🐘 Orucun Önemi Ile Ilgili Bir Hadis Öğrenip Defterinize Yazınız
İslam, orucun yalnız şekli ile yetinmeyip, onun manevi hakikatine de gereken önemi vermiştir. İslam'da oruçla birlikte yalnızca; yemek yemek, cinsi yakınlıkta bulunmak gibi eylemler yasaklanmakla kalmamış, bununla birlikte; orucun gayesini, ruhi ve ahlaki kaidelerini bozan her türlü davranış da yasaklanmıştır.
İftar Oruçlu olan kişinin gün batımı ile orucunu yemek veya içecek ile açmasına denir. Fitre; Ramazan ayında nisab miktarı mala sahip olan Müslümanların fakir olan kimselere verdikleri sadakadır. 4. Orucun önemi ile ilgili bir hadis öğrenip defterinize yazınız. Cevap:
Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı -35. Sayfa Cevapları FCM Yayıncılık 2021-2022 eğitim-öğretim yılı konusu içerisinde 6. sınıf öğrencilerimizin en çok ihtiyaç duyabileceği konular arasında bulunan 6. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabı cevapları sayfa 31-32-33-34-35’in cevaplarını
Orucunönemi ile ilgili hadisler 22:45 06 Ekim 2018 İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.
Orucubozan şeyleri bilmemizin önemi nedir? Bilinçli, kurallarına uygun bir şekilde oruç tutmak için niyet etmek, niyetin başlama ve bitme zamanını bilmek, tan ağarmaya başlamasından güneş batıncaya kadar orucu bozan şeylerden sakınmak gerekir. Bunun için orucu bozan davranışları bilmemiz gerekir.
DinKültürü 5. Sınıf 2. Ünite Önemli Kavramlar. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi 5. sınıf 2. ünite önemli kavramlar. "Ramazan ve Oruç" ünitesinde yer alan ve ünite kazanımlarını öğrenirken size yardımcı olacak bu kavramları yazarak öğrenip pekiştiriniz. Vahiy: Yüce Allah'ın peygamberlerine gönderdiği emirler
Aşağıda güzel ahlakla ilgili bir hadis araştırıp defterinize yazınız. kısaca olarak ele alacağız. Peygamber a.s., güzel ahlaka çok önem verirdi. Müminin ahlaklı olanını sever ve ahlak açısından önemli tavsiyelerde bulunurdu. Peygamber a.s., ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, derdi. Güzel ahlak ile ilgili hadisler şu şekildedir: Ebu Hüreyre radıyallahu
Soru Orucun önemi ile ilgili bir hadis öğrenip defterinize yazınız. “Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.”. Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu: Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç
Hz. Peygamber (s.a.s.) sahura kalkmış ve bunu ümmetine de tavsiye etmiştir. Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih (doğru) değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de
Soru: Güzel ahlakla ilgili bir ayet ve bir hadis bularak defterinize yazınız. Cevap: – “Allah’a saygı (takvâ) ve güzel ahlâktır.”. (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların
Bu konu ile ilgili en meşhur ve en faydalı kitap İmam Nevevi’nin Rahimahullah ‘El- Ezkar’ adlı eseridir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hadislerine önem ve ihtimam göstermek bu şekilde olur.
Müzikkonulu bir hikâye yazınız, hikayenizde hayalî unsurlara yer veriniz. Defterinize müzik konulu bir hikâye yazınız, hikayenizde hayalî unsurlara yer veriniz. Hikayeye uygun bir başlık belirleyiniz. Naci yaşı ilerlemiş olmasına rağmen kalbi taşla
2ozt. Oruç riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peki, orucun önemi nedir? Oruç ne demektir? Orucun mahiyeti nedir? Oruç ibadetinin dünya ve ahiret kazançları nelerdir? Oruç ibadetinin dünya ve ahiret kazançları nelerdir? İmsak ve iftar vakti nedir? Sizler için, Diyanet'in İlmihal-1 "İman ve İbadetler" kitabında yer alan bilgilere göre, orucun önemi ve mahiyeti hakkında merak edilenleri derledik. ORUÇ NE DEMEKTİR? Oruç Farsça'daki rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça'sı savm ve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça'da "bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek" anlamında kullanılır. İMSAK NE DEMEKTİR? Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. İmsak, Arapça'da, "kendini tutmak, engellemek" anlamına gelir. Orucun temel unsuru da rükün bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından yeme içme ve cinsel ilişki uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması fecr-i sâdık; bk. Namaz Vakitleri bölümü vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir. İFTAR VAKTİ NE DEMEKTİR? İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir. İmsakin, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihler arasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, daha ihtiyatlı olduğu gerekçesiyle fecr-i sâdıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruç tutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmesini önermişlerdir. ORUÇUN BAŞLANGIÇ VE BİTİŞİ İLE İLGİLİ AYETLER Âyette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir "...Fecrin beyaz ipliği aydınlığı siyah ipliğinden siyahlığından ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucu tamamlayın..." el-Bakara 2/187. İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızâsı için tutuluyor olmasıdır ki kısaca "niyet" tabiri ile anlatılır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, meselâ imkân bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden yeme, içme, cinsel ilişki uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz. ORUÇ İSLAM'IN ŞARTI MI? Oruç, Peygamberimiz'in hicretinden bir buçuk sene sonra şâban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslâm'ın beş şartından biridir. Peygamberimiz bu hususu "İslâm beş şey üzerine kurulmuştur Allah'tan başka Tanrı olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etmek; namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah'ı ziyaret etmektir hac" diyerek bildirmiştir Buhârî, "Îmân", 34, 40; "İlim", 25; Müslim, "Îmân", 8. Orucun farz kılındığını bildiren âyetler de şunlardır "Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır" el-Bakara 2/183-184. Oruç tutmak, diğer ibadetlere nazaran biraz daha sıkıntılı olduğu için Allah, orucun farz kılındığını bildirirken, psikolojik rahatlatma sağlayacak ve emre muhatap olan müslümanların yüksünmesini engelleyecek bir üslûp kullanarak, oruç tutmanın önceki ümmetlere de farz kılındığını belirtmesi yanında, ayrıca orucu daha sıkıntılı hale getirmesi muhtemel iki durumu hastalık ve yolculuk oruç emrinin hemen peşinden geçerli mazeret olarak zikretmiştir. Bu üslûp, meselâ öteki ümmetlerde de bulunduğu anlaşılan namaz için kullanılmamıştır. Oruç riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimiz'den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, "Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim" Buhârî, "Savm", 2, 9; Müslim, "Sıyâm", 30 buyurmuştur. Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığı oldukça yüksektir. Cennetin özel olarak oruç tutanların girmesi için ayrılmış bulunan "reyyân" adlı kapısından girme hakkı Buhârî, "Savm", 4 bu karşılığın mukaddimesi sayılmıştır. ORUCUN ÖNEMİ NEDİR? Oruç, nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur. Bu orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyâzet ve mücâhede yolu olarak mevcut olmasını da açıklar. Toplumsal hayatta huzursuzluklara yol açan taşkınlıklar, büyük ölçüde insanın hayvanî yönünü tatmin eden maddî zevklere düşkünlükten kaynaklanır. Maddî zevk deyince de akla, yeme içme ve cinsel ilişki gibi zevkler gelir. İşte oruç, insanı maddî zevk ve şehvetler peşinde koşturan, dolayısıyla da, Allah'ın haklarına riayet edemediği için kendisine zulmetmesine, insanların haklarına riayet edemediği için onlara zulmetmesine sebep olan nefs-i emmâreyi teskin etmenin de bir ilâcı, aşırılıkları törpülemenin bir çaresidir. Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. "Tok, açın halinden anlamaz" atasözü de bunu ifade eder. Orucun, dinimizde önemli bir yeri olan sabır konusuyla irtibatı da burada hatırlanmalıdır. "Namaz ve sabırla yardım isteyin" el-Bakara 2/153 ve "Sabredenlere ecirleri hesapsız olarak tastamam verilir" ez-Zümer 39/10 gibi âyetler, "Oruç sabrın yarısıdır" Tirmizî, "Da'avât", 86 diyen ve orucun Allah için olup mükafâtını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabının yüksekliğini anlatır. Bütün bunlara ilâveten orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzman hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir. ORUÇLA İLGİLİ PEYGAMBERİMİZ NE DEMİŞTİR? Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir moladır. Oruçla ilgili olarak ilki kutsî hadis olmak üzere Peygamberimiz'in bazı sözleri şöyledir "Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir; fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim" Müslim, "Sıyâm",164; Nesaî, "Sıyâm", 42. "Kim iman ederek ve sevabını Allah'tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir" Buhârî, "Savm", 6. "Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur; Allah der ki Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terkediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm" Buhârî, "Savm", 9; Müslim, "Sıyâm", 164. "Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır" Buhârî, "Savm", 9. "Oruç bir kalkandır" Buhârî, "Savm", 9; Tirmizî, "Îmân", 8. Rivayet edildiğine göre saçı başı dağınık bir adam Hz. Peygamber'e gelerek, -"Ey Allah'ın elçisi! Allah'ın beni yükümlü tuttuğu orucun miktarını söyle" demiş, Peygamberimiz "Ramazan ayını oruçlu geçir" buyurmuş, adam bu defa "Bunun dışında başka oruç tutmam gerekiyor mu?" diye sormuş, Peygamberimiz de "Hayır, yükümlü olduğun başka oruç yoktur. Fakat, nâfile olarak tutabilirsin" cevabını vermiştir. Adam aynı şekilde sorularına devam ederek zekât, namaz ve hac konusunda bilgiler aldıktan sonra "Sana ikramda bulunan Allah'a yemin olsun ki, bu söylenenlerden fazla bir şey de yapmam, eksik de bırakmam" diyerek çekip gitmiş, Peygamberimiz de arkasından şöyle söylemiştir "Şayet dediğini yaparsa bu adam kurtulmuştur" Buhârî, "Savm", 1; Müslim, "Îmân", 9.
Oruç, nefsin isteklerinden iradi olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. Allah, Ramazan ayında oruç tutmayı farz kılmış, Resul-i Ekrem Efendimiz, Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kimsenin geçmiş günahlarının bağışlanacağını müjdelemişti. Sizler için, oruç hakkında 20 hadisi derledik. Giriş Tarihi 0902 Güncelleme Tarihi 1239 1 20 Ay yirmi dokuz gündür. Dolayısıyla siz Ramazan ayına ait hilâli görmedikçe oruç tutmayın, yine Şevval ayına ait hilâli görmedikçe de bayram yapmayın. Eğer hava bulutlu olursa ayı takdir edin otuza tamamlayın. Müslim, Sıyâm, 6 2 20 Mübarek Ramazan ayına kavuştunuz. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda sema cennet kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır. Nesâî, Sıyâm, 5 3 20 Mübarek Ramazan ayına kavuştunuz. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda sema cennet kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır. Nesâî, Sıyâm, 5 4 20 Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur… Oruç sabrın yarısıdır. İbn Mâce, Sıyâm, 44 5 20 Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. Buhârî, İmân, 28
4 Nisan 2022, 1716 - Zülal Güneş YazdıRamazan Orucu ve Önemi Anka Yayınları2. ÜNİTE RAMAZAN VE ORUÇ 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 33-34-37. Cevapları Anka Yayınları5 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 33 Cevapları Anka YayınlarıHAZIRLIK ÇALIŞMALARI5 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 34 Cevapları Anka Yayınları5 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 37 Cevapları Anka Yayınları5 Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 33 Cevapları Anka YayınlarıHAZIRLIK ÇALIŞMALARI1. Bakara suresinin 185. ayetinin anlamını Kur’an mealinden bularak defterinize yazınız. Bu ayette nelerden bahsedilmektedir? Defterinize not ediniz. Cevap Kur’an-ı Kerim’in ramazan ayında indirildiğinden bu aya gelene her Müslüman’ın oruç tutması söylenmiştir. Bu şekilde Allah’a şükür etmemiz ve Allah’ın birliğini yüceltmemiz Ramazan ayını önemli kılan unsurların neler olduğunu aile büyüklerinizle konuşunuz. Edindiğiniz bilgileri defterinize not ediniz. Cevap Ramazan ayını önemli kılan en büyük unsur Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmiş olmasıdır. Diğer unsurlar ise herkes birbirine bu ayda yardım eder ve Allah’a şükür Sahur, imsak, iftar, fitre kavramlarının anlamlarını Genel Ağ, Dinî Terimler Sözlüğü vb. kaynaklardan araştırıp öğreniniz. CevapSahur Sabah ezanından önce kalkıp oruç tutmak için yemek yenilen vakit. İmsak Orucun başladığı zamandır. İftar Orucun bittiği ve yemek yiyebileceğimiz vakittir. Fitre Ramazan ayında parası olan her Müslümanın ihtiyaç sahibi birine ettiği Orucun önemi ile ilgili bir hadis öğrenip defterinize yazınız. Cevap “Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168.5. Teravih namazı hakkında bir araştırma yapınız Cevap Ramazan ayında her gece kılınan bir nafile namazdır. Cemaatle kılınması makbul olan ama tek de kılınabilen bir Genel Ağ, ansiklopedi vb. kaynaklardan diş kirası, Hırka-i Şerif, tekne orucu ve aşure hakkında bir araştırma yapınız CevapDiş kirası Durumu iyi olan Müslümanların ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yemek verdikten sonra verdikleri harçlıktır. Hırka-i Şerif Peygamber efendimizin miraca çıktığında üzerinde bulunduğu iddia edilen bir hırkadır. Şuan Hırka-i Şerif Camii’nde bulunmaktadır. Tekne orucu Ramazan ayında küçük çocukların heveslenip tuttuğu oruçtur. Sabahtan öğle yemeğine kadar daha sonra öğle yemeğinden akşama kadar tutarlar. Aşure İçinde buğday, fasulye, nohut, incir, kuru üzüm, kaysı gibi ürünleri bulunduran bir tatlı çeşididir. Hz. Nuh peygamber zamanında olan Tufandan sonra pişirilen ilk yemek olarak geçmektedir. Her yıl muharrem ayının . gününde aşure günü olarak aşure Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 34 Cevapları Anka YayınlarıOruç hakkında neler biliyorsunuz? Cevap Her yıl ramazan ayında Allah’a şükür için yapılan bir ibadettir. Aynı zaman da bu oruç ayında yani ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’in indiği Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Sayfa 37 Cevapları Anka YayınlarıSizin çevrenizde, ramazan ayında diğer zamanlardan farklı olarak neler yapılmakta, toplumda ne gibi değişiklikler görülmektedir? Gözlem ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Cevap İftara misafir çağırırız. İhtiyaç sahiplerine erzak yardımında bulunuruz. Her ramazan ayında beraber teravih namazı kılarız. Yorum Yazmak İster misin?Forum Ders Cevapları Copyright © 2019-2022
Oruçla ilgili Hadisler ve Anlamları Orucun Fazileti İle İlgili Hadis-i ŞeriflerOrucun farz kılındığını bildiren ayetler şunlardır“Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır” el-Bakara 2/183-184.Oruç tutmak, diğer ibadetlere nazaran biraz daha sıkıntılı olduğu için Allah, orucun farz kılındığını bildirirken, psikolojik rahatlatma sağlayacak ve emre muhatap olan Müslümanların yüksünmesini engelleyecek bir üslûp kullanarak, oruç tutmanın önceki ümmetlere de farz kılındığını belirtmesi yanında, ayrıca orucu daha sıkıntılı hale getirmesi muhtemel iki durumu hastalık ve yolculuk oruç emrinin hemen peşinden geçerli mazeret olarak zikretmiştir. Bu üslûp, meselâ öteki ümmetlerde de bulunduğu anlaşılan namaz için riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimiz’den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, “Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim” Buhârî, “Savm”, 2, 9; Müslim, “Sıyâm”, 30 buyurmuştur. Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığı oldukça yüksektir. Cennetin özel olarak oruç tutanların girmesi için ayrılmış bulunan “reyyân” adlı kapısından girme hakkı Buhârî, “Savm”, 4 bu karşılığın mukaddimesi nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur. Bu orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyâzet ve mücâhede yolu olarak mevcut olmasını da hayatta huzursuzluklara yol açan taşkınlıklar, büyük ölçüde insanın hayvanî yönünü tatmin eden maddî zevklere düşkünlükten kaynaklanır. Maddî zevk deyince de akla, yeme içme ve cinsel ilişki gibi zevkler gelir. İşte oruç, insanı maddî zevk ve şehvetler peşinde koşturan, dolayısıyla da, Allah’ın haklarına riayet edemediği için kendisine zulmetmesine, insanların haklarına riayet edemediği için onlara zulmetmesine sebep olan nefs-i emmâreyi teskin etmenin de bir ilâcı, aşırılıkları törpülemenin bir yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. “Tok, açın halinden anlamaz” atasözü de bunu ifade eder. Orucun, dinimizde önemli bir yeri olan sabır konusuyla irtibatı da burada hatırlanmalıdır. “Namaz ve sabırla yardım isteyin” el-Bakara 2/153 ve “Sabredenlere ecirleri hesapsız olarak tastamam verilir” ez-Zümer 39/10 gibi âyetler, “Oruç sabrın yarısıdır” Tirmizî, “Da`avât”, 86 diyen ve orucun Allah için olup mükafâtını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabının yüksekliğini bunlara ilâveten orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzman hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir ve oruçla ilgili hadislerBu hadislerin bazıları sahih fakat bazılarının da geçerliliği tartışma konusu olmuştur. Bu yüzden dikkatli seçmeli ve ona göre tercih orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir. Müslim, 6, 60Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. R. Salihin, 1259“İslam beş esas üzerine bina edilmiştir Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O”nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kâbe’ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak.” Tirmizi, İman 3, 2612Resulullah sav buyurdular ki “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. Müslim, Sıyam 2, 1079Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur. Tirmizi, Savm 53, 759; Ebu Davud, Savm 58, 2432Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan diğer Ramazana hep kefarettirler. Büyük günah irtikâp edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler. Müslim, Taharet 14, 223; Tirmizi, Salat 160, 214Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün! Tirmizi, Daavat 110, 3539Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin ve ona bulaşmasın. Müslim, Sıyam 164, 1161Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. Tirmizi, Cihad 3, 1624Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” Tirmizi”nin rivayetinde şu ziyade var “Oraya kim girerse ebediyen susamaz. Tirmizi, Savm 5Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. Tirmizi, Savm 82, 807; İbnu Mace, Sıyam 45, 1746Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. Müslim, Sıyam 171, 1155; Tirmizi, Savm 26, 721Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur. Tirmizi, Savm 74, 797Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez. Buhari, Savm 29; Tirmizi, Savm 27, 723Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker bu fitneye kefaret olur! Müslim, Fiten 17, 144, Tirmizi, Fiten 71, 2259
Peygamber Efendimizin Oruçla İlgili Güzel Sözleri Oruçla İlgili Hadisler, Oruç Hakkında Hadisleri sizler için bu sayfada derledik. ORUCUN VE RAMAZAN AYININ FAZİLETİ 3082 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Ademoğlunun her ameli katlanır. Zira Cenab-ı Hakk’ın bu husustaki sünneti şudur Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri bir hadis-i kudside şöyle buyurmuştur “Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu dilediğim gibi mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti.” “Oruçlu için iki sevinç vardır Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku halüf, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.” 3083 – Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur “Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin ve ona bulaşmasın.” Buhari, Savm 2, 9, Libas 78; Müslim, Sıyâm 164 1151; Muvatta, Sıyâm 58, 1, 310; Ebu Dâvud, Savm 25 2363; Tirmizi, Savm 55, 764; Nesâi, Sıyâm 41, 2, 160-161; İbnu Mâce, Sıyam 1, 1638, Edeb 58, 3823. 3084 – Yine Ebu Hüreyıe radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.” Tirmizi, Cihâd 3, 1624. 3085 – Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor “Ey Allah’ın Resülü dedim, bana öyle bir amel emret ki yaptığım takdirde Allah beni mükâfaatlandırsın.” “Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur.” Nesâi, Sıyam 43, 4, 165. 3086 – Sehl İbnu Sa’d radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” Buhari, Savm 4, Bed’ü’l- Halk 9; Müslim, Sıyâm 166, 1152; Nesâi, Sıyam 43, 4, 168; Tirmizi, Savm 55, 765. Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyâde var “Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.” 3087 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun seyabından hiçbir eksilme olmaz.” Tirmizi, Savm 82, 807; İbnu Mâce, Sıyâm 45, 1746. 3088 – Yine Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “ResuluIIah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” Buhari, Savm 5, Bed’ü’I-Halk 11, Müslim, Sıyâm 2, 1079; Nesâi, Sıyâm 5, 4, 129. 3089 – Nesâi nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir “Bir münâdi, her gece şöyle nida edip bağırır “Ey hayır isteyen, gel! Ey şer isteyen kendini şerden tut!” Nesâi, Savm 5, 4, 130. 3090 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm “Ramazandan sonra hangi oruç efdaldir?” diye sorulmuştu, şu cevabı verdi “Ramazanı ta’zim için Şa’bân!” Tekrar soruldu “Hangi sadaka efdaIdir?” “Ramazanda verilen!” cevabını verdi.” Tirmizi, Zekat 28, 663. ORUCUN FARZLARI, SÜNNETLERİ VE AHKÂMI 3091 – İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ramazanı zikrederek buyurdular ki “Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine müteakip hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin.” Buhari, Savm 11, 5, 13, TaIâk 25; Müslim, Sıyâm 9, 1080; Muvatta, Sıyâm 1, 1, 286; Ebu Dâvud, Savm 4, 2320; Nesâi, Savm 10, 11, 4, 134. Buhari’nin bir rivayetinde “Bulut, görmenize mâni olursa sayıyı otuza tamamlayın” denmiştir. Müslim ve Nesâi’nin Ebu Hüreyre’den kaydettikleri bir rivayette “Hava bulutlu ise otuz gün oruç tutun” denmiştir. 3092 – Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Ramazan ayını, hilâli görmedikçe veya sayıyı ikmal etmedikçe öne alıp başlatmayın. Hilali görüp veya sayıyı tamamladıktan sonra müteakip hilâli görünceye veya sayıyı tamalayıncaya kadar orucu tutun” Ebu Davud, Savm 6, 2362; Nesâi, Savm 13, 4, 135, 136. 3093 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Şâban ayının günlerini hesapladığı kadar başka bir ayın günlerini hesaplamazdı. Sonra Ramazan hilâlini görünce oruca başlardı. Eğer bulut araya girer hilâIi göremez ise şâbanı otuz gün olarak hesaplar, sonra ramazan orucuna başlardı.” Ebu Dâvud, Savm 6, 2325. 3094 – İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor Bir Bedevi Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek “Ben hilâli -yani ramazan hilâlini- gördüm!” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm “Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet getirir misin?” dedi. Adam buna da, “evet!” diye cevap verince, Efendimiz “Ey Bilal! dedi, halka yarın oruç tutmalarını ilan et!” Ebu Davud, Sıyam 14, 2340, 2341; Tirmizi, Savm 7, 691; Nesai, Savm 8, 4, 132; İbnu Mace, Sıyam 6, 1652. 3095 – İbnu Ömer radıyallalıu anh anlatıyor “Halk hilâli görmek için gayret sarfetti. Ben, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a gördüğümü tek başıma söyledim. Sözüm üzerıne oruç tuttu ve halka da oruç tutmalarını emretti.” Ebu Dâvud, Savm 14, 2342. 3096 – Hüseyin İbnu’l-Haris el-Cedeli, Haris İbnu Hatib radıyallahu anh’den anlatıyor “Haris dedi ki “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm hiIali görünce oruç tutmamızı emretti, eğer biz göremez de iki âdil şâhid gördükleri hususunda şehâdet ederlerse, onların şehâdetlerine uyarak tutacaktık.” Ebu Dâvud, Savm 13, 2338. 3097 – Ebu Umayr İbnu Enes, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ashabından olan amcalarından naklettiğine göre, bir grup kimse Resulullah aleyhissalâtu vesselam’a binekleriyle gelip “Dün hilâli gördük” diye şehâdette bulundular. Bunun üzerine, Efendimiz onlara oruçlarını açmalarını, sabah olunca da musallaya bayram namazına gelmelerini emretti.” Ebu Davud, Salât 255, 1157; Nesâi, Iydeyn 2, 3, 180. 3098 – Küreyb rahimehullah anlatıyor “Ben Şam’da iken ramazan hilali beklenmişti. Hilali bir cum’a günü ben de gördüm. Sonra ayın sonunda Medine’ye geldim. lbnu Abbâs radıyallahu anhümâ “Hilali ne zaman görmüştünüz?” diye sordu. Ben “Cum’a günü!” dedim. İbnu Abbâs tekrar “Sen de hilali gördün mü?” dedi. Ben “Evet, hem ben, hem de halk gördü ve herkes oruç tuttu. Hz. Muâviye radıyallahu anh de oruç tuttu!” dedim. İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ “Ama biz hilâli cumartesi gecesi gördük. Öyleyse otuza tamamlayıncaya veya hilali görünceye kadar tutmalıyız!” dedi. Ben “Hz. Muâviye’nin görmesiyle ve onun orucuyla iktifa etmiyor musun?” dedim. Cevaben “Hayır! Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bize böyle emretti” dedi.” Müslim, Sıyâm 28, 1087; Ebu Dâvud, Savm 9, 2332; Tirmizi, Savm 9, 693; Nesâi, Savm 7, 4, 131. 3099 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Muteber oruç, hep beraber tuttuğunuz gündekidir. Muteber iftar, hep beraber ettiğiniz gündekidir. Muteber kurban hep beraber kurban kestiğiniz gündekidir.” Tirmizi, Savm 11, 697; Ebu Dâvud, Savm 5, 2324. 3100 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Ramazan ayı şöyle, şöyle şöyledir -bu sırada iki elini bütün parmaklarıyla iki sefer çırptı, üçüncu çırpışta sağ veya sol başparmağını 3101 – Müslim ve Nesai’de gelen bir rivayette “Biz ümmi bir milletiz, ne yazı ne de hesap biliriz. Ay, şöyle şöyledir” dedi. Yani bir defasında yirmidokuz, bir defasında otuz gösterdi” denmiştir.” Buhari, Savm 13, 5, 11, Talak 29; Müslim, Savm 13-15, 1080; Ebu Davud, Savm 4, 2319, 2320, 2321; Nesai, Savm 17, 4, 139, 140. 3102 – Ebu Bekre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “İki bayram ayı eksilmezler Bunlar Ramazan ve Zü’l-Hicce aylarıdır.” Buhari, Savm 12; Müslim, Sıyâm 31, 1089; Ebu Dâvud, Savm 4, 2323; Tirmizi, Savm 8, 692. NİYET 3103 – Hz. Hafsa radıyallabu anhâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki “Kim orucu fecirden önce niyetle kesin kılmazsa onun orucu yoktur.” Ebu Dâvud, Savm 71, 2454; Tirmizi, Savm 33, 730; Nesâi, Savm 68, 4, 196, 197. 3104 – Hz. Aişe ve Hz. Hafsa radıyallahu anhümâ buyurdular ki “Sadece şafaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.” Nesâi, Savm 68, 4, 197, 198; Muvatta, Sıyâm 5, 1, 288. NAFİLE ORUCUN NİYYETİ 3105 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselâm bir gün bana ” Yanında yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. “Hayır!” demem üzerine “Ben oruç tutacağım!” buyurdu. Yanımdan çıkınca bize bir hediye geldi -veya bize bir grup misafir Resulullah aleyhissalâtu vesselâm eve geri dönünce “Ey Allah’ın Resulü bize bir hediye geldi -veya bize ziyaretçiler geldi- sana yiyecek bir şey hazırladım!” dedim. “Nedir o?” diye sordu. Ben “Hays! un, yağ, hurmadan yapılan bir yemek” dedim. “Getir onu!” buyurdu. Ben de getirdim. Aleyhissalâtu vesselam onu yedi, sonra “Oruçlu olarak sabahlamıştım” buyurdu.” Mücâhid rahimehullah der ki “Bu, malından sadaka çıkaran adam gibidir, o, dilerse çıkardığı sadakayı verir yani kararını icra eder, isterse vermekten vazgeçer.” Müslim, Sıyâm 169, 1154; Nesâi, Savm 67, 4, 193-195; Tirmizi, Savm 35, 733, 734; Ebu Dâvud, Savm 72, 2455. 3106 – Ümmü’d-Derdâ anlatıyor “Ebu’d-Derda radıyallahu anh gündüzleyin gelir “Yanınızda yiyecek var mı?” diye sorardı. Şâyet biz “Hayır, yok!” diyecek olsak “Öyleyse bugün ben oruçluyum!” derdi. Ebu Talha, Ebu Hüreyre, İbnu Abbâs, Huzeyfe radıyallahu anhüm hep böyle yaptılar.” Buhari, Savm 21, Tercümede, yani bir bab başlığında zükretmiştir. ORUCU BOZAN ŞEYLERDEN KAÇINMAK 3107 – Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.” Ebu Dâvud, Savm 32, 2380; Tirmizi, Savm 25, 720; İbnu Mâce, Savm 16, 1676. 3108 – Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Üç şey vardır orucu bozmaz Hacamat olmak kan aldırmak, kusmak, ihtilam olmak.” Tirmizi, Savm 24, 719. 3109 – Ma’dân İbnu Talha, kendisine Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh’nın şunu anlattığını söylemiştir “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm kustu ve orucunu açtı. Sevbân radıyallahu anhâ bu meseleyi sordu. Sevbân “Doğru söylemiş, o zaman abdest suyunu ben döktüm” dedi.” Ebu Dâvud, Savm 32, 2381; Tirmizi, Tahâret 64, 87. 3110 – İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ihramlı olduğu halde hacamat oldu. Keza oruçlu iken de hacamat oldu.” Buhari, Savm 32, Tıbb 11; Müslim, Hacc 87, 1202; Ebu Dâvud, Savm 29, 2372, 2373; Tirmizi, Savm 61, 775, 776, 777. 3111 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Biz oruçlunun hacamat olmasını, sâdece bitap düşmesinden korkup terkettik.” Ebu Dâvud, Savm 29, 2375; Buhari, Savm 32. 3112 – İbnu Ebi Leylâ, Sahâbi bir zâttan naklediyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat olmaktan, muvâsaladan üst üste bir kaç gün oruç açmamaktan yasakladı. Ancak bunları Ashâbına haram kılmadı. Kendisine “Ey Allah’ın Resulü, sen sahura kadar orucu devam ettiriyorsun” denildi de şu cevabı verdi “Ben sahura kadar uzatıyorum, zira Rabbim bana yedirip içirmektedir.” Ebu Dâvud, Savm 29, 2374. 3113 – Rafi’ İbnu Hadic radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Şöyle buyurdulaı “Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.” Tirmizi, Savm 60, 774; Ebu Dâvud, Savm 28, 2367; İbnu Mâce, Savm 18, 1679, 1680, 1681. 3114 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Bir adam gelerek “Ey Allah’ın Resulü, gözüm ağrıyor, oruçlu olduğum halde sürme çekiyorum bu, orucumu bozar mı?” diye sordu. Resulullah “Hayır bozmaz” dedi.” Tirmizi, Savm 30, 726. 3115 – Abdurrahman İbnu Nu’man İbni Ma’bed İbni Hevze an ebihi an ceddihi anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam uyku sırasında gözlere miskle karıştırılmış ismid sürmesi çekilmesini emir buyurdu ve “Oruçlu bundan sakınsın!” dedi.” Ebu Dâvud, Savm 31, 2377. ÖPME VE MÜBAŞERET 3116 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam oruçlu olduğu halde hanımlarından birini öperdi” Hz. Aişe bunu söyleyip sonra güldü. 3117 – Bir başka rivayette şöyle der “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, oruçlu iken mübaşerette bulunurdu. O, nefsine hepinizden çok hâkim idi.” Buhari, Savm 24, 23; Müslim, Sıyâm 62-65, 1106; Muvatta, Sıyâm 14, 1, 292; Ebu Dâvud, Savm 33, 2382-2386; Tirmizi, Savm 31, 727-729. 3118 – Hz. Câbir anlatıyor “Hz. Ömer İbnu’I-Hattâb radıyallahu anhümâ bir gün telâşla gelerek “Ey Allah’ın Resulü! Bugün ben büyük bir hatada bulundum, oruçlu iken hanımımı öptüm!” dedi. Resulullah da şöyle cevapladı “Sen oruçlu iken mazmaza yapmaz mısın? Bu orucunu bozar mı?” Ravilerden İsa İbnu Hammâd rivayetinde der ki “Dedim ki “Bunda bir beis yok!” Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Öyleyse niye öpmeden telaşa düşüyorsun?” Ebu Dâvud, Savm 33, 2385. 3119 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Bir adam Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a oçuçlunun hanımıyla mübaşeretinden sordu. Aleyhissalatu vessalam ruhsat verdi. Arkadan bir başkası geldi, o da aynı şeyi sordu. Buna mübâşereti yasakladı. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ruhsat tanıdığı kimse yaşlı birisiydi, yasakladığı kimse de gençti.” Ebu Dâvud, Savm 35, 2387. 3120 – Nâfi merhum anlatıyor “Abdullah İbnu Ömer radıyallahü anhümâ oruçluyu öpme ve mübaşeretten men ederdi.” Muvatta, Sıyâm 20, 1, 293. UNUTARAK ORUCU BOZMA 3121 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.” Buhari, Savm 26, Eyman 15; Müslim, Sıyâm 171, 1155; Tirmizi, Savm 26, 721; Ebu Dâvud, Savm 39, 2398. ORUCUN ZAMANI 3122 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam, bazan olurdu bir ay boyu oruç tutmazdı ve o aydan hiç oruç tutmayacağını zannederdik. Bazan da öylesine ara vermeden tutardı ki, o aydan hiç bir günü oruçsuz geçirmeyecek zannederdik. Sen onu, geceleyin namaz kılarken görmek istesen mutlaka görürdün. Geceleyin uyur görmek istesen mutlaka görürdün.” Buhari, Savm 53, Teheccüd 11; Müslim, Sıyâm 180, 1158; Tirmizi, Savm 57, 769. 3123 – İbnu Abbâs radıyallabu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissâlatu vesselâm, ramazan dışında hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmedi.” Buhari, Savm 53; Müslim, Savm 178, 1157; Nesâi, Savm 70, 4, 199 AŞÛRE ORUCU 3124 – Katâde rahimehullah anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Aşura orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allahın rahmetinden umarım.” Tirmizi, Savm 48, 752. 3125 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Ramazan farz olmazdan önce Aşura orucu tutuluyordu. Ramazanın farziyeti indikten sonra onu dileyen tuttu, dileyen de tutmadı.” Buhari, Savm 69, Hacc 1, 47, Menâkıbu’l-Ensâr 26, Tefsir, Bakara 24; Müslim, Sıyâm 115; Muvatta, 33, Ebu Dâvud, Savm 64, 2442, 2443; Tirmizi, Savm 49, 753. 3126 – İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Medine’ye gelince, yahudileri Aşüra günü oruç tutar gördü. Onlara “Bu da ne, niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sordu. “Bu, sâlih hayırlı bir gündür. Allah, o günde Beni İsrâil’i düşmanlarından kurtardı. Şükür olarak Hz. Musa o gün oruç tuttu ” dediler. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm “Ben Musa’ya sizden daha layığım” buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlarada tutmalarını emretti. Buhari, Savm 69, Enbiya 22, Fedailul-Ashab 52, Tefsir, Yünus 1, Tâ-hâ 1, M üslim, Sıyâm 127, 1130; Ebu Dâvud, Savm 64, 2444. 3127 – Kays İbnu Sa’d İbnu Ubâde radıyallahu anhümâ anlatıyor “Biz Aşura günü oruç tutuyor ve sadaka-ı fıtrı ödüyorduk. Ramazan orucunun farziyyeti ve zekat emri inince artık onunla emredilmedik, ondan yasaklanmadık da, biz onu yapıyorduk.” Nesai, Zekat 35, 5, 49. RECEB ORUCU 3128 – Abbâd İbnu Hanif anlatıyor “Sa’id İbnu Cübeyr rahimehullah’e Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi “İbnu Âbbâs radıyallahu anhümâ’ı dinledim, şöyle demişti “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Receb ayında bazı yıllarda öyle oçuç tutardı ki biz, “Gâliba. hiç yemeyecek ayın her gününde tutacak” derdik. Bazı yıllarda da öyle yerdi ki biz; “Galiba hiç tutmayacak” derdik.” Buhari, Savm 53; Müslim, Sıyâm 179, 1157; Ebu Davud, Savm 55, 2430. ŞABAN ORUCU 3129 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bazan oruca öyle devam ederdi ki, “Bu ay hiç yemiyecek” derdik. Bazan da öyle devamlı yerdi ki, “Bu ay hiç tutmayacak” derdik. Ben, onun ramazan dışında bir ayı tam olarak tuttuğunu görmedim. Herhangi bir ayda, şâban ayında tuttuğundan daha fazla tuttuğunu da görmedim.” Buhari, Savm 52; Müslim, Sıyâm 175, 1156; Muvatta, Sıyâm 56, 1, 309; Ebu Dâvud, Savm 56, 59, 2431, 2434; Tirmizi, Savm 37, 736; Nesâi, Savm 70, 4, 199, 200. 3130 – Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor “Ben, Resulullah aleyhissalâtu vesselam’ın Şâban ve Ramazan dışında iki ayı peş peşe tam olarak oruçla geçirdiğini göımedim.” Tirmizi, Savm 37, 736; Ebu Dâvud, Savm 11, 2335; Nesâi, Savm 70, 4, 200. 3131 – Hz. Üsâme radıyallahu anh anlatıyor “Ey Allah’ın Resulü dedim, Şâban ayında tuttuğun kadar başka aylarda oruç tuttuğunu göremiyorum sebebi nedir?” diye sordum. Şu cevabı verdi “Bu, Receb’le Ramazan arasında insanların gaflet ettikleri bir aydır. Halbuki O, amellerin Rabbülâlemin’e yükseltildiği bir aydır. Ben, oruçlu olduğum halde amelimin yükseltilmesini istiyorum.” Nesâi, Savm 70, 4, 201. ŞEVVAL’DEN ALTI GÜN 3132 – Eyub radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur.” Müslim, Sıyâm 204, 1164; Tirmizi, Savm 53, 759; Ebu Dâvud, Savm 58, 2432. ZİLHİCCE’DEN ON GÜN 3133 – Hüneyde İbnu Hâlid hanımından, o da Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın zevcelerinden birinden anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselâm Zilhicce’den dokuz günle Aşura günü oruç tututardı. Bir de her aydan üç gün, ayın ilk pazartesi ile perşembe günü oruç tutardı.” Ebu Dâvud, Savm 61, 2437; Nesâi, Savm 83, 4, 220. 3134 – Kâsım İbnu Muhammed rahimehullah anlatıyor “Hz. Aişe radıyallahu anhâ Arefe günü oruç tutardı. Ben Arefe akşamı imamın hacc emirinin, Müzdelife’ye gitmek üzere hareket ettiği sırada Hz. Aişe’nin yerinde kalarak, halkla kendi arasında bir boşluk açılana kadar bekleyip sonra içecek birşeyler isteyerek iftar yaptığını gördüm.” Muvatta, Hacc 133, 1, 375. 3135 – Ebu Katâde radıyallahu anh anlatıyor “Resulüllah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki “Arafat günü tutulan orucun, geçen yılın ve gelecek yılın günahlarına kefaret olacağına Allah’ın rahmetinden ümidim var.” Tirmizi, Savm 46, 749; İbnu Mâce, Sıyâm 40, 1730; Müslim, Sıyâm 196, 1162. HAFTANIN GÜNLERİ 3136 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam pazartesi ve perşembe günlerinde oruçla sevap arardı.” Tirmizi, Savm 44, 745; Nesai, Savm 70, 4, 202, 203; İbnu Mace, Sıyam 42, 1739. 3137 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Ameller Allah Teala hazretlerine pazartesi ve perşembe günleri arzedilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arzedilmesini severim.” Tirmizi, Savm 44, 747. EYYÂMU’L-Bİ’Z 3138 – Abdullah İbnu Katâde İbni Milhân el-Kaysi, babası radıyallahu anh’ndan anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, bize eyyam-ı bi’z’de yani ayın onüç, ondört ve onbeşinci günlerinde oruç tutmamızı emrederdi ve “Bunlar yıl orucu vaziyetindedir” derdi.” Ebu Dâvud, Savm 68, 2449; Nesâi, Savm 83, 4, 220, 221. 3139 – İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm eyyâmu’l-bi’z’de oruç tutmayı hazerde de seferde de bırakmazdı.” Nesâi, Savm 70, 4, 198. 3140 – Muâzetu’l Adeviyye anlatıyor “Hz. Aişe radıyallahu anhâ’den sorduın “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm her ay üç gün oruç tutar mıydı?” “Evet!” diye cevap verdi. Ben tekrar “Ayın hangi günlerinde tutardı?” dedim. “Hangi günde oruç tuttuğuna ehemmiyet vermezdi” diye cevap verdi.” Müslim, Sıyâm 194, 1160; Ebu Dâvud, Savm 70, 2453; Tirmizi, Savm 54; 763. 3141 – Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Kim ber ayda üç gün oruç tutarsa işte bu, yıl orucu olur. Allah Teâlâ hazretleri bu hususu te’yiden kitabında şu ayeti indirdi “Kim bir hayır işlerse o kendisinden on misliyle kabul edilir” En’am 160. Bir gün on misliyle kabul ediliyor.” Tirmizi, Savm 54, 761; Nesâi, Savm 82, 4, 219. 3142 – Âmir İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur.” Tirmizi; Savm 74, 797. 3143 – İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor “Hz. Aişe radıyallahu anhâ’ye “Resulullah aleyhissalatu vesselâm herhangi bir güne ayrı bir ehemmiyet verir miydi?” diye sordum. “Hayır!” dedi ve ilave etti “O’nun ameli hafif ve devamlı yağan yağmur gibiydi. Hanginiz Resulullah aleyhissalâtu vesselam’ın tahammül ettiği şeye dayanabilir?” Buhari, Savm 64; Rikâk 18; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirin 217, 783; Ebu Dâvud, Salât 317, 1370. ORUCUN HARAM OLDUĞU GÜNLER 3144 – Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “İki günde oruç câiz olmaz Fıtır günü Ramazan bayramının birinci günü ve Nahr günü.” Buhari, Savm 67, Fadlu’s-Salât 6, Cezâu’s-Sayd 26; Müslim, Sıyâm 288, 827; Ebu Dâvud, Savm 48, 2417; Tirmizi, Savm 58, 772. 3145 – Ukbe İbnu Amir radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Arefe günü, kurban günü ve teşrik günleri, biz müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme-içme günleridir.” Ebu Dâvud, Savm 49, 2419; Tirmizi; Savm 59, 773; Nesâi, Menâsik 195; 5, 252; Tirmizi, hadisin sahih olduğunu söylemiştir. 3146 – Nübeyşe el-Hüzeli radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Teşrik günleri, yeme-içme ve Allah’ı zikretme günleridir.” Müslim, Siyâm 144, 1141. 3147 – Sıla İbnu Züfer anlatıyor “Biz, Şabandan mı, Ramazandan mı olduğu şüphe edilen günde Ammâr radıyallahu anh’ın yanında idik. Bize kızartılmış bir koyun getirildi. Cemaatten biri “Ben oruçluyum” diyerek geri çekildi. Ammâr “Kim bugün oruç tutarsa, muhakkak olarak Ebu’I Kâsım aleyhissalâtu vesselâm’a isyan etmiştir” dedi”. Ebu Dâvud, Savm, 10, 2334; Tirmizi, Savm 3, 686; Nesâi, Savm 37, 4, 153; İbnu Mâce, Sıyâm 3, 1645. 3148 – İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki “Kim ebed orucu tutarsa, ne oruç tutmuş, ne iftar etmiştir.” Nesâi, Savm 71, 4, 205, 206. 3149 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Şaban ayı yarılandı mı artık oruç tutmayın.” Ebu Dâvud, Savm 12, 2337; Tirmizi, Savm 38, 738. 3150 – Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Sizden kimse, ramazanı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamasın. Eğer bir kimse, önceden oruç tutmakta idiyse, orucunu tutsun.” Buhari, Savm 14; Müslim, Savm 21, 1082; Ebu Dâvud, Savm 11, 2335; Tirmizi, Savm 2, 684; Nesâi, Savm 31, 32 4, 149. 3151 – Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Arefe günü Arafât’da oruç tutmayı yasakladı.” Ebu Dâvud, Savm 63, 2440. 3152 – Yine Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Sizden hiç kimse, cum’agünü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa bu takdirde cum’a günü de oruç tutabilir.” 3153 – Müslim’in bir rivayetinde şöyle gelmiştir “Cum’a gecesini, diğer geceler arasında gece namazına tahsis etmeyin, cum’a gününü de diğer günler arasında oruç günü olarak tayin etmeyin, ancak birinizin tutmakta olduğu oruç arasına denk gelirse o hariç.” Buhari, Savm 63; Müslim, Sıyâm 147, 148; Ebu Dâvud, Savm 50, 2420; Tirmizi, Savm 42, 743. 3154 – Abdullah İbnu Büsr es-Sülemi, kızkardeşi es-Sammâ radıyallahu anh’dan naklediyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Cumartesi günü oruç tutmayın, ancak Allah’ın size farzettiği şeyde o gün oruç tutarsınız. Biriniz yiyecek nev’inden bir şey bulamaz da sadece üzüm asması kabuğu veya bir ağaç çöpü bulacak olsa onu ağzında çiğnesin ve yine de cumartesi günü oruçlu olmasın.” Ebu Dâvud, Savm 51, 2421; Tirmizi, Savm 43, 744; İbnu Mâce, Sıyâm 38, 1726; Ebu Dâvud hadisin mensuh olduğunu söylemiştir. Tirmizi de hasen demiştir. ORUCUN SÜNNETLERİ 3155 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var.” Buhari, Savm 20, Müslim, Sıyâm 45, 1095; Tirmizi, Savm 17, 708; Nesâi, Savm 18, 4, 141. 3156 – Amr İbnu’I-As radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab’ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.” Müslim, Sıyâm 46, 1096; Ebu Dâvud, Savm 15, 2343; Tirmizi, Savm 17, 709; Nesâi, Savm 27, 4, 146. 3157 – Zeyd İbnu Sâbit radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’Ia birlikte sahur yemeği yedik, sonra namaza kalktık.” Kendisine “Yemekle sahur arasında ne kadar zaman geçti?” diye sorulmuştu, şu cevabı verdi “Elli âyet okuyacak kadar!” Buhari, Savm 19, Mevâkitu’s-Salât 27, Teheccüd 8; Müslim, Sıyâm 47, 1097; Tirmizi, Savm 14, 703; Nesâi, Savm 21, 22, 4, 143. 3158 – Sehl İbnu Sa’d radıyallahu anh anlatıyor “Ben ailem içerisinde sahuryemeği yiyordum. Sonra ben, sabah namazını Resulullah aleyhissalâtu vesselam’Ia birlikte kılmak için sür’atli yiyordum.” Buhari, Savm 19, Mevâkit, 27. 3159 – Zirr İbnu Hubeyş anlatıyor “Huzeyfe radıyallahu anh’ye “Sen Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte hangi vakitte sahur yedin?” diye sorduk. Şu cevabı verdi “Gündüzdü, ancak güneş doğmamıştı.” Nesai, Savm 20, 4, 142. 3160 – Talk İbnu Ali radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki “Fecr-i kâzib size mâni olmasın, fecr-i sadık karşınıza çıkıncaya kadar yiyin için.” Ebu Dâvud, Savm 17, 2348; Tirmizi, Savm 15, 705. 3161 – Buhari ve Müslim’in İbnu Mes’ud radıyallahu anh’dan rivayetlerine göre, ResuluIlah, fecr-i sâdık’ı tarif ederken “0, enlemesine görülen aydınlıktır, uzunlamasına görülen değil” buyurdu.” Buhari, Ezân 13, Talâk 24, Haberu’I-Vâhid 1; Müslim, Sıyâm 40, 1093; Ebu Dâvud; Savm 17, 2347; Nesai, Savm 30, 4, 148. 3162 – Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Biriniz ezanı işitince yiyip-içtiği kap elinde ise, ihtiyacını görünceye kadar onu bırakmasın.” Ebu Dâvud, Savm 18, 2350. İFTAR VAKTİ 3163 – Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Gece şu taraftan doğudan gelince, gündüz de şu taraftan batıdan gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır.” Buhari, Savm 43; Müslim, Sıyâm 51, 1100; Ebu Dâvud, Savm 19, 2351; Tirmizi, Savm 12, 698. 3164 – Humeyd İbnu Abdirrahman anlatıyor “Hz. Ömer ve Hz. Osman radıyallahu anhüma, akşam namazını, gecenin karanlığını ufukta görür görmez daha iftarı açmadan kılarlar, namazdan sonra da oruçlarını açarlardı. Bunu ramazanda yaparlardı.” Muvatta, Sıyâm 8, 1, 289. İFTARDA TA’CİL 3165 – Sehl İbnu Sa’d radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “İnsanlar iftarda ta’cile yer verdikleri müddetçe hayır üzere devam ederler.” Buhari, Savm 45; Müslim, Sıyam 48, 1098; Muvatta, Sıyâm 6, 1, 288; Tirmizi, Savm 13, 699. 3166 – İmam Mâlik’ten anlatıldığına göre, Abdulkerim İbnu Ebi’I-Muharik’in şöyle söylediğini işitmiştir “Nübüvvet peygamberlik amellerinden biri de iftarın ta’cili öne alınması, sahurun da te’hir edilmesidir.” Muvatta, Kasru’s-Salât 46, 1, 158. 3167 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm namaz kılmazdan önce biçkaç taze hurma ile orucunu açardı. Eger taze hurma yoksa kuru hurma ile açardı. Eğer kuru hurma da bulamazsa birkaç yudum su yudumlardı.” Ebu Dâvud, Savm 22, 2556; Tirmizi, Savm 10, 694. 3168 – Mu’az İbnu Zühre anlatıyor “Bana ulaştı ki, Resulullah aleyhissalatu vesselam, iftar ettiği zaman şu duayı okurdu “Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü. Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum.” Ebu Davud, Savm 22, 2358. 3169 – Mervan İbnu Salim, Hz. İbnu Ömer radıyallahu anhüma’den naklediyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam orucunu açınca şöyle derdi “Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallah Teâlâ sevap kesinleşti.” Ebu Dâvud, Savm 22, 2357. “Rezin, duanın baş kısmına “Elhamdülillah” kelimesini ziyade etti.” 3170 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Ramazan ayının sonunda oruçları vasletti yani hiç bozmadan birkaç gün ard arda devam ettirdi. Onunla birlikte halk da vasletti. Durum ResululIah’a ulaşınca Eğer Ramazan ayı bizim için uzatılsaydı biz onu öyle bir vaslederdik ki derine dalanlar aşırılar bundan aşırılıklarından vazgeçmek zorunda kalırlardı. Ben sizin gibi değilim. Ben gölgelenirim. Rabbim bana hem yedirir hem de içirir.” Buhari, Savm 48; Tenmenni 9; Müslim, Savm 57-60 1103-1105; Tirmizi; Savm 62, 778. 3171 – Ebu Bekr İbnu Abdirrahman’ın anlattığına göre, babası, Mervan’a Hz. Aişe ve Ümmü Seleme radıyallahu anhümâ’nin kendisine şunu haber verdiklerini söylemiştir “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm Ramazan ayında, rüya sebebiyle olmaksızın cünüb olarak fecir vaktine ulaştığı olurdu da, kalkıp yıkanır ve orucunu tutardı.” Buhari, Savm 22, 25; Müslim, Sıyâm 76, 1109; Muvatta, Sıyâm 12, 1, 291; Ebu Dâvud, Savm 36, 2388, 2389; Tirmizi, Savm 63, 779; Nesâi, Tahâret 123, 1, 108. 3172 – Âmir. İbnu Rebi’a radıyallahu anh anlatıyor “Ben Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ı, oruçlu iken misvaklandığını sayamayacağım kadar çok gördüm.” Buhari, Savm 27; Ebu Dâvud, Savm 26, 2364; Tirmizi, Savm 29, 725; Buhari’nin rivayeti muallaktır. 3173 – İbnu Ömer radıyallahu anhümâ şöyle demiştir “Oruçlu, günün başında ve sonunda misvak kullanır.” Buhari, Savm 25 bab başlığında tercüme kaydetmiştir. 3174 – Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah. aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse bilsin ki onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.” Buhari, Savm 8, Edeb 51; Ebu Dâvud, Savm 25, 2326; Tirmizi, Savm 16, 707. 3175 – Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise “Ben oruçluyum” desin.” Müslim, Sıyâm 159, 1150; Ebu Davud, Savm 76, 2461; Tirmizi, Savm 64, 780; 781; İbnu Mâce, Sıyâm 47, 1750. 3176 – Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe nafile oruç tutmasın.” Tirmizi Savm, 70, 789; Tirmizi, hadis için “Münkerdir, Hişam İbnu Urve dışında sâ biri tarafından rivayet edildiğini görmedik” der. 3177 – Ümmü Ammâre Bintu Ka’b radıyallahu anhâ’ın anlattığına göre “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm yanına girmiştir. Ammare yemek ikram edince, Aleyhissalâtu vesselâm “Sen de ye!” demiş, kadın “Ben oruç tutuyorum” deyince Resulullah şöyle buyurmuştur “Oruçlu kimse, başkasına ikramda bulunur ve yemeğinden başkaları yerse, onlar yedikleri müddetçe melaike aleyhimüsselam oruçluya rahmet duasında bulunurlar.” Bir başka rivayette şöyle denmiştir “Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.” Tirmizi, Savm 67, 784, 785, 786. 3178 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Kadın, kocası varken izin almadan nafile oruç tutmasın.” Buhari, Nikâh 84; 86; Müslim, Zekât 84, 1026;. Ebu Davud, Savm 74, 2485; Tirmizi, Savm 65, 782; Ebu Dâvud’un rivayetinde, “Ramazan dışmda” ziyadesi vardır. ORUCU AÇMANIN MÜBAH OLMA ŞARTLARI 3179 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselam fetih yılında Mekke’ye müteveccihen Ramazan ayında yola çıkmıştı. Kürâ’u’l-Gamim nam mevkiye gelinceye kadar kendisi de, beraberindekiler de oruç tuttular. Sonra orada bir bardak su istedi ve bardağı kaldırdı. Herkes bardağa baktı. Sonra sudan içti. Bundan sonra bazıları kendisine “Halkın bir kısmı oruç tuttu” diye haber verdi. Aleyhissalâtu vesselam “Onlar âsilerdir! Onlar âsilerdir!” buyurdular.” Müslim, Sıyâm 90, 1114; Tirmizi, Savm 18, 710; Nesâi, Savm 49, 4, 177. 3180 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Biz bir seferde Resulullah aleyhissalatu vesselâm ile beraberdik. Aramızda bir kısmı oruç tutuyor, bir kısmı da tutmuyordu Sıcak bir günde bir yerde konakladık. Gölgelenenlerin çoğu elbisesi olanlardı. Bir kısmımız güneşe karşı eliyle korunuyordu. Derken oruçlular yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar. Bunun üzerine, Resül-i Ekrem aleyhissalâtu vessalâm “Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı!” buyurdular.” Buhari, Cihâd 71; Müslim, Sıyâm 100; 1119; Nesâi, Savm 52, 4, 182. 3181 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bir seferdeydi. Etrafına insanların toplandığı bir adam gördü, ona gölge yapıyorlardı. “Nesi var?” diye sordu. “Oruçlu biri!” dediler. Resulullah aleyhissalâtu vesselâm “Seferde oruç birr Allah’ı memnun edecek dindarlık değildir!” buyurdular.” Bir rivayette “Seferde oruç birr’den değildir” denmiştir.” Buhari, Savm 36, Müslim, Sıyam 92, 1115; Ebu Dâvud, Savm 43, 2407; Nesâi, Savm 48 4, 176. 3182 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor “Hamza İbnu Amr el Eslemi radıyallahu anh, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’dan yolculuk sırasında tutulan orucu sordu. Kendisi çok oruç tutan birisi idi. Resulullah şöyle cevap verdiler “Dilersen tut, dilersen tutma.” Buhari, Savm 33; Müslim, Sıyâm 103, 1, 121; Muvatta, Siyâm 24, 1, 295; Tirmizi, Savm 19, 711; Ebu Dâvud, Savm 42, 2402; Nesâi, Savm 56, 4, 185. 3183 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor “Biz Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ile beraber seferde idik. Bir kısmımız oruçlu bir kısmımız oruçsuz idi. Ne oruçlu oruçsuzu ayıplıyor, ne de oruçsuz, oruçluyu kınıyordu.” Buhari, Savm 37, Müslim, Sıyâm 98, 1118; Muvatta, 23, 1, 295; Ebu Dâvud, Savm 42, 2405. 3184 – Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor “Biz çok şiddetli sıcak bir mevsimde, Ramazan ayında Resulullah aleyhissalâtu vesselam ile birlikte sefere çıktık. Hararetin şiddetinden herkes elini başına koyuyordu. Aramızda oıuçlu olarak sadece Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ile İbnu Ravâha vardı.” Buhari, Savm 35; Müslim, Savm 108, 1122; Ebu Dâvud, Savm 44, 2409. 3185 – Amr İbnu Ümeyye ed-Damri radıyallahu anh anlatıyor “Bir sefer dönüşü Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a uğradım. Bana “Ey Ebu Umeyye, sabah yemeğini bekle beraber yiyelim” buyurdular. Ben “Oruçluyum” dedim “Öyleyse gel yaklaş, sana yolcudan haber vereyim de dinle!” dedi ve devamla “Allah Teâla Hazretleri yolcudan orucu ve namazın yarısını kaldırdı” buyurdu.” Nesâi, Savm 50, 4, 178. 3186 – Abudullah İbnu Ka’b İbni Mâlikoğullarından ismi Enes İbnu Mâlik olan bir adamdan anlatıldığına göre, demiştir ki “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki “Allah Teâla Hazretleri, yolcudan namazın yarısını kaldırdı, oruca da yeme hususunda ruhsat tanıdı. Ayrıca çocuk emziren ve hamile kadınlara, çocukları hususunda endişe ettikleri takdirde, orucu yeme ruhsatı tanıdı.” Ebu Dâvud, Savm 43, 2408; Tirmizi, Savm 21, 715; Nesâi, Savm 51, 4, 180-182, 62, 4,190; İbnu Mace, Sıyam 12, 1668. 3187 – Muhammed İbnu Ka’b anlatıyor “Ramazanda Enes İbnu Malik radıyallahu anhin yanına geldim. Sefer hazırlığı yapıyordu. Devesi hazırlandı, yolculuk elbisesini giydi. Yemek getirtip yedi. Ben kendisine “Yola çıkarken orucu bozmak sünnet midir?” diye sordum. “Evet!” dedi ve bineğine atlayıp yola çıktı.” Tirmizi, Savm 76, 799, 800. 3188 – İmam Malik’e ulaştığına göre, Hz. Ömer radıyallahu anh Ramazan ayında yolcu ise ve Medine’ye günün başında gireceğini tahmin etmişse, oruçlu olarak şehre girerdi.” Muvatta, Sıyam 27, 1, 296. 3189 – Mansür el Kelbi anlatıyor “Dıhye İbnu Halife radıyallahu anh, Ramazan’da Dımeşk’e bağlı köylerden Mizze adındaki birinden çıkıp Fustat’tan Akabe köyüne olan mesafe kadar bir yol aldı. Bu mesafe üç millik bir uzakİıktı. Dıhye ve beraberindekilerden bir kısmı o gün orucu yediler. Bir kısmı ise orucu yemeyi uygun görmediler. Dıhye, köyüne dönünce; “Vallahi bugün, vuküa geleceği lıiç aklımdan geçmeyen bir hadise ile karşılaştım Bir kısım kimseler Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ve ashâbı’nın sünnetini beğenmediler” dedi. Bunu, o gün orucu açmayanlar için söylemişti. Dıhye radıyallahu anh bu hayıflanmasını şöyle noktaladı “Allahım beni yanına al!” Ebu Dâvud, Savm 46, 2413. 3190 – Ubeyd İbnu Cübeyr rahimehullah anlatıyor “Ben, Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın ashabından olan Ebu Basra el-Gıfari radıyallahu anh ile Fustât’tan yola çıkan bir gemide Ramazan’da beraberdik. İskenderiye’ye gitmek istiyordu. Ebu Basra ve beraberindekiler gemiye çıkarıldı. Daha evleri tamamen geçmemişti ki sofra emretti. Sabah yemeği getirildi. Bana da “Yaklaş beraber yiyelim!” dedi. Ben “Evleri hâlâ görmüyor musun?” dedim. Bana “Yoksa sen Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’ın sünnetinden hoşlanmıyor musun?” dedi. Bunun üzerine o yedi, ben de yedim.” Ebu Dâvud, Savm 45, 2412. 3191 – Seleme İbnu’l- Muhabbak radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Kim sefer sırasında Ramazan’a erer ve beraberinde kendisini karnını doyuracak yere götürecek bir bineği varsa nerede olursa olsun orucunu tutsun.” Ebu Davud, Savm 44, 2410, 2411. ORUCU YEMEYİ GEREKTİREN ŞEYLER 3192 – Nafi anlatıyor “İbnu Ömer radıyallahu anhüm diyor ki “Ramazanı, hastalık ve sefer sebebiyle yiyenler, onu peş peşe tutarlar.” Muvatta, Sıyâm 45, 1, 304 3193 – İbnu Şihâb anlatıyor “Ebu Hüreyre ve İbnu Abbâs radıyallahu anhüm Ramazan orucunun kazası hususunda ihtilaf ettiler. Biri “Araları açılabilir” dedi. Diğeri, “açılamaz!” dedi. Ben hangisinin “açılabilir ” dediğini, hangisinin de “açılamaz!” dediğini bilmiyorum.” Muvatta; Savm 46, 1, 304. 3194 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Üzerimde Ramazan orucu bulunurdu da ben onları ancak Şaban ayında kaza edebilirdim. Bu, Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın mevkii sebebiyle idi.” Buhari, Savm 40; Müslim, sıyam 151, 1146; Muvatta, Sıyam 54, 1, 308; Ebu Davud, Savm 40, 2399; Tirmizi, Savm 66, 783; Nesai, Savm 64, 4, 191. 3195 – Yine Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse, velisi ona bedel tutar.” Buhari, Savm 42; Müslim, Sıyam 153, 1174; Ebu Davud, Savm 41, 2400. 3196 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Bir kadın Resulullah aleyhissalatu vesselam’a gelerek “Annem vefat etti, üzerinde de nezir orucu borcu var, kendisine bedel oruç tutabilir miyim?” dedi. Resulullah “Annen üzerinde borç olsaydı da sen ödeyiverseydin, bu borç onun yerine ödenmiş olur muydu?” diye sordu. Kadın “Evet!” deyince, Aleyhissalatu vesselam “Öyleyse annene bedel oruç tut!” buyurdu.” Buhari, Savm 42; Müslim, Savm 156, 1148; Ebu Davud, Eyman 25, 3307, 3308; Tirmizi, Savm 22, 716. 3197 – İmam Malik’e ulaştığına göre İbnu Ömer radıyallahu anh, bir kimsenin diğer bir kimse yerine oruç tutmasını veya bir kimsenin başka bir kimse yerine namaz kılmasını münker addederdi.” Muvatta, sıyam 43, 1, 303. 3198 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Ben ve Hafsa oruçlu idik. Bize yiyecek hediye edildi. Ondan yedik. Resulullah aleyhissalatu vesselam yanımıza girdi. Hafsa cür’ette babası gibiydi, sözde benden evvel davranıp “Ey Allah’ın Resulü, biz, Aişe ve ben nafile oruca niyet etmiş, bu niyetle sabaha kavuşmuştuk. Bize bir yemek hediye edildi. Biz de ondan yedik” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Bunun yerine bir başka gün kaza orucu tutun!” buyurdu.” Muvatta, Sıyam 50, 1, 306; Ebu Davud, Savm 73, 2457; Tirmizi, Savm 36, 735. 3199 – Esma Bintu Ebi Bekr radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah zamanında bulutlu bir günde orucumuzu açtık. Sonra güneş doğdu. Hişam’a “Kaza emredildi mi?” diye soruldu. “Kazasız olur mu?” diye cevap verdi.” Buhari, Savm 46; Ebu Dâvud, Savm 23, 2359. 3200 – Eslem rahimehullah anlatıyor “Ömer bunu, yani kazayı yerine getirdi ve dedi ki “Bu iş basittir, içtihadda bulunduk.” Muvatta, Sıyâm 44, 1, 303. 3201 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.” Buhari, Savm 29; Tirmizi, Savm 27, 723; Ebu Davud, Savm 38, 2396. KEFARET 3202 – Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’a bir adam geldi ve “Ey Allah’ın Resulü, helak oldum” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Seni helak eden şey nedir?” diye sorunca “Oruçlu iken hanımıma temas ettim” dedi. Bunun üzerine Resulullah’la aralarında şu konuşma geçti “Azad edecek bir köle bulabilir misin?” “Hayır!” “Üst üste iki ay oruç tutabilir misin?” “Hayır!” “Altmış fakiri doyurabilir misin?” “Hayır!” “Öyleyse otur!” Biz bu minval üzere beklerken, Aleyhissalatu vesselam’a içerisinde hurma bulunan bir büyük sepet getirildi. “Soru sahibi nerede?” diyerek adamı aradı. Adam “Benim! Buradayım!” deyince, Aleyhissalatu vesselam “Şu sepeti al, tasadduk et!” dedi. Adam “Benden fakirine mi? Allah’a yemin ediyorum, Medine’nin şu iki kayalığı arasında benden fakiri yok!” cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah güldüler ve “Öyleyse bunu ehline yedir!” buyurdular.” Buhari, Savm 29, 31, Hibe 20, Nafahat 13, Edeb 68, 95, Kefaretu’l- Eymân 3, 4, Hudud 26; Müslim, Sıyâm 81, 1111; Muvatta, Sıyâm 28, 1, 296, 297; Ebu Davud, Savm 37, 2390, 2391, 2392, 2393; Tirmizi, Savm 28, 724. 3203 – İmam Malik’e ulaştığına göre, Enes İbnu Malik radıyallahu anh yaşlanınca oruç tutamaz oldu. O zaman orucu yedi ve oruca bedel fidye ödedi.” Muvatta, Sıyâm 51, 1, 307. 3204 – Yine İmam Mâlik’e ulaştığına göre; Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhhüma’e “Hamile kadın, karnındaki çocuk için endişeye düşecek olur ve oruç da kendisine ağır gelmeye başlarsa ne yapmalı?” diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi “Orucu yer, her gün için bir fakire, Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın müddü ile bir müdd buğday verir.” Muvatta, Sıyam 52, 1, 308. 3205 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, ölünün velisi her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.” Tirmizi, Savm 23, 718. 3206 – Kâsım İbnu Muhammed rahimehullah’dan anlatıldığına göre şöyle diyordu “Üzerinde Ramazan borcu olan kimse, kaza edecek güç ve kuvvette olduğu halde, müteakip Ramazan gelinceye kadaı bunu tutmamış ise, her bir gün yerine bir fakire bir müdd buğday vermeli ve orucu kaza etmelidir.” Muvatta, Sıyâm 53, 1, 308. ORUCUN FAZİLETİ 6472 – Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor “Her iftar vaktinde Allah tarafından cehennemden azad edilen kimseler bulunur. Bu, Ramazanın her gecesinde olur.” RAMAZAN AYININ FAZİLETİ 6473 – Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anhuma anlatıyor “Ramazan ayı girmişti. Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Bu mübarek aya girmiş bulunuyorsunuz. Bu ayda bir gece vardır ki bin aydan hayırlıdır. Bu gecenin hayır ve bereketinden mahrum kalan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış gibidir. Onun hayrı ise sadece uhrevi saadetten mahrum kimseye haramdır.” YEVM-İ ŞEKK ORUCU 6474 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Ramazan orucunu hilali görmezden bir gün önce başlatmayı yasakladı.” 6475 – Hz. Muaviye İbnu Ebi Süfyan radıyallahu anhüma minber üstünde şunu anlatmıştır “Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan ayından önce minberde buyurdular ki “Ramazan falan gün başlayacak. Biz daha önceden oruç tutarız. Dileyen önceden başlasın, dileyen de o güne kadar tutmayı tehir etsin.” RAMAZAN AYI KAÇ GÜN? 6476 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün “Ramazan ayında kaç gün geçti?” buyurdular. Biz `Yirmiiki, geriye de sekiz gün kaldı!” dedik. Resulullah bu cevabımız üzerine “Ramazan ayı şu kadardır, Ramazan ayı şu kadardır, Ramazan ayı şu kadardır!” diyerek ellerinin parmaklarıyla üç kere gösterdi ve sonuncu sefer bir parmağını büktü yani yirmidokuz isareti yaptı.” 6477 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın sağlığında ramazan ayını yirmidokuz gün olarak tutmamız otuz tutmamızdan daha fazladır.” YOLCULUKTA ORUÇ TUTULUR MU? 6478 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Yolculuk sefer sırasında oruç tutmak birr denen makbul ve mahbub amelden değildir.” 6479 – Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Seferde Ramazan orucu tutan hazerde oruç tutmayan gibidir.” RAMAZANDA BİR GÜN YEMENİN KEFARETİ 6480 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam’a gelerek “Helak oldum!” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Seni helak eden şey nedir?” diye sordu. Adam “Ramazan içinde hanımıma temasta bulundum!” dedi. Resulullah “Öyleyse bir köle azad et!” buyurdu. Adam “Kölem yok ki!” dedi. Aleyhissalatu vesselam “Üst üste iki ay oruç tut!” emretti. Adam “Tahammül edemem” dedi. Resulullah “öyleyse altmış fakir doyur!” buyurdu. Adam “Bu kadar yiyeceği bulamam!” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam adama “Otur!” dedi. Adam oturdu. Adam bu şekilde beklerken arak denen bir sepet hurrma getirildi. Aleyhissalatu vesselam “Haydi bunu götür ve tasadduk et!” buyurdular. Adam “Ey Allah’ın Resulü! Seni Hak ile gönderen Zat-ı Zülcelal’e yemin olsun şu iki kayalık Uhud ve Air dağları arasında yani Medine’de yaşayan aileler içerisinde buna bizden daha muhtacı yoktur!” dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam “Öyleyse haydi götür, horantana yedir!” buyurdular.” Hadisin yine Ebu Hureyre’den yapılan bir başka rivayetinde şu ziyade mevcuttur “Resulullah aleyhissalatu vesselam adama “Ramazandan bozduğun gün yerine bir gün oruç tut!” buyurur.” ORUÇLU KUSARSA 6481 – Fezale İbnu Ubeyd el-Ensari radıyallahu anh’ın anlattığına göre “Resulullah aleyhissalatu vesselam, oruçlu olduğu bir günde yanlarına gelmiş, içmek üzere su istemiş ve içmiştir. “Ey Allah’ın Resulü! Bugün siz oruçlu idiniz!” denince “Evet öyleydim, lakin az önce kustum orucum bozuldu” buyurmuştur.” ORUÇLU MİSVAK VE SÜRME KULLANIR MI? 6482 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Oruçlunun hayırlı hasletlerinden biri misvak kullanmasıdır.” 6483 – Yine Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam oruç iken gözüne sürme çekti.” ORUÇLU HACAMAT OLUR MU? 6484 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Hacamat yapan da yaptıran da orucunu bozmuş olur.” ORUÇLUYKEN ÖPME 6485 – Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın azadlılarından Meymune radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’a oruçlu iken, oruçlu hanımını öpen adam hakkında sorulmuştu “İkisinin orucu da bozulur!” buyurdular.” ORUÇLUYKEN MÜBAŞERET 6486 – İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor “Yaşlı oruçlulara mübaşeret öpme vs. hususunda ruhsat tanındı ise de gençlere mekruh kılındı.” ORUÇLUYKEN GIYBET 6487 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına sadece çektiği açlık kâr kalır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, onların da kârı gece uykusuz kalmaktan ibarettir.” SAHUR 6488 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, kaylüle öğle uykusu ile de gece namazına yardımcı olun!” İFTARDA ACELE 6489 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “İnsanlar iftarı ta’cil edip geciktirmedikleri müddetçe hayır üzere devam ederler. Öyleyse iftarı tacil edin ilk vaktinde orucunuzu açın. Çünkü yahudiler, iftarlarını te’hir ederler.” ORUÇLU CÜNUB SABAHLARSA 6490 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh demiştir ki “Hayır! Kâbenin Rabbine yemin olsun! “Cünub olarak sabahlayan kimse orucunu bozsun!” sözünü ben söylemedim. Bunu söyleyen, Muhammed aleyhissalatu vesselam’dır.” HZ. NUH’UN ORUCU 6491 – Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın “Nuh aleyhisselam Ramazan ve Kurban bayramları hariç, yıl orucu tutmuştur” dediğini işittim.” ŞEVVALDEN ALTI GÜN 6492 – Sevbân Mevla Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın “Ramazan bayramından sonra altı gün oruç tutan, yıl orucu tutmuş gibi olur. Zira ayet-i kerime’de “Kim bir hayır amelde bulunursa ona yaptığının on misli ecir verilir” buyrulmuştur” dediğini işitmiştir. TEŞRİK GÜNLERİ ORUÇ TUTULMAZ 6493 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Hacc sırasında Mina’da geçirilen günler yeme içme günleridir.” 6494 – Bişr İbnu Suhaym radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam teşrik günlerinde hutbe okudu ve dedi ki “Cennete sadece müslüman kimse girecektir ve şurası da muhakkak ki bu günler yeme içme günleridir.” CUMARTESİ ORUCU 6495 – Abdullah İbnu Büsr radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Cumartesi günleri, farz oruçlar dışında oruç tutmayın. Sizden biri, o gün, üzüm çöpünden veya bir ağaç kabuğundan başka yiyecek bir şey bulamasa bile, onları emip oruç tutmasın.” AREFE GÜNÜ ORUCU 6496 – Katâde İbnu’n-Numan radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın “Arafe günü oruç tutan kimsenin önündeki bir yıl ile geçmişteki bir yıllık küçük günahları mağfiret olunur” dediğini işittim.” AŞURA ORUCU 6497 – Muhammed İbnu Sayfi radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam Aşure günü bize sordu “Bugün sizden bir şey yiyen var mı?” Biz de “Yiyen de var yemeyen de” dedik. Bunun üzerine “Bu günün geri kalanını bir şey yiyen de, yemeyen de oruçla tamamlasın. Arûz halkına da haber salın, onlar da günün geri kalan kısmını oruçla tamamlasınlar” buyurdu.” Ravi der ki “Arûz ile, Medine civarındaki Arûz nam mevkiin ahalisini kastetti.” PAZARTESİ-PERŞEMBE ORUCU 6498 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı. Kendisine “Ey Allah’ın Resulü! Siz Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutuyorsunuz bunun hikmeti nedir?” diye sorulmuştu. Şu açıklamada bulundu “Allah Teâla hazretleri pazartesi ve perşembe günleri birbirlerine küsenler hariç bütün müslümanlara mağfiret buyurur ve amelleri arzeden meleğe “Küs olan bu iki kişi barışıncaya kadar onları bırak!” emreder.” HARAM AYLARINDA ORUÇ 6499 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam Receb ayı orucunu yasaklamıştır.” 6500 – Muhammed İbnu İbrahim anlatıyor “Üsame İbnu Zeyd radıyallahu anhüma Haram aylarda oruç tutardı. Resulullah aleyhissalatu vesselam kendisine “Şevval’de oruç tut!” buyurdular. O da, bundan sonra haram aylarda orucu terketti ve vefat edinceye kadar Şevval ayında oruç tuttu.” ORUÇ BEDENİN ZEKATIDIR 6501 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Herşeyin bir zekatı temizlenme vasıtası vardır, cesedin zekatı oruçtur.” Muhrız rivayetinde şu ziyadede bulundu “Resulullah aleyhissalatu vesselam şunu ilave etti “Oruç, sabrın yarısıdır.” 6502 – Abdullah İbnu’z-Zübeyr radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam Sa’d İbnu Muaz’ın yanında iftar açmıştı. Şöyle buyurdular “Yanınızda oruçlular iftar etti. Yemeklerinizden ebrâr olanlar yedi, size de melaikeler rahmet duasında bulundular.” ORUÇLUNUN YANINDA YENİRSE? 6503 – Büreyde radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam Bilal radıyallahu anh’a “Yemek ye, ey Bilal!” demişti. “Ben oruçluyum!” diye karşılık verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam “Biz rızıklarımızı yiyoruz. Bilal’in rızkının fazlı cennettedir. Ey Bilal yanında yemek yenen oruçlunun kemiklerinin tesbih ettiğini ve meleklerin de onun için istiğfarda bulunduğunu hissettin mi?” buyurdular.” ORUÇLUNUN DUASI MAKBUL 6504 – Abdullah İbnu Amr İbni’l As radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.” BAYRAM NAMAZINA BİRŞEYLER YİYEREK GİDİLiR 6505 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam ashabına fıtır sadakasından yedirmedikçe Ramazan bayramı günü bayram namazına çıkmazdı.” RAMAZANDA MÜSLÜMAN OLAN 6506 – Atiyye İbnu Süfyan radıyallahu anh anlatıyor “Sakif kabilesinin müslüman olmasını müzakere etmek üzere Resulullah aleyhissalatu vesselam’a gönderilen heyetimizin bize anlattığına göre, heyet Ramazan ayında O’na varmıştır. Aleyhissalatu vesselam, onları, mescidin içinde kurduğu çadırda ağırlamıştır. Heyet müslüman olunca ayın geri kalan günlerinin orucunu tutmuşlardır.” KADIN KOCANIN İZNİYLE ORUÇ TUTAR 6507 – Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam kadınların kocalarından izin almaksızın nafile oruç tutmalarını yasakladı.” MİSAFİR, NAFİLE ORUCUNU EV SAHİBİNİN İZNiYLE TUTAR 6508 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın “Bir kimse başkasının yanında misafir olunca, ev sahibinden izin almadan oruç tutmasın” dediğini rivayet etmiştir.” ŞÜKÜRLE YİYEN ORUÇLU GİBİDİR 6509 – Sinan İbnu Senne el-Eslemi radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Şükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir.” MU’TEKİF MESCİDE YERLEŞİR 6510 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma’nın anlattığına göre “Resulullah aleyhissalatu vesselam itikafa girince, yatağı veya karyolası onun için, tevbe sütununun gerisine konulurdu.” MU’TEKİF HASTA ZİYARET EDER, CENAZEYE KATILIR MI? 6511 – Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Mutekif itikafta olan, cenazeye katılır, hastayı ziyaret eder.” İTİKAFIN SEVABI 6512 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam mütekif hakkında “O, günahları hapseder ve bütün hayırları işlemiş gibi ona hayırlar kazandırır” buyurdular.” BAYRAM GECELERİNİ İHYA 6513 – Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki “Kim her iki bayramın da gecesini, Allah’tan sevap umarak ibadetle geçirirse kalplerin öldüğü günde kalbi ölmez.”
orucun önemi ile ilgili bir hadis öğrenip defterinize yazınız