♠️ Beni Vuracakmış Bak Ite Hele Kime Yazılmış
Sim siyah bir pelerine bürünmüş bir varlıktı bu. Hiçbir şekilde ne vücut hatları, ne de yüzü görünüyordu. Resmen, sadece bir kumaş gibiydi. Ben süzülerek gelene dönüp bakınca tuvaletin orada kafasını uzatmış olan, kikirdeyerek geri kaçtı. Sanki benimle eğlenmek hoşlarına gidiyor gibiydi.
--- spoiler---köylüden yanadır toprak sürmemiş, viskiden gayrıya dudak sürmemiş, ömür boyu serçe bile vurmamış, beni vuracakmış bak ite hele--- spoiler---la kardeş sen kim köpeksin yaa! amk çomarı! kime sıkıyorsun sen? gel amk beni bul, götün varsa sık da hepimize ibret olsun evliyasını siktiğimin orospu çocuğu yaa
Ve biliyorum ki, senin için yazılmış bu paragrafın sonuna geldiğinde, iyi bir anın olacak. Tüm sevgim en iyi dinleyiciye ve sessize Yazdığım ve bitmiş bir halde tuttuğun bu kitabı, sana ithaf ediyorum. Şimdi sen bu kitabı elinde tutuyorsun, sana ithaf ettiğim bu kitabı! Bak, ilk kez bir mutlu son yazdım!
Yaşamak zorundasın bıraktığı izleri. Sürüklenen yerlerin derinliği. Ne yapsan da yükselir. Hoşnut dünya bir beklesen. Bir nefes kadar yakın bir o kadar uzak. Bir aynanın derinliklerinde seyredebildiğin. Varlığını yine de tercih ettiğin. Korkma diyorum telaşlanma. Yokluk bilerek veya isteyerek.
Bendebüyümüştüm artık, çocukluğum ergenlik ile geçen senelerim geri de kalmıştı. Artık vatana olan borcumu ödeyecektim, sıra bana da gelmişti. Hem bu hayatım dan üvey babam dan ve onlardan olma beni hiç sevmeyen kız kardeşim den ve bu yasadiklarimdan azda olsa Kurtulmuş olacaktım. Askerlik için muayene kâğıtlarını
Eskidenannelerimiz bu gibi kısıtlamaları kabul ediyorlarmış. Ama artık zaman çok değişti. Bizler kabul edemediğimiz için bu kadar çok boşanma ya da ayrılıklar yaşanıyor. Bence sen onunla yeniden birlikte olmak isteyip istemediğini bir kere daha düşün. Hele ki öğrenciysen karşına daha kimler çıkar
Leavingon the first plane home. My trials are over. Mr. Pilot take me back. Its in your power. Take me to the one I love. Been waiting long enough. I long to be back home again. Little Darling we'll be kissing. Little Darling you've been missing.
TuhafGünlüğüm -2-Merhaba günlük.İlk yazımda az çok bişeyler yazdım ama aklım hala karışık,sorular soruyorum nedensizce amacı olmaksızın.Belki aklımdaki neden-niçinlere,belki amaçsız davranışlarıma!.Ama diyorum hala bir şüpeyle soruyorum kendime neden herşeyde yanılma payım büyük.hayat mı beni yanlışa iten yoksa ben miyim yanlışlara basan.ayağımı
Kötü biri değildi o, beni sevdiğinden de emindim. Yalnızca başka türlü davranamıyordu, elinden gelmiyordu başka türlü davranmak. Bana sarıldığında, suçlu bir küçük çocuk gibi ürkek, göğsüme koyduğunda başını; hele de içini çeke çeke ağladığında atlatırız bunları bir biçimde diye düşündüm hep.
04 Ocak 2010, 14:55. 185.4B. MEHMET ALİ ÖZÇAMUR. TÜM MAKALELERİ. HİCİV EDEBİYATI VE HİCİV ÖRNEKLERİ. En etkili şiir türlerinden biridir “hiciv” tarzında yazılan şiirler. Bir kişiyi, bir toplumu ya da bir durumu iğneleyici sözlerle eleştirilmesine “hiciv” denir. Bu tarzda yazılmış şiirlerin ilk örneklerine Yunan
“KITA Felsefemdir kitab-ı imanım, Taparım kendi ruhumun sesine. Secde eyler hakikatim her ân, Kalbimin âteş-i mukaddesine. Neyzen Tevfik” Azab-ı Mukaddes, Neyzen Tevfik, Haz: İhsan Ada, Kapı Yay., İstanbul, 2009, s. xi “Yayınevinin notu: 1949 yılında İhsan Ada’nın yayıma hazırladığı Azab-ı Mukaddes’in bu yeni baskısında kimi düzenleme ve düzeltmeler yapıldı.
Neyaptım, ne ettim beceremedim bi türlü mekanizmayı geri takmayı, oysa aynısını yapmıştım, meğer benim mekanizma kilitlenmiş o yüzünden takamıyormuşum sonradan anladım ama o an komutan beni dinleyin, ben sök demeden sökmeyin tüfekleri diye sürekli uyarırken benim çaktırmadan söküp takamamam ve elimde öyle şapşalca
7P3IyZ. Haberler > Vefatının 31. Yılında Onu Ne Kadar Sevdiğimizi Hatırlatacak 15 Ümit Yaşar Oğuzcan Şiiri - 1233 Herkes kendisinden bir şeyler bulur Ümit Yaşar Oğuzcan dizelerinde; kimisi aşkından kimisi özleminden kimisi korkularından... Oğuzcan aramızdan ayrılalı 31 sene geçmiş olsa da bu dizeleriyle hala içimizi titretmeye devam ediyor 1. Bir Gece Ansızın Gelebilirim Bu kadar yürekten çağırma beniBir gece ansızın gelebilirimBeni bekliyorsan, uyumamışsanSevinçten kapında ölebilirimBelki de hayata yeni başlarımİçimde küllenen kor alevlenirBakarsın hiç gitmem kölen olurumBelki de seversin beni kim bilirKal dersen, dağlarca severim seniBir deniz olurum ayaklarındaAşk bu özleyiş bu, hiç belli olmazKalbim duruverir da unuturum kim olduğumuHatırlamam belki adımı bileBelki de çıldırır, deli olurumSana kavuşmanın heyecaniyleAşk bu, bilinir mi nereye varırNe durdurur özleyeni, seveniBakarsın ansızın gelebilirimBu kadar yürekten çağırma beni. 2. Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayımKapıya koşuyorumGelen sen misin diyeBir sarı saç görmeyeyimYüreğim burkuluyorAğlamaklı oluyorumHer şey bana seni hatırlatıyorGökyüzüne baksamGözlerinin binlercesini görürümBir rüzgar değse yüzümeEllerini düşünmeden edememYaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzerTadı senden gelirYediğim yemişlerinİçtiğim içkilerinVe içimdeki bu dayanılmaz sıkıntıBu emsalsiz hüzünSeni beklediğim içindirResmine bakamaz oldumUykulardan korkuyorum artıkUtanıyorum odamdaki bütün eşyalardanŞu sedir hala gelip oturmanı bekliyorŞu ayna karşısında güzelliğini seyretmeniŞu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masadaVe şu saat geldiğin andaDurabilir sevincindenZaman çıldırabilirÇünkü benim dünyamdaÖlümsüzlük, seni sevmek çocuk doğmayı beklerBir ağır hasta ölmeyiBitkiler yağmur ve güneşi beklerYalnız bir kadın sevilmeyiVe düşün ki bir adamİçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidiSeni beklerAsılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibiSen gelinceye kadarPencerem kapalı duracakRüzgar gelmesin diyeArtık perdeleri açmayacağımGün ışığı girmesin diyeSonra kahrolacağımBu karanlıkta, bu derin yalnızlıktaVe günlerce gecelerce haykıracağımNerdesin diye, nerdesin diyeBir gün bu kapıdan sen gireceksinBiliyorumErgeç bu bekleyişin bir sonu gelecekYıllarca sonraÖldüğüm gün bile gelsenBütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutupÇocuklar gibi sevineceğimKalkıp sarılacağım ellerineUzun uzun ağlayacağım 3. O Benim İşte Biraz kül biraz duman o benim işteKerem misali yanan o benim işteİnanma gözlerine ben ben değilimBeni sevdiğin zaman o benim işte 4. Bir Gün Anlarsın Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı gözlerin tavanda bir noktaya,Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarındaNe çarşaf halden anlar ne pencerelerden beklediğin o unutamadığın hayali,Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar yatağına çaresizliğine ne imiş bir gün gün anlarsın aslında her şeyin boş faziletin, iyiliğin, gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,Vurursun başını soğuk taş gitgide incinmişliğin derinden acısını, çaresiz ne imiş bir gün gün anlarsın ne işe yaradığını iğrenç dünyaya neden uzun seyredersin aynalarda geçip giden günlerine gözlerin, için ne imiş bir gün gün anlarsın tadını sevilen gözlerin hiç beklenmeyen saat geldi mi?Düşer saçların önüne, ama gökyüzüne çaresiz,Ama yorgun,Ama zaman geçmiş günlerin hayaline dizilir birbiri ardına gerçekler, ne imiş bir gün gün anlarsın hayal kurmayı;Beklemeyi, ümit kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelirBütün vücudunu saran o korkunç edersin yaşadığına...Maziden ne kalmışsa yırtar zaman bir çiçek büyür kabrimde, sevdiğimi işte o gün anlarsın. 5. Namus Aradım yıllardır seni her yerdeBir türlü karşıma çıkmadın bir yerde rastladım amaUtançtan yüzüme bakmadın yanına dedim nerdesinDedin ki yorulma gelmiyor sesinGayretleri boşa gitti herkesinKimseyi yanına sokmadın dediğin meğer masalmışNamuslu görünmek kimlere kalmışZenginmiş, fakirmiş, halkmış, kralmışGördüm ki kimseyi takmadın senden ne saray ne ev istedimSeni sevenleri sen sev istedimKıvılcım aradım alev istedimBir tek mumu bile yakmadın gözümde sudan ekmektenYoruldum uslu dur yapma demektenYüzyıllardır namussuzluk etmektenBir türlü uslanıp bıkmadın namus. 6. Beni Unutma Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Hala duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün Beni unutma.. 7. Ben Güzel Gözlü Kadınları Severim Ben güzel gözlü kadınları severimBir de küçük ayaklıları, uzun boylularıHem nasıl severim, öyle severim işteTerler avuçları, kesilir mahzun kadınları severim,Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe,Hem nasıl severim, öyle severim ne güzeldirler öpüştükçe,Ben akıllı kadınları severim,Düşünen, az konuşan, çok bilen,Her yerde her zaman nazı çekilen,Hem nasıl severim, öyle severim büyük, sonsuz ateşler yanmalıÖlümüm bile o kadın yüzünden olmalı 8. Mavi Şiir Gözlerine baktıkça deniz görürümKumlar, martılar, bembeyaz yelkenlilerGözlerimiz önünden bulutlar geçerMasmavi dalgalarla yıkanır gönlümDeniz mavisi mi, yosun yeşili miBilinmez rengi hareli gözlerininÖylesine sonsuz, öylesine derinGözlerin, gözlerin en güzeli miDeniz mavisi mi, yosun yeşili miSaçlarında deniz meltemleri eserSende dalgaların sesini duyarımGöz bebeklerinde kaybolur bakışlarımSenin hatıranla ürperir gemilerSaçlarında deniz meltemleri eserMavilim, mavi gözlüm, deniz kokulumNe olursun bana mavi mavi bakmaBeyaz ellerini uzat saçlarımaTuzlu dudaklarında erisin ruhumMavilim, mavi gözlüm, deniz kokulumGözlerine baktıkça deniz görürümBeyaz gemiler köpük köpük dalgalarAyışığı, suların sesi ve rüzgârDeniz karşısında seni düşünürümGözlerine baktıkça deniz görürüm 9. Ben Seni Sevdim mi? Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni? 10. Milyon Kere Ayten Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadehte sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil Aytensizlik kadar Ona uğramayan gemiler batsın Ondan geçmeyen trenler devrilsin Onu sevmeyen yürek taş kesilsin Kapansın onu görmeyen gözler Onu övmeyen diller kurusun İki kere iki dört elde var Ayten Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun 11. Sevi Şiiri Ben senin en çok sesini sevdimBuğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibiÖnce aşka çağıran,sonra dinlendirenBana her zaman dost, her zaman sevgiliBen senin en çok ellerini sevdimBir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pakNice güzellikler gördüm yeryüzündeEn güzeli bir sabah ellerinle uyanmakBen senin en çok gözlerini sevdimKâh çocukça mavi, kâh inadına yeşilAydınlıklar, esenlikler, mutluluklarHiç biri gözlerin kadar anlamlı değilBen senin en çok gülüşünü sevdimSevindiren, içimde umut çiçekleri açtıranUnutturur bana birden acıları, güçlükleriDünyam aydınlanır sen güldüğün zamanBen senin en çok davranışlarını sevdimGüçsüze merhametini, zalime direnişiniHaksızlıklar, zorbalıklar karşısındaVahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişiniBen senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdimTüm çocuklara kanat geren anneliğiniNice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyadaSensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğiniBen senin en çok bana yansımanı sevdimBende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeniMertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdimBen seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... 12. Mustafa Kemal'i Düşünüyorum Mustafa Kemal'i düşünüyorum;Yeleleri alevden al bir ata binmiş Aşıyor yüce dağları, engin denizleri. Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri,Mustafa Kemal'i düşünüyorum;Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarındaDestanlar yaratıyor cihanın görmediği, Arkasından dağ dağ ordular geliyorHer askeri Mustafa Kemal Kemal'i düşünüyorum;Gelmiş geçmiş kahramanlara bedelHükmediyor uçsuz bucaksız göklereAl bir ata binmiş yalın kılıçKoşuyor zaferden Kemal'i düşünüyorum;Ölmemiş bir kasım sabahı! Yine bizimle beraber her yerde, Yaşıyor dört köşesinde vatanınYaşıyor damar damar Kemal'i düşünüyorum, Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorumUykularıma giriyor her gece. Ellerinden öpüyorum. 13. Beni Kör Kuyularda Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. 14. Ayrılanlar İçin Yollarımız burada ayrılıyorArtık birbirimize iki yabancıyızHer ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsaHer şeyi evet her şeyi unutmalıyızHer kaderin tesellisi bulunur, üzülmeİnsan ne kadar sevse unutabilirMevsimler gelir geçer, yıllar geçerSen de unutursun bir gün gelirHiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesineUnutursun o günlerimizi, gecelerimiziO günlerce gecelerce sevişmelerimiziHer şeyi, evet her şeyi unutabilirsinHatta bütün yazdıklarımı satır satırKalırsa, içinde bir derin sızı kalır 15. Ümit “Evet” de,Bütün marifetlerimi göstereyim sanaGör, bir kilo rakı nasıl içilirmişNasıl şiir yazılırmış aç karnınaNasıl yaşanırmışNasıl sevişilirmişÖğrenSana bin yıl yaşatayım bir gündeÖnce evet de ümitleneyimİstersen sonra hayır de.
Dikkat ettim hayatıma biri girince işlerim düzgün gitmiyor.. Bu durumun tamamen orospu çocuğunun birinin bedduası olduğunu düşünüyorum.. Sadece iş değil çünkü, Bu ne lan, ne zaman birinden böyle etkilensem hoşlansam hep önüme bir set çekiliyor.. okuldaki sevgilimle tam böyle bitti kavgalarımız, oturttuk ilişkiyi rayına, okul bitti.. Sonra pekmezle; tam sevmeye başladım böyle, o istanbula gitti.. Sonra Siğille tam aşık oldum bu işte dedim, sonra ben istanbula gittim.. Yani hep böyle birine tam kapılacak gibi oluyorum hoop bir engel çıkıyor birimizden birini atıyor diğer tarafa. Biri bana feci beddua etti sanırım.. Kimseyle birlikte olma diye aşka dair kimi tutsam kuruyor anacım.. Dedim şimdi ki çocukla da böyle olacak, tam kendim gibi olup bu kez dürüst davranmaya söz verdim, ki kalbimi karnımda attırıyor çocuk.. Şimdi karşıma çıkan fırsatların hepsi başka şehirlerde.. yok olmuyor yani ne zaman hayatıma birini sokmaya karar versem darmaduman ediyor kader beni.. beklenen özel kişi bu değilin evrendeki anlamı mı acaba bu kısır döngü bilmiyorum ki. O kişinin karşıma çıkabilmesi için hayat böyle yapıyodur falan fıstık gibi secret vari gerzek gerzek düşüncelere de dalmıyor değilim hani.. Ama bu çocuk da değilse kim lan bu o beklenen özel kişi. İnsanlar nasıl anlıyor gördükleri zaman evet işte bu diyor.. Yani ben hepsine bu lafı dedim. "evet evet bu kişi" diye. 5 gün sonra "ıyy tiksinç yaratık" dedim. Şimdi buna da demeye başladım, çocuk inanılmaz hoşuma gidiyor, ama bir taraftan da nasılsa olmayacak siktiret aman sallama diye soldan biri dürtüklüyor.. ben buna da bir rumuz bulayım, gerçi rumuzun uğursuzluğu da olabilir bu durum ama bu şekilde de ben yazamıyorum. Bunun adı "erik" olsun.. Çünkü ben deli dümbül eriğe aş erirken çıktı karşıma.. Bide erik gibi işte.. kışın nasıl erik diye can çekişirsin, ölürsün bitersin.. Yaz gelince yemekten artık mideni bozarsın. Buda öyle yokken çok özlüyorum, varken samimiyetin bokunu çıkartıyorum.. Biraz şapşal ama o şapşallığı daha çok çekiyor niyeyse.. mesela bi cafede otururken, "yaa acaba buraya mafya dadanıyor mudur? haraç falan kesiyolardır bence burdan" diyerek uzun uzun orada mafyanın neler yapabileceğini, oraya verilen kirayı, televizyonu yanlış yere koyduklarından falan bahsedebiliyor.. Bir sonraki adımını, ne diyeceğini, napacağını tahmin edebiliyorum. Diğerlerinde var olan benim önce bu duruma hasta olup sonra offfladığım o kasılmaları yok.. Çok rahatım yanında, onla konuşurken başka bir insana bürünmeme gerek yok. benim hakkımda bunu düşünsün diye kafamdaki tilkileri çalıştırmama gerek yok. Hepsinin kuyruğunu bağlayıp köşeye attım zaten. Bu şekilde sanki daha huzurluyum.. Yalanım ortaya çıkarsa, olmadığım gibi davrandığım belli olursa gibi kendi kendimi yemelerim yok.. İlle olmalı gibi hedefe kitlenmediğim için, kaybetme korkum da yok henüz.. Yani ne bileyim giderse gider kendi seçimi tohumuna para mı saymışım puştun diyebilecek kadar rahatım.. Güveniyor muyum zerre kadar güvenmiyorum, söylediği sözlere de inanmıyorum.. çünkü ilişki sırasında onu tanıyorum.. diğerlerinde sıçtığı dakikayı bildiğim adamlarla birlikte oluyordum. Ama bunda farklı herşey, güvenmediğim için sanırım giderse gitsin sikime kadar tavrı içerisindeyim.. Bu kez ben denedim diyebilirim sonunda, onun huzuruyla doluyum zatii.. Zaten en baştan hoop güvendim sana tribine girmek salakça.. Abartı, yapmacık klişe iltifatları da yok. "Senin kafan neden kocaman" diye sorabilecek kadar gerizekalı çünkü.. Ama olsun napim, bundan iyisi şamda kayısı.. haa bide şeker kokuyor teni.. Ama işte yine şehir değişikliğine maruz kalacak sanırım bu ilişki.. Bu gece izmire gidiyorum.. Kim beddua ettiyse abi gitcen af dilicem geri çeksin şu "birini bulamasın kurusun kalsın PuCCa'nın kukusu" ahını.......Geçenlerde işyerindekilerle kahvaltıya gidelim dedik bi kaç kişi bi yerde toplandık, "yeni kankam" pekmezin arkadaşını da çağırmıştım. Oda yanında pekmezi getirmiş. ben bir kasıldım başta.. Utandım daha doğrusu masada dönüp dolaşıp mevzu benim sarmadan bir gün sonra birini bulmama geliyordu.. Pekmezle de öyle ayrılınca yani ben biraz yerin dibine geçtim.. Zaten hiç konuşmuyorduk o yüzden selam falan vermemiştim. Sonra o masa düzeni, birileri gitti tuvalete bişiler oldu yeni kişiler geldi.. nasıl başarıldı bilmiyorum pekmezle ben yanyana oturmuş bulunduk.. orda işte bu sordu ee napcan nasıl etcen yeni iş falan filan diye azcık muhabbet ettik zorunlu olarak.. Sonra zaten ben erken kalktım yanlarından.. Geçen gün beni aradı, travesti bekir gibi 3 ayda bir telefon numarası değiştirdiğim için arkadaşından almış numaramı.. 2 saat önce onu açıkladı.. Bi garip oldum şimdi, aylardır burdayım bi kere bile tenezzül etmemiş aramaya, onun suratını görmek istemiyorum, o şöyle yalancı böyle maske takmış türü mal mal lafları saymış arkamdan.. Sonra böyle arayıp kem küm diye konuşması beni kıllandırdı bi önce, sonra bana kendi çalıştığı kanalda iş bulduğunu söyledi. gel yarın hemen başlatalım diye de ekledi..Pekmezle aynı bina içinde çalışmak korku filmi gibi olur benim için. Hele birde o buldu işi of anam off. Her fırsatta beni itin götüne sokup sokup çıkarır.. Ondan direk açık açık söyledim, orda çalışmak istemediğimi. Pezevenk gibi. Hemen pat başka kanal söyledi, "yarın o zaman hemen xxxx beyle görüş. maaşı sana hem yeter hem zorluk çıkartmazlar, direk başlarsın" onu diyince okey beybi hızır gibisin falan filan türü yıkama yağlamamı yapıp kapadım telefonu..Sonra dedim kendi kendime, gerizekalı lan bu.. sırf aa eski sevgilim ne iyiymiş diycem diye insan kaynaklarım gibi dolanıyor zor zamanlarımda.. Valla beni bağlamaz, ben aramadım, etmedim, sormadım hiçbişi, kendi kendine geldi, ayağıma gelen istanbulda iş fırsatına gurur yapıp eski sevgilim söyledi diye yok diyecek kadar saf değilim..Pekmez zaten cins bir tip, geçen sefer de böyle yapmıştı.. bu çalıştığım yer için. ben o kadar istemiyorum dedim kendi kendine beni buraya sokmak için uğraşmıştı... Bundan önceki de böyleydi, erkekler için ayrıldıktan sonra böyle iyilik yapmak egolarını mı tatmin ediyor ne yapıyorsa.. hele pekmez yani.. aşklarından falan olduğunu sanmıyorum.. Gel birleşelim mi lan desem yok der belli burası. Ama niyeyse ne zaman işsiz kalsam pekmez hoop persil man gibi karşımda bitiveriyor.. Bunları düşündüm ya, 15 dk geçti gene aradı pekmez..- naber az önceki gibi iyiyim sen napıyosun- bende hımmm allah iyilik versin- şey diyecektim kapatırken sormayı unutum yarın neyle gideceksin oraya yeri biliyor musun?- bulurum ya ben.. erken çıkarım zaten biraz- ben götürürüm sabah seni, ama tabi kendine yeni kullanacağın şöförü bulmadıysan- otobüsle gitcem hani sen gidemiyorsun ya biryere arabasız ondan dedim..diye biz bir başladık atışmaya, sonra tam bir buçuk saat bir sene öncesinin konularını açıp açıp durdu.. nasıl kinci bir insansa pis manyak sayko! İzmirdeyken bu bana demişti ki bir kere, bilmem nereye gel. ay ben gelemem sen beni gel al demişim. Ulan gel al işte halla halla altında araba var hıyar ağası, sırtında mı taşıcaksın beni. ordan benim ne olduğumu anlamış da ondan beri içinde dert kalmış bu mevzu..Madem bana uyuz oluyorsun madem sevmiyorsun insan olarak bile -ki aynen böyle dedi, seni insan olarak bile sevmiyorum- gelip bana yardım ederim sana deme.. Yeni ayrılsak hani anlarım tamam mı, sene geçti hala oturtamamış içine.. Siğile bak ohh mis gibi benim şiirleri elalemin karılarına yazıp duruyor, 3 muhabbet etsek bana birini ayarlasana lan dicek.. bu ise kurmuş kurmuş kurmuş kafasında koca herif her fırsatta "ben iyiyim, sen kötüsün.. Ben sana bunu bunu yaptım.. sen ise serserinin biri için beni bıraktın. oh olsun sana sen herşeyi hakettin" diye bastırıyor.. lan sanki 15 sene evli kaldık.. Bu ne lan herife bak, sen aylarca konuşma benle tek kelime, sonra gel bikbik karnında 3 çocukla bırakmışım gibi küfret bana.. isterse bbcnin genel müdürü yapsın beni, gene ona minnet etmem.. "Arama beni, istemiyorum senin bulacağın işi ben en kralını bulurum" dedim tam kapatıyodum, ordan sesini duydum.. "Allah senin belanı versin" dedi..o içime dert oldu ama şimdi. İnşallahh döner dolaşır bela ona bulaşır diyim de benden gitsin. Ya bu bana geçen sefer çünkü hiç mutlu olmazsın umarım demişti.. offf gerizekalı embesil, çükün düşesice.. Çok taktım ben bu beddua olayına, erikten çok hoşlanıyorum çünkü, eğer bunla da böyle osuruktan bir nedenle ayrılırsa pekmezin hayalarını tırnaklarımla koparıp yedircem ona..
mahsuni'nin kendini tehdit eden abdullah çatlı'ya alaaddin çakıcı da olabilir yazdığı rivayet edilen taşlamadır. adı ayriyeten rest olarak da bilinir. sözleri şöyledir; bana dönek demiş itin birisi açığım ne imiş sor hele hele eli çatlamamış ayı irisi sen bizim köylerden geç hele hele köylüden yanadır toprak görmemiş viskiden gayriye dudak sürmemiş ömür boyu serçe bile vurmamış beni vuracakmış bak ite hele bir yığın kitabı yığmış önüne sinek konsa korkar tatlı canına hipi yosmasını almış yanına pehlivanlık taslar bak ite hele yiğittir ölüsü dağlarda kalan, maraş'ta kalan, sivas'ta kalan, anadolu'da kalan yiğittir yiğidin öcünü alan soytarıdan yiğit olur mu ulan, ordu yıkacakmış ker* hele hele bu herifin önü sonu ayandır anlayana benim sözüm beyandır senden korkan hayvan oğlu hayvandır gel de mahsuni'yi vur hele hele yıllar sonra gelen edit geçtiğimiz günlerde izlediğim bir belgesel üst tarafta opsiyonel olarak verdiğim bilgiyi yalanlamıştır. nebil özgentürk'ün hazırladığı belgeselde konuşan mahsuni, söz konusu taşlamayı kendisi chp'den milletvekili adayı olduktan sonra kendisine karşı kampanya başlatan bir sol örgüte belgeselde örgütün ismini zikretmiyor söylediğini belirtmiştir. arzederim. bu toprağın yetiştirdiği en büyük ozanlardan birine laf etme gafletinde bulunan abdullah çatlı'nın aldığı ayardır. dikkatli dinlenirse kime yazdığı farkedilebilir. hüseyin uğurlu'nun mahzuni'den dahi iyi yorumladığı şarkı, mahzuni bir konserinde o şarkı kimseye değildi, ben tüm insanları severdim kabiliden bir şey söylemişti hatırladığım kadarıyla, ama iki kişi üzerine yazıldığı hakkıda spekülasyonlar vardır ozan arif ve abdullah catlı. gelmiş geçmiş en güzel diss yahu bu. hedefteki şahısaher kim isemuhteşem geçiren bir türkü. fakat bir dizesinde geçen "yiğittir ölüsü dağlarda kalan" ifadesi biraz kuşku düşürüyor insanın içine. kontrgerilla tarafından avrupa'da dursun karataş'ı vurmakla görevlendirilen,ama tabiri caizse götü zor kurtaran kral soytarısının aşık mahsuni şerif'i tehdit etmesi sonucu aldığı ayar. 2 ayrı versiyonu bulunan türküdür. adı "bana dönek demiş itin birisi" olanı tahmin edileceği gibi mahzuni'yi döneklikle suçlayan bir solcu/solculara yazılmıştır. bir de itin birisi versiyonu vardır ki; kayseri'ye konsere giden mahzuni'nin yolunu kesip onu tehdit etmiş abdullah çatlı ve tayfasına yazılmış ve tahminimce o konser dışında söylenmemiştir. abdullah çatlı'ya yazılanının sözleri; ben kendi halimle hakkı severken havlayıp da geçti itin birisi hak diyerek dönüp bağrım döverken havlayıp da geçti itin birisi biz bu canı boş boşuna yakmayız helaldan dışarı dönüp bakmayız biz insanız kurttan itten korkmayız havlayıp da geçti itin sürüsü i̇tten kurttan korkmaz er oğlu erler havhava bağlıdır kör oğlu körler benim soyadıma devrimci derler havlayıp da geçti itin birisi i̇t olan varlıkda olur mu fikir i̇tden uzak kaldık desek olur mu şükür adın sordum osman ömer le bekir havlayıp da geçti itin birisi mahzuni şerif'im bu düzen berbat duydun mu ki itler içermiş şerbet üzülme mahzuni sade kemik at havlayıp da geçti itin birizi yanlız biri değil bütün sürüsü ` şu dizelerinden abdullah çatlı'ya yazılmadığı belli olan taşlama "köylüden yanadır toprak görmemiş viskiden gayrıya dudak sürmemiş ömür boyu serçe bile vurmamış beni vuracakmış bak ite hele bir yığın kitabı yığmış önüne sinek konsa korkar tatlı canına hipi yosmasını almış yanına pehlivanlık taslar bak ite hele"
beni vuracakmış bak ite hele kime yazılmış