KALIK Evde ya da odada saygıdeğer kişilerin oturduğu baş köşe. TÖR Everest dağının Nepal’deki adı.SAGARMATHA Evin avlusu.HAYAT Evin saçağı.ÇALENÇELEN Evlek. MAŞALA Evlenme.İZDİVAÇ Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer.SOFA Evlerde tavan tahtalarının arasına konulan ya da tavana sıvanan çamur ya da sulu kireç. BİRİŞİK Evlerde yada dükkanlarda yüksekçe yerde yapılan raf. TEREK Evlerde yatak yorgan konulan yer.MUSANDRA Evlerin damlarının üzerinde yapılan oda yada sundurma.BERBAR Evlerin önündeki taşlık. Üstü kapalı balkon SUNDURMA Evlerin önüne oturmak için taş ve çamurdan yapılan set. SEKİ Evlerin üstündeki karı atmakta kullanılan, büyük tahta kürek. AYALAMA Evli Bir Kadının Günlüğünden”, “Üç Kadın”, “Kurtlar” gibi romanlarıyla tanınmış kadın yazarımız.PERİDE CELAL Evli olmadığı bir kadının dostluğuna mazhar olmuş kimse.AMAN Evlilik korkusu. AGAMAFOBİ .GAMOFOBİ Evren KOSMOZ Evren. KAİNAT Evrenbilimi.KOZMOLOJİ Evrendeki varlıklarda ve şeylerde bir ruh bulunduğu inancına dayanan genel Evrenin büyük bir patlama sonucu oluştuğunu savunan kuram. BİG BANG Evrenin temeli olarak düşünülen maddenin canlı olduğunu savunan felsefe doktrini.HİLOZOİZM Evrenle ilgili.KOZMİK Evrensel alıcı kan grubu. AB Evrensel hayat enerjisi anlamına gelen çok eski bir Japon sağlık tekniği.REİKİ Evrensel. ALEMŞÜMUL .CİHANŞÜMUL Evrim kuramına göre karaya çıkan ilk canlı olan ve 2006’da fosilleri bulunan hayvan.TİKTAALİK Evropiyumun simgesi.EU Eyer bezi. HAŞA Eyer kolanının tokaya geçen kayışı.KAYASA Eyer örtüsü. ÇAPRAK ŞAPRAK Eyer takımı satıcısı.SARAÇ Eyere alıştırılmamış binek hayvanı.ALAŞA Eyerin arka bölümü.TERKİ Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan,altı düz demir halka.ÜZENGİ Eyerin iki yanında bulunan ve ayak koymaya yarayan demir halka.ÜZENGİ Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. KAŞ Eytişim. DİYALEKTİK Eyvah,yazık anlamında bir sözcük.HAYFA Ezgi,makam. TERANE Ezgi,türkü,nağme.YIR Ezgi.MELODİ Ezgiyle okunan şiir,türkü.KÜĞ Ezici.KAHİR Ezilmiş havuç içine fındık,şeker vs eklenerek yapılan bir tatlı türü. CEZERYE

enine boyuna her yönü ile bulmaca